Koskoca bir takvimi daha bitirdik. Ne umutlarla başlamıştık. Yaşlı dünyamız 365 gün 6 saatlik yolculuğunu tamamlarken acısıyla tatlısıyla, umut ettiklerimiz ve beklemediklerimizle geçen bir takvim yılı. Bir yılı daha geride bırakırken, şimdi yine, yeni, yeniden yepyeni bir yılın ilk gününde yeni bir yolculuğun kapısını aralıyoruz.
Önümüze 365 günlük bir takvim daha konuldu. Bu takvimde, şu anda sadece günleri, ayları gösteren rakamları görüyoruz. Üzerinde yazılı olmayan, bizim adımlarımızla şekillenecek umutlar, başarılar ve güzelliklerle dolu günlerse sırasını bekliyor… Belki yeni yılı, kendi içimizdeki yeniden doğuş gibi hissetmeliyiz. Belki bizi bekleyen zamanın değerini bilerek her günü bir armağan gibi karşılamayı öğrenmeliyiz. Belki de gelecek yıla dair taşıdığımız endişelerden uzaklaşmayı denemeliyiz.
Dünyamızın karmaşası, içinden geçtiğimiz zorluklar ve bireysel hayatlarımızdaki mücadeleler bir yana her yılbaşı bir nefes alma, yeniden başlama fırsatı sunuyor bizlere. Yeni yıl, sadece bir takvim değişimi değil, aynı zamanda kendi içimize dönüp “Ben bu yolculukta neredeyim?” diye kendimize sorma fırsatımızdır. 2024’te dünya, savaşlar, iklim krizleri, doğal afetler, ekonomik dalgalanmalar gibi pek çok sınavdan geçti. Ancak temennim, yeni yıl, tıpkı bir gecenin ardından doğan gün gibi, yepyeni bir başlangıcın müjdesini taşısın. Dileğim, 2025’in sevgi, huzur ve barışla anılacak bir yıl olması. Savaşların sona erdiği, insanların birbirini daha çok dinlediği, anladığı, hoşgörünün, dayanışmanın yükseldiği bir dünyanın vücut bulması…
Din, dil, ırk ayrımı olmaksızın barışın, dostluğun, birlik ve beraberliğin hoşgörü şapkası altında buluştuğu harika bir yıl! Neden olmasın!
Bu sadece bir temenni olarak kalmamalı, aynı zamanda hepimizin sorumluluğu olmalı. Çünkü barış dolu bir dünya, sevgi dolu yüreklerde başlar.
Cehaletin son bulduğu, eğitimin ve öğretimin ışığında yükselen; kitaplarla barışık, okuyan ve öğrenen bir dünya hayaliyle de 2025’i karşılayalım. Bilgiye duyulan açlığın giderek arttığı, bilimin ve sanatın yolumuzu aydınlattığı bir yıl olsun bu yıl. Çünkü geleceğin dünyası, bilgiyle güçlenen bireylerin elinde şekillenecek.
Ve kendimize dair: Yeni yıl, bir yandan geleceğe dair umutlarımızı taşırken, diğer yandan geçmiş yılın muhasebesini yapmamızı da sağlasın. Geride bıraktığımız yılda hangi hayallerimizi gerçekleştirdik, kendimiz için ve etrafımızdaki insanlar için neler yaptık, hangilerini bir sonraki yılın defterine taşıyoruz? Kendimizi tanımak, eksiklerimizi kabul etmek, büyümek, mutlu ve huzurlu olmak için bir fırsat olsun yeni yıl.
Şunu unutmayalım ki ancak kendi iç huzurumuzu bulduğumuzda, dünyaya da huzur ve mutluluk getirebiliriz!
Bu yıl, yaşamın bize sunduğu her anı bir mucize gibi görmeyi deneyelim. Sevgiyle, şefkatle, anlayışla ve umutla yaklaşalım hem kendimize hem birbirimize. Çünkü hepimiz bu dünya sahnesinin birer oyuncusuyuz ve bu sahneyi güzelleştirmek bizim elimizde. Perdelerimizi sorumluluklarımızın bilincini yüklenerek açalım yeni yıla ki, umutlarımızı gerçekleştirme fırsatımız olsun.
Hoş geldin 2025! Umutla, sevgiyle, barışla dolu ol; bize yine yeni yeniden başlamanın güzelliğini hatırlat.
Yeni yılınız kutlu olsun. Sağlıcakla kalın.
Hümeyra Kaya
www.humeyrakaya.net
Henüz hiç yorum yapılmamış. Şimdi ilk yorumu siz yapın!
Email adresiniz gizlenecektir. Zorunlu alanlar (*) ile işaretlenmiştir.
Koskoca bir takvimi daha bitirdik. Ne umutlarla başlamıştık. Yaşlı dünyamız 365 gün 6 saatlik yolculuğunu tamamlarken acısıyla tatlısıyla, umut ettiklerimiz ve beklemediklerimizle geçen bir takvim yılı. Bir yılı daha geride bırakırken, şimdi yine, yeni, yeniden yepyeni bir yılın ilk gününde yeni bir yolculuğun kapısını aralıyoruz. Önümüze 365 günlük bir takvim daha konuldu. Bu takvimde, şu anda...
Kitaplar, bizlere bilgelik kapılarını açan eşsiz birer hazinedir. Ancak bir kitabı okumak, yalnızca sayfaları çevirip bitirmek değildir; asıl mesele, o kitapta bulduğunuz fikirleri, bilgileri ve hatta hikâyeleri hayatınıza taşıyabilmektir. Bu yazımda, “okuduklarınızı unutmamanız için” rehber niteliğinde yedi altın kuraldan bahsedeceğim. 1. Amacınızı Belirleyin Her kitabın size sunacağı bir ...
Günümüzde toplumların en sancılı yaralarından biri, vicdanın ve ahlakın göz göre göre yitiriliyor oluşudur. Bir zamanlar bizi biz yapan bu değerler, artık bir hazine gibi koruduğumuz değil, git gide uzaklaştığımız kavramlar haline geldi. Ahlak ve vicdan, bir zamanlar insan olmanın omurgasıydı. Oysa şimdilerde, çıkar ilişkileri arasında un ufak edilen, anlamını yitirmiş birer "eski zaman kalıntısı"...
Dünyanın en büyük yayıncılık etkinliği olan Frankfurt Kitap Fuarı yaklaşıyor. Kitap dünyasındaki yeniliklerin ve edebi trendlerin kalbinin attığı yer olarak bilinen ve yüzlerce ülkeden yayıncıyı, yazarı ve okurlarını bir araya getiren bu fuar, şüphesiz kitaplara olan ilginin küresel ölçekteki gücünü gösteren dev bir organizasyon. Ayrıca okuma kültürünü yaygınlaştırmak ve bilgi paylaşımını artırmak...
Bir milleti millet yapan ve onu diğer milletlerden ayrı tutan en büyük unsur kültürüdür. Toplumları ayakta tutan, onları bir tutkal gibi birbirine bağlayan milli ve kültürel değerler bu nedenle çok önemlidir. Zira bu değerler, bir milletin kimliğini, geçmişini ve geleceğini belirleyen temel taşlardır. Türk milleti olarak bizim de kendimize özgü milli ve kültürel değerlerimiz vardır. Bu değerler...
Herkese merhaba, Yeni başlangıçlar iyidir. Biten bir şeyin ardından üzülmemek başlayacak olan yeniliklere sevinmek, yeniliğe açık olmak ve ânın tadını çıkartmak gerek. Tatilin başlamasıyla birlikte birçok kişi dinlenmek, seyahat etmek ve keyifli vakit geçirmek için planlar yapıyor. Ancak, tatil dönemlerini sadece yatıp dinlenmek ya da gezip tatil beldelerini dolaşmak, aile ziyareti yapmakla ...
Kartal, ıssız bir yerde yavrusunu eğitiyormuş. Yavru kartal birçok şeyi öğrenmiş ama aklına bir soru takılmış. Annesine: “Zirvede olduğumu nasıl anlarım?” diye sormuş. Annesi: “Bir gün yalnız kalırsan, zirvede olduğunu anlarsın; çünkü zirve daima ıssızdır.” demiş. Hayat boşa harcanmayacak kadar kısa, tadını ç...
Hayatınız boyunca, bir yere ait olmadığınızı hissettiniz mi hiç? Her gün yürüdüğünüz yola, caddeye, sokağa, önünde oturup çayınızı kahvenizi yudumladığınız kafeye, çalışmaya gittiğiniz iş yerine, her gün yüz yüze baktığınız insanlara yabancı! Sanki oralardan hiç geçmemiş, o insanlarla hiç tanışm...
Gözetim olgusu, insanlığın var olduğu ilk günden beri zaman içinde çeşitli değişikliklere uğrayarak toplum dinamikleriyle birlikte farklı biçimlere dönüşmüş ve hayatımızın en önemli meselelerinden biri olmuştur. Bir hapishane düşünün, ortada bir gözetleme kulesi, içinde bir gözetleyici ve kulenin etrafında ar...
Koronavirüs, bir yılı aşkın bir süredir hayatımızın ortasına gelip oturan davetsiz bir misafir gibi bizi dört duvar arasına sıkıştırırken, aynı zamanda tüm yaşam rutinimizi de değiştirdi. Biz yetişkinler bile sürece uyum sağlamakta zorluk çekiyorken çocukların birden bire değişen bu şartlara uyum sağlaması da zor oldu, olmaya da devam ediyor. Ş&u...
Katil aramızda! Bir romancı olarak “Karanlık sisli bir gecenin alacasına saklanmış bir katil, elinde cinayet aletiyle kedi gibi sessiz ve derinden ilerliyordu…” diye başlayan şaibeli bir cümleyle giriş yapıp sizi bir maceranın içine çekiyor olabilirdim şimdi ama bu defa amacım bu değil. Bu defa bir hikâye ya da romanın içine gizlenmiş katili ya...
Milli Şairimiz Mehmet Akif’in tam bir asır önce “Korkma!” diye seslenerek başladığı manzumeyi, bugün hâlâ aynı iştiyakla aynı onur ve gururla okumanın hazzıyla Millî Marşımızın 100. Yaşını kutlayarak başlamak istiyorum satırlarıma. O muhteşem dizelerin sahibi Mehmet Akif Ersoy’un deyişiyle “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı ya...
Sıkı, sımsıkı tutun yüreğinizi, o giderse, sizden geriye boş bir beden kalacak çünkü! Bilmem yanlış mı düşünüyorum ama sadece ruhunu değil, yüreğini, vicdanını ve tüm benliğini yitirmiş akıl tutulmalarının yaşandığı bir zaman diliminden geçiyoruz. Bizi biz yapan, insanı insan kılan vasıflardan arınmış tarla bekçisi korkuluklara dön...
Hümeyra Kaya/ Eğitimci-Yazar Sanal dünyanın toplumsal hayatımızın bir parçası olduğu gerçeğiyle yüzleşeli çok oldu. İnternet ve sosyal medya, insanlar arasında zaman ve mekân sınırlılıklarını kaldırdı. Ama içinde bulunduğumuz bu küresel salgın dönemi çok daha farklı misyon yükledi sosyal medyaya. Yüz yüze gö...
Gözümüz hep dışarıyı gördüğünden midir bilinmez, dünyanın en kolay işidir kendi dışımızdakileri suçlamak. İnsanoğlunun en kör noktalarından biridir belki de bu. Öyle ya, kendimize aynadan başka bir yerde bakmayı beceremiyorsak sahte bir yansımanın parlak ışığı gerçekleri görmemize engel olabilir. Belki de gerçek sebebi budur ha...