DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Dr. Bilal Doğan
Dr. Bilal Doğan
Giriş Tarihi : 20-04-2020 02:15
Güncelleme : 28-04-2020 13:44

Kıymetli Dostlar!

İçinde bulunduğumuz nazik durum sebebiyle bu sayıdaki yazımıza ara verip TC Diyanet İşleri Başkanlığı Din İşleri Yüksek Kurulunun yazısını paylaşmayı herkesin yararı açısından uygun buldum. 
Bilindiği gibi Din İşleri Yüksek Kurulu 16 üyeden oluşur. Bu kurul; cidden en üst seviyede din eğitimi ve öğretimi almış, çoğu da İlahiyat Fakültelerinde görev yapan ve Profesör olan uzman hocalarımızdan oluşturulmaktadır. Yedi yıl süreliğine seçimle gelirler. Türkiye ve dünyada İslam ile ilgili Diyanete ne kadar soru gelirse bu komisyon cevap verir. Kim ne derse desin Diyanetimizde bu bakımdan liyakat söz konusudur. Yanılmamak Allah’a mahsustur. Bu arada ifade etmek isterim ki, Ülkemizde ve dünyada bir pandemi -salgın- mevcuttur. Gözle dahi görülemeyen bir virus yüzünden bütün insanlık çaresizlik içinde. Hiç ummadığımız bir durumla karşı karşıyayız ve bunca teknolojik gelişme ve bilime rağmen evlerimizden çıkamaz olduk. İbadethanelerimiz kapalı ve mahzun kaldı. Kapanan işyerleri sebebiyle maddi sıkıntı çeken insanlarımız var.  Bütün devletler olanca gücüyle bu virüse karşı mücadele içindeler.  Bu zor günlerde medya yardımıyla takip edebildiğimiz dünyada manevi değerleri zayıf olan milletlerin nasıl bencilleştiğini görüyoruz. Yaşlılarını gözden çıkardılar. Mültecileri yok saydılar. İnsani değerler aşınmış, çok sıkıntılı ve insafsız uygulamalara şahit oluyoruz. Varlık ve makamlar boşa çıkıverdi. İşte bütün bu zor anda dahi aziz Türk Milleti ve onu yöneten kıymetli insanlar dünyaya insanlık dersi vermektedirler. Bundan da aklı başında her Türk vatandaşı onur duymalıdır. Böyle günlerden ibret almamız gerekir. Öyleyse sonsuz aleme hazırlıklı olmak lazım derim. 
Hoşça kalın. 

Din İşleri Yüksek Kurulunun, Kovid-19 salgını ve Ramazan ayı ve oruça dair yaptığı açıklama;
Yüce dinimizin ilkelerine göre her ibadetin zamanı, mekânı ve şartları vahiyle belirlenmiştir. Ramazan ayında sağlıklı olan her müminin oruç tutması Allah Teâla’nın emriyle (el-Bakara, 2/183-185) farz kılınmıştır. Bu ibadetin topyekûn ertelenmesi mümkün değildir. Alan uzmanlarından alınan bilgilere göre sağlıklı bireylerin oruç tutmaları, hastalığın yayılması bakımından özel bir risk oluşturmamaktadır. Ayrıca oruç tutmanın bağışıklık sistemini olumsuz etkilediğine dair kanıta dayalı tıbbi bir tespit bulunmazken aksine oruç tutmanın bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkiler meydana getirdiğine ilişkin bilimsel yayınlar mevcuttur. İslam dini, emir ve yasakların ifasında kişileri güçleri nispetinde sorumlu tutmuş, güçlerini aşan veya sıkıntıya yol açan durumlarda kolaylaştırıcı hükümler koymuştur. Bu genel ilke uyarınca farz olan Ramazan orucunu, belli şartlarda kazaya bırakmada bazı ruhsatlar tanınmıştır.
​Kur’an-ı Kerim’de Ramazan orucunu tutmamayı erteleyen temel mazeretlerden biri olan hastalık halinde, orucun daha sonra kaza edilmesine izin verilmiştir (el-Bakara 2/185). İslam âlimleri, oruç tutulması halinde hasta olunması, hastalığın uzaması veya artması ihtimalini de bu kapsamda değerlendirmişlerdir. Buna göre;  
1- Kovid-19 teşhisi konulmuş olup doktoru tarafından oruç tutması sakıncalı görülenler
2- Oruç tuttuğu takdirde hastalığı daha ağır geçireceği doktorlarca belirtilenler 
3- Oruç tutamayacak derecede yaşlı olanlar 
4- Oruç tutmaya engel kronik hastalığı bulunanlar 
5- Oruç tutmaları hâlinde hem sağlıklarının bozulmasından hem de sağlık hizmetlerinin aksamasından endişe eden sağlık çalışanları
6- Hamile veya emziren kadınlar 
7- Ağır ve zor işlerde çalışıp sağlıklarının bozulacağından endişe edenler, mazeretleri devam ettiği sürece daha sonra kaza etmek üzere oruç tutmayabilirler. 
Sağlık durumları hiç düzelmeyeceklerin tutamadıkları her bir gün için fakirlere fidye ödemeleri gerekir.
Dini emirlerin yerine getirilmesinde müminlerin, samimiyetle Allah’a kulluk bilincini kaybetmeden doktorlarla istişare ederek bu kararı vermeleri ve keyfi değerlendirme yapmamaları önem arz etmektedir.
​Salgın devam ettiği müddetçe sosyal izolasyon kuralı çerçevesinde başkalarıyla temastan kaçınmalı, bu doğrultuda akraba, komşu ve dostlarla beraber iftar yemekleri düzenlemekten uzak durulmalıdır.
Halkımızın, toplum sağlığını korumakla görevli yetkililerin koyduğu kurallara uymaları, kendilerinin ve başkalarının hayatını tehlikeye atabilecek tutum ve davranışlardan uzak durmaları medeni bir sorumluluk olduğu gibi dini bir vecibedir. Yaşadığımız bu zor süreçte ortaya çıkabilecek yeni sıkıntıları da göz önünde bulundurarak ihtiyaç sahibi kardeşlerimize bağışlarımızı ulaştırmak ve yardımlaşmak, yardım ayı olan Ramazan’ı hakkıyla idrak etmeye ve paylaşma bilincimizi canlı tutmaya hizmet edecektir.
Camilerden uzak kalmamızın hüznünü yaşadığımız şu günlerde, teravih namazlarımızı, mukabelelerimizi evimizde ifa etmek, dualarımızı ve istiğfarlarımızı hep birlikte hanemizden Rabbimize yöneltmek, Ramazan ayının maneviyatından azami derecede istifade etmeye vesile olacaktır.
İdrak edeceğimiz Ramazan ayının, bu salgın hastalıktan bir an önce kurtuluşumuza vesile olmasını; milletimize, ümmet-i Muhammed’e ve bütün insanlığa hayırlar getirmesini Cenâb-ı Hak’tan niyaz ederiz.
Din İşleri Yüksek Kurulu

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Galatasaray26
  • 2Alanyaspor26
  • 3Göztepe24
  • 4Fatih Karagümrük24
  • 5Beşiktaş24
  • 6Antalyaspor24
  • 7Hatayspor24
  • 8Fenerbahçe24
  • 9Kasımpaşa23
  • 10BB Erzurumspor23
  • 11Sivasspor23
  • 12Kayserispor23
  • 13Konyaspor11
  • 14Gaziantep FK21
  • 15Trabzonspor21
  • 16Gençlerbirliği21
  • 17Yeni Malatyaspor21
  • 18Denizlispor21
  • 19MKE Ankaragücü10
  • 20Çaykur Rizespor20
  • 21Başakşehir FK20
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA