DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Dr. Bilal Doğan
Dr. Bilal Doğan
Giriş Tarihi : 07-02-2021 03:58

KUR’AN-I KERİM’İ TANIMAK

Kur’an-ı Kerim ile ilgili yüzyıllardır her dil ve lehçede sayılamayacak kadar çok kitap yazıldı. Bütün ansiklopedilerin önemli maddesi oldu. Dergilerde, gazetelerde onun ile ilgili sayısız yazılar ortaya kondu. Yahudiler, Hıristiyanlar, Budistler, Hinduistler, Şintoistler, ilkel din inananları ve nihayetinde ateistler, Kur’an hakkında çok şeyler yazdılar, söylediler. Kur’an’a inananlar da 1400 yıl içerisinde O’nunla ilgili tefsirler, mealler, yorumlar ve O’nda anlatılan kıssalar, tarihi hikâyeler hakkında nice kitaplar yazdılar. Çağımızın en önemli etkenlerinin başında gelen internet ve sosyal medya dediğimiz alanda da, Kur’an ile ilgili yüz milyonlarca sayfa dolusu yazılar yayınlamaktadır. Nihayetinde ilahiyatçı ya da hoca olsun veya olmasın nice batılı ve doğulu ilim adamları, tarihçiler, şairler, edebiyatçılar, ünlü kimseler Kur’an-ı Kerim ile ilgili görüşlerini ortaya koydular.

İşte bu ortamda Kur’an’ın yanında ya da karşısında olanların fikir ve görüşleri de yine yüzyıllardır ortalıkta döndü durdu. Ancak üzülerek ifa etmeliyim ki, bütün bu süreçte Kur’an-ı Kerim’i doğru dürüst inceleyip onun ile ilgili görüşünü söyleyenler hep azınlıkta kalmıştır. Maalesef Kur’an-ı Kerim’i, önyargıların ve farklı tesirlerin penceresinden aktaranlar daha çoğunlukta olmuşlardır. Görünürde Kur’an; 323015 harf, 77439 kelime, 6236 ayet, her biri 20 sayfa olan 30 cüz ve toplamda 600 sayfadan oluşan bir kutsal kitaptır. Tek bir kitap haline Hz. Ebubekir zamanında getirilmiş, Hz. Osman zamanında da çoğaltılarak büyük İslam şehirlerine gönderilmiştir. Bunun yanında bir de O’nun içeriği vardır ki, esas Allah cc bu içerik için Kur’an’ı insanlığa göndermiştir. Gelmek istediğim nokta da burasıdır. Buna göre Allah ve Peygamberin sevdiği bir insan olabilmek için Kur’an nasıl anlaşılmalıdır? İşte ana hatlarıyla Kur’an’ı doğru anlamada birkaç unsur;

⦁ Kur’an, Allah’ın sözüdür. Bu, Arapça metin olsa da, farklı dillerde yazılmış olsa da ve değişik dillere tercüme edilse de bunların her biri için geçerli bir hükümdür. Nedeni ise içeriğinin insanlık için önemli olmasından dolayıdır. Bu noktada dil ve lehçelere takılmak, öncelik vermek şekilcilikten başka bir şey değildir. Her kutsal kitap Arapça indirilmemiştir. Allah onun içeriğine uymamızı istemektedir. Rahmetli Mehmet Akif Ersoy’un da dediği gibi sadece hastaya ve ölüye okunmak, muskacılık yapmak için indirilen bir kitap değildir. 

⦁ Kur’an, bütün içeriği ile ibret dolu tarihi olayların anlatıldığı ve bu tarihi olaylarda yanlış yapanları ve sonlarını, doğru yapanları ve sonlarını anlatarak, bizlere olmamamız ya da olmamız gereken kişi örneğini gösteren ve hayatımızın her alanını düzenleyen çağlar ötesi muhteşem kuralların bulunduğu ve biz insanlara yol gösteren kılavuz bir kitaptır.

⦁ Kur’an, kendisi ile ibadet edilen, okunduğunda içeriği anlaşılmadığı halde ruhumuzun derinliklerine tesir eden ve bu yönüyle dahi nicelerinin Müslüman olmasına vesile olan bir kitaptır. Bunun yanında Kur’an, Kendisini anlayarak okuyanları Rabbi ile konuşturan, insanı nice güzel halden hale götüren ve gönüllere inen bir kitaptır.

⦁ Kur’an, genel hükümler koyan ve detayın nasıl olması gerektiği o genel hükümde verilen bir kitaptır. Yani temiz ve helal yiyecekten bahseder ancak yemek tarifi vermez.     

⦁ Kur’an, Allah’ın yasakladıklarını ve emrettiklerini kısa, sade ve öz olarak verir ve insanlara iradelerini kullanacak geniş, hür oldukları bir alan bırakır. Örneğin; Haram yiyecekler sayılırken helal kazanç olmayan, temiz olmayan, domuz eti, önceden ölmüş leş, kan ve putlara-farklı ilahlara kesilenler haramlar olarak sayılmıştır. Buradan helal sahasının genişliği ortaya çıkar ki, maalesef asırlar içerisinde Kur’an ve Sünneti sollayan çeşitli dini anlayışlar bu sade haram sayısına birçok haram eklemişlerdir. 

Kur’an-ı Kerim temiz iken okunmalı yani cünüp olarak okunmamalıdır. Abdestsizdik pislik değildir. Kur’an böyle de okunabilir ve abdestsiz okuyan günah kazanmaz ancak abdestli okunması O’nun şanına daha uygundur. Birçok batılı Müslüman, Kur’an sayesinde bu yolu bulmuş ve O’nu okuduklarında da hem abdestsiz hem de cünüp idiler. Bunu unutmayalım. Alman Prensi Bismark derki; "Çeşitli asırlarda insanları idare etmek için Allah tarafından gönderildiği söylenen bütün kitapları etraflıca tetkik ettim. Ancak hiçbirinde derinlik ve doğruluk göremedim. Bu kitaplar, değil bir cemiyeti, bir ev halkının mutluluğunu bile temin etmekten uzaktır. Fakat Müslümanların Kur'an’ı bundan istisnadır. Ben, Kur'an’ı her yönden araştırdım. Her kelimesinde büyük ibretler gördüm. Müslümanların düşmanları, bu kitabın Muhammed'in sözü olduğunu iddia ediyorlar. Ancak en mükemmel bir akıldan bile böyle bir harikanın doğacağını iddia etmek, hakikatlere göz yumup kin ve hasede âlet olmak demektir ki, bu da ilim ve dürüstlükle bağdaşmaz." 

 Alman Bilim adamı Goethe de derki; ‘Kur’an-ı Kerim’i oldukça dikkatli okudum. Rahip Friedrich David Megerlin’in çevirdiği Kur’an tercümesine önsöz de yazdım. O’na yapılan bütün suçlamalar delilsizdir. O, Tam bir Tanrı sözü, muhteşem bir kurallar bütünüdür.’ 

Kıymetli dostlar, son zamanlarda Kur’an’ın mealini, anlamını ya da manasını insanların okumasını doğru bulmayan görüşler açıkça ifade edilir olmuştur. Bu asla doğru değildir. İnsanların sadece anlamını okuyarak bile olsa Rabbi ile buluşmasına engel bir dini hüküm bulunmamaktadır. Bu bilgisizlik göstergesidir ki, bu sebeple yazma gereği hissettim.

Hoşça kalın..

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA