DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mikayil Baydaroğlu
Mikayil Baydaroğlu
Giriş Tarihi : 09-10-2020 02:08
Güncelleme : 18-10-2020 00:13

ŞU ZAMANE GENÇLİĞİ

Son birkaç on yıldan beri dünyamız radikal ve süregelen değişim içinde: küreselleşme ve dijitalleşme hayatımızın ayrılmaz ve aynı zamanda vazgeçilemez parçaları haline geldi. Tünel sonundaki ışığın en ufak parıltısından dahi henüz çok uzağız. Sahip olduğu ve beraberinde getirdiği tüm bileşenleriyle birlikte, tüm bu gelişmeler durmaksızın ilerlemeye devam edecek!

Kuşkusuz bu açılımlara paralel gelişen bir de demografik değişiklik söz konusu. Global açıdan “nüfus patlaması” yaşayan nesiller geçmişte kaldı. “Y” ve “Z” kuşaklarını geçmiş nesillerle kıyasladığımızda çok daha farklı bir değer (yargı) sistemine sahip olduklarını görüyoruz.  Bununla beraber günümüz genç kuşaklarının doğal olarak iş piyasasından ve şirketlerin sunduğu ürün ve hizmetlerden karakteristik talepleri var. 

Peki çeşitli nesiller arasındaki bireysel farklılıklar nelerdir? Ya da başka bir deyişle: Bu grupları ayırt edici özellikler hangileridir? Geçmiş nesillerden yola çıkarak, “şu zamane gençliğini” ve sahip olduğu duygu ve düşünce dünyasını mercek altına alalım: 

⦁ 1922 ile 1955 yılları arasında doğan “Gelenekselci” jenerasyon, çoğunlukla Birinci Dünya Savaşı'nın sonunu ve ayrıca İkinci Dünya Savaşı'nı ya da çocukluklarında ve gençliklerinde hemen savaş sonrası dönemi yaşadılar.

⦁ 1956 ve 1965 yılları arasında dünyaya gelen “Babyboomer” kuşağı, İkinci Dünya Savaşı sonrası yeşeren ilk nesildi. Batının “ekonomik mucizeyi” yasadığı yıllarda, doğum oranı çok yüksek seviyelere ulaştı ve adeta bir “bebek furyası” meydana getirdi. Bu nesil uluslararası bilgi kaynaklarında kısaca başarılı ve liberal olarak nitelendirilir. 

⦁ 1966 ile 1980 yılları arasında doğan “X-Kuşağı”, çocukluklarında ekonomik krizlerden ve artan boşanma oranından negatif bir şekilde etkilendi. Bugün 40-55 yaşlarındaki bu nesil aynı zamanda hırslı, bireysel ve arzulu olarak tanımlanıyor. Jenerasyon üyeleri genellikle iyi eğitimlidir ve maddi açıdan güvenli bir yaşamı karşılayabilmek için çalışırlar. Bir önceki neslin aksine, “X-Kuşağı” işi diğer hayati ihtiyaçların önüne koymak yerine, esas amaca götüren araç olarak görür. 

Net bir ifadeyle: çalışmak için yaşamaz, yaşamak için çalışır!

⦁ İngilizcede “Millennials” olarak da bilinen 1981 ve 1995 yılları arasında doğan “Y-Kuşağı”, yeni binyıla geçişe tanıklık etti ve aynı zamanda İnternet patlamasını ve küreselleşmeyi bire bir idrak etti. Bu jenerasyon önceki nesillerin aksine, yüksek düzeyde eğitim ile karakterize edilir. Yaptığı iş çeşitlilik sunmalı ve en temel kaide de uğraşında bir “mana” ve “amaç” (İngilizce “purpose”) görmelidir. Mükemmel analog, yani çevrimdışı, çalışma metotlarına sahip üyeleri, aynı zamanda sanal dünyada da karakterize edilen deneyimli bir takım oyuncusudur. 

⦁ Ve son olarak, 1995 (ve sonrası) doğumlu “Z-Kuşağı”, aynı zamanda YouTube jenerasyonu olarak da adlandırılır. Zamane gençliği, yaşamın dijitalleşmesini hayatına tamamen entegre etmiş durumda. Ortak ilgiyi paylaşan jenerasyon üyeleri, takipçi ve sanal arkadaşlarıyla 7/24, kesintisiz bir alışveriş içinde. Özgür gelişim yönünde büyük istekleri var ama aynı zamanda belirsiz geleceklerinin de farkında olduklarını düşünüyorum. Ebeveynlerinin neslinin refahına ulaşamayacaklar belki, ancak kontrolsüz ve savruk bir şekilde her türlü istikamete gelişebilme potansiyeline sahipler.

 

“Multi Kuşaklığı” Fırsata Çevirmek 

Tasvir ettiğim kuşaklar, farklı değerleri ve hayata karşı ayrışık tutumları ile bilhassa günlük çalışma hayatında giderek daha fazla karşı karşıya gelmekteler. Bu karşılaşma firmalar için özel bir zorluk teşkil etse de aynı zamanda şüphesiz büyük fırsatları da beraberinde getirmekte. Nesilsel çeşitlilik kurumsal açıdan kıymetli bir alt yapıdır. Tecrübe ve çevikliği en etkin şekilde kaynaştırmayı başarabilen şirketler, bunun meyvelerini hem ürünlerinin gelişiminde hem de pazardan alacakları olumlu reaksiyon şeklinde toplayacaklar!

Özellikle kurumsal iletişimde, genç çalışanların isteklerine özel hitap edilmelidir. Bu doğrultuda çok sayıda kuruluşun, son yıllarda işveren markası ve imajına yoğunlaşmış şirketlerden profesyonel destek aldığını takdirle takip ediyorum. Asli amaç, farklı nesillerin iş birliğini maksimum seviyeye taşıyacak, aheng-i çerçeve koşullarını oluşturmak olmalıdır! 

Bilhassa son yıllarda iş piyasasına akan donanımlı “Y-Kuşağına” firmaların odaklanması gerekir. Yüksek nitelikli genç personele olan büyük talebin gayet farkında olan “Y-Kuşağını”, şirketlerine çekme ve bağlama görevi şüphesiz yöneticilere düşüyor.

Esen kal güzel insanım

Mikayil Baydaroğlu

Soru ve görüşleriniz için: baydaroglu@metopia.org

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Alanyaspor616
  • 2Fenerbahçe614
  • 3Galatasaray713
  • 4Fatih Karagümrük711
  • 5Kasımpaşa711
  • 6Çaykur Rizespor68
  • 7Gaziantep FK78
  • 8Antalyaspor68
  • 9Yeni Malatyaspor68
  • 10Göztepe67
  • 11Başakşehir FK67
  • 12Beşiktaş57
  • 13Sivasspor57
  • 14BB Erzurumspor67
  • 15Hatayspor47
  • 16Konyaspor56
  • 17Kayserispor56
  • 18Gençlerbirliği65
  • 19Trabzonspor75
  • 20Denizlispor65
  • 21MKE Ankaragücü51
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA