DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Yaşar Mert
Yaşar Mert
Giriş Tarihi : 18-04-2021 01:39

Tanıtayım, Almanya’nın yeni başbakanı: Annalena Baerbock

Hayır, yanlış okumadınız. Bu da nerden mi çıktı? Anna... kim? Başbakan Merkel değil mi? Anlatacağım. 

Ama önce şunu belirtmek istiyorum: Eyaletimizde yapılan 14 Mart seçimlerini geride bıraktık. Ve beklenildiği gibi, benim de öngördüğüm gibi, Yeşiller partisinin ve Winfried Kretschmann’ın başarısıyla sonuçlandı. Böylece, Kretschmann bir beş yıl için daha koltuğu kapmış oldu. Gerçi, ilerlediği yaşından dolayı, dönemin sonuna kadar görevde kalmayacağını söyleyenler az değil. Hatta, böyle bir beklentisi olup, deyim yerindeyse pusuda beleyenlerde var. Bunlardan birisi de Yeşiller partisinin eski başkanı Cem Özdemir olmakla beraber, hiç ümitvar olmasın diye düşünüyorum çünkü onu böyle bir önemli makama getirmezler.

Gelelim bu seferki yazımın asıl konusuna, hani derler ya “Maç sonrası, bir sonraki maç öncesidir”, işte ben de diyorumki “Seçim sonrası, bir sonraki seçim öncesidir” ve Eylül ayında yapılacak genel seçimler öncesi yaşananlara göz atmak istiyorum. 

2005 yılından beri Almanya’nın başbakanı olan ve böylece Helmut Kohl ile beraber en uzun süre başbakanlık yapan Angela Merkel’in siyasi hayatı en geç bu yıl sonlanacak. Bir daha aday olmayacağını daha önce açıklayan Merkel, siyasi hayatının belki en zor ve en zayıf günlerini yaşamakta. 2020 ortasına kadar korona pandemisi yönetiminde gösterilen başarıdan dolayı birçok övgü alan siyasi, 2020 yaz aylarından sonraki kararlarından dolayı ve ekibinin salgını yönetememesinden dolayı tepki alıyor ve bu tepkiler her geçen gün artıyor. Öyleki, Nisan 2020’de kendisine güvendiğini belirtenlerin oranı %70 iken, bugünlerde %30lara düşmüş durumda. Federal yapıya sahip olan Almanya’da yanlış karar ve uygulamalar - bu sağlık alanı için de geçerli - sadece Merkel’in değil, en azından onun kadar belki daha fazla eyalet başbakanlarının sorumluluğu ve eksiklikleridir. Ne varki algı böyle olmadığı için faturanın büyük kısmı Merkel’e kesiliyor. Bu yetmezmiş gibi, partisinin oy oranındaki ciddi düşüşün önünü kesebilecek bir kurtarıcı da görünmüyor. Merkel, 16 yıl boyunca başbakan kalabilmek için kendi partisinde öne çıkanların hepsinin önünü kesti, Merz, Bosbach gibi, sadece iki kadın hariç – Ursula von der Leyen ve Annegret Kramp-Karrenbauer. İlki AB komisyon başkanı oldu, ikincisi ise halen Savunma bakanı olarak görev yapmakta ve bir buçuk yıllık CDU başkanlığını istemeyerek sayın Armin Laschet’e devretti. Yani, Merkel’in kendisine halef olarak seçtikleri, başarısız oldular. Artık parti başkanlığındaki halefine – Armin Laschet – ise, birçok gözlemci tarafından başbakanlık için fazla şans tanınmıyor. Hatta Bayvera eyaleti başbakanı Markus Söder’in şansı daha yüksek diye tahmin ediliyor. Birlik partisinin başbakan adayı bu ikisinden birisi olacak – yani, ikisi de halkın başbakanlık koltuğunu kendisine teslim edip etmeyeceğinden haklı olarak kuşku ediyor.

SPD’nin hazin durumu zaten ortada. Genel seçimlerde %15 civarı oy potansiyeli bulunan bir parti başbakanlık için ciddi bir seçenek değil.

Geçmişin iki büyük partisinde durum böyle iken, aradan sıyrılan üçüncü bir parti oldu. Bu da, son aylarda ve bilhassa haftalarda yıldızı giderek parlayan Yeşiller partisi. Hem BW’deki seçim galibiyetini iyi değenlerdiriyorlar. Hem de Almanya genelinde Birlik partilerinden kopanların birçoğunun oyuna talip olarak, birinci parti olma ivmesini yakalamaya çalışıyorlar. Son araştırmalar, CDU/CSU ve Yeşiller partisini baş başa gösteriyor; ikisi de oylardan %25 civarında pay alacaklar. Yeşiller için büyük bir sıçrama olan bu oran, Birlik partileri için hüsran ve hezimet olacaktır. Şahsi öngörüm ise, Yeşiller partisinin birinci parti olarak seçimlerden çıkacağı ve öylelikle teamüller gereği, başbakan adayını kendilerinin belirleyeceği yönündedir. 

Bundan dolayı, şimdiki eş baskanlar Annalena Charlotte Alma Baerbock ve Robert Habeck bir sonraki Almanya başbakanı olma şansına en yakın siyasiler. İkisi Nisan ayı içerisinde kendi adaylarını resmen açıklayacaklarını belirttiler. Benim tahminim ise belli: bayan Baerbock. 1980 doğumlu, iki çocuk annesi olan Baerbock, akıllı, sevecen ve umut veren bir siyasetçi. Şimdiden hayırlı olsun diyorum. Baerbock başbakan olur ve Yeşiller koalisyon ortaklarının büyük paydaşı olursa, Türk toplumu için nasıl bir durum gelişir? Bu sorunun cevabını sonraki yazımlarımda arayacağım.

Yaşar Mert

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
Kilim Gazetesi Temmuz 2020 Sayısı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA