DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Dr. Bilal Doğan
Dr. Bilal Doğan
Giriş Tarihi : 12-06-2021 02:18

PEYGAMBERİMİZİN DİNE DAVET METODU – III

Kıymetli okurlarım!
Bildiğiniz gibi Efendimizin dine davet yöntemini, metodunu araya başka yazılarım da girse daha önce iki yazı ile sizlerle paylaşmıştım. Bu yazıda bu konuyu bitireceğiz inşallah. 
Peygamberimiz Muhammed Mustafa (sav) bildiğini ve inandığını başkalarına, çabası ve yaşantısında gösterirdi. Bu, kendi fikrimizi başkalarına aktarırken son derece inandırıcı bir yöntemdir. Zira başkalarının yapmasını istediğimiz bir şeyi önce kendimiz yapmalı ve bunu söz ve davranışımız ile göstermeli, aynı şekilde başkalarından yapmamalarını istediğimiz şeyi de kendimiz yapmayarak örnek olup göstermeliyiz. Efendimiz tam da bunu yapardı. Örneğin, Peygamberimiz lüksten, israftan sakınırdı. Bu ikisi de hem örf hem de dinimizin kabul etmediği kötü özelliklerdir. İnsanlara ikramda cömert davranırdı. Nitekim müellefei kulüp yani kalpleri İslam’a ısındırılanlar ile ilgili durumda cömertliği oldukça değerlenmiş, bu yolla çok kişiyi de Müslümanlaştırmıştır. Gerçi daha sonraları Hz. Ömer artık her şey belli oldu diyerek bu gruba para ve ganimet verilmesine son vermiş ama peygamberimiz zamanında çok kişi bu yolla İslam’a kazanılmıştır. Efendimiz, Peygamber olduğu halde her konuda insanî gayretini sonuna kadar kullanır daha sonrada Allah’ın yardımı için tevekküle dayanırdı. Böylece doğru tevekkül noktasında da bize yol göstermiştir.
      Efendimiz dini tebliğde zaman, mekân ve bir takım vasıtaları da kullanırdı. Örneğin,
Barışta, en hayırlı ibadet namaz derken, savaş sırasında ise en hayırlı ibadet cihad demiştir. Kadınlara kötü davranılan yerde, sizin en hayırlınız eşlerine iyi davranandır demiş, yol kesen ve insanlara sataşanların olduğu yerde de, sizin en hayırlınız emin olunandır buyurmuştur. Zamanı az ve öz bir sözle değerlendirir, en güzelini verir insanların bütün zamanlarını almazdı. Nitekim ibn. Mesut, her gün kendisinden vaaz istenildiğinde ‘Peygamberimiz öyle yapmazdı, bende yapmam’ diyerek Onun uygulamasına dayanmıştır. Dine davette insanların çoğunlukla sohbet ettikleri Kâbe civarını, ticari panayırları ve her türlü mekânı kullanmıştır, Nitekim Akabe biatları olarak bilinen Medinelilerle yapılan buluşma ve anlaşmalar bunun sonucu olmuş böylece Medine’nin İslamlaşması ve oraya güvenilir hicretin yolu açılmıştır. Sahabe Ammar, babası Yasir ile annesi Sümeyye’nin gözleri önünde hunharca öldürülüşünden sonra, yeni dini olan İslam’ı dil ile inkâr ederek ölümden kendini kurtarmıştı. Peygamberimize de ‘Ya Resulüllah ben seni ve dinimi kalben inkâr etmemiştim kurtulmak için dilimle söylemiştim’ demesi üzerine Efendimiz Ammara ‘yine zorda kalırsan yine bu şekilde yap’ diyerek zorda kalınca duruma göre hareket etmeye işaret etmiştir. Nitekim Nahl suresi 106. Ayette de Allah cc Ammarı doğrulamıştır. Efendimiz tebliğ ve anlatımda insanların seviye ve anlayışlarına da dikkat ederdi.  
                   Onun tebliğ ve davetinde güvenilirliğinin önemi de büyüktü. Peygamberimizin daha İslam’dan önce ‘Muhammedül emin’ ününü alması, düşmanı olan müşriklerin dahi uzak yerlere giderken kıymetli mallarını ona emanet bırakması, Miraç da Hz. Ebubekir’in onu hemen tasdik etmesi, Mekke'de İslam’a davette ‘şu tepenin arkasından düşman geliyor desem bana inanır mısınız’ sözüne herkesin evet inanırız diyerek karşılık vermesi, dine davette peygamberimizin güvenilirliğinin önemini göstermesi bakımından önemlidir. 
                      Efendimiz dine davette soru-cevap yöntemini de kullanırdı. Örneğin ‘Büyük günahlardan en ağırını size haber vereyim mi’ sözünü 3 defa tekrar etmiş ve Allah’a ortak koşmayı, ana-babaya itaatsizliği ve yalan yere şahitlik yapmayı sıralamıştır. Yine ‘Size namaz, oruç ve sadakadan daha önemli bir ibadet söyleyeyim mi, araları bozulmuş iki kişiyi barıştırmaktır’ buyurmuştur. Elbette ki, Onun her tebliğ yöntemi de Kur’an’a dayanmaktaydı. Nitekim Kur’an’da Saf suresi 10. ayette ‘Ey iman edenler, sizi korkunç azaptan kurtaracak bir kazanç yolu göstereyim mi’ şeklinde soru ile başlanmış ve iman edip Allah yolunda mal ve can ile mücadele etmek ifade edilmiştir.
           Peygamberimiz şahsi kinini her zaman olduğu gibi dine davette de kullanmazdı. Hz. Hamza’yı öldüren vahşiyi Mekke’nin Fethinde kısas yapmayarak affetmesi, İslâm'a nice insanları kazandırmış bir metottur. Savaşta şehadet getireni kokudan dedi düşüncesiyle öldüren sahabeye kızması ve ‘kalbini yardın mı’ hitabı buna örnektir. Gerçekten Alman Bilgini Sprengenin de ifade etiği gibi, hayatı peygamberimiz kadar doğru bilgi ile anlatılan başka bir insan yoktur. Kur’an’ın gerçek hayata uygulaması olan Efendimizin hayatını doğru öğrenip kendi söz ve davranışlarımıza örnek alsak bu bize yeterlidir ve iki dünya da cenneti yaşarız.
Hoşça kalın

Dr. Bilal Doğan

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Spor Toto Süper LigOP
  • 1Adana Demirspor00
  • 2Aytemiz Alanyaspor00
  • 3Altay00
  • 4Fraport-TAV Antalyaspor00
  • 5Medipol Başakşehir00
  • 6Beşiktaş00
  • 7Çaykur Rizespor00
  • 8Fatih Karagümrük00
  • 9Fenerbahçe00
  • 10Galatasaray00
  • 11Gaziantep Futbol Kulübü00
  • 12Giresunspor00
  • 13Göztepe00
  • 14Atakaş Hatayspor00
  • 15Kasımpaşa00
  • 16Yukatel Kayserispor00
  • 17İttifak Holding Konyaspor00
  • 18Demir Grup Sivasspor00
  • 19Trabzonspor00
  • 20Helenex Yeni Malatyaspor00
Gazete Manşetleri
E-GAZETE
Kilim Gazetesi Temmuz 2020 Sayısı
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA