DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Mikayil Baydaroğlu
Mikayil Baydaroğlu
Giriş Tarihi : 07-02-2021 14:11

DİJİTAL GÖZETİM

Çin Halk Cumhuriyeti, vatandaşının yaşamlarının her alanındaki davranışlarını daha iyi kontrol edebilme adına, birkaç yıldan beri bir sistem inşa etmekte. “Sosyal Kredi Sistemi” ismini verdikleri dijital tertibat, insanların sosyal hayattaki hareket ve davranışları izleyip, kaydetmekte. Sırf sosyal davranışlarıyla yetinmeyip, nüfusun aynı zamanda ödeme davranışı, alışveriş alışkanlıkları veya partiye sadakati denetim altında tutulmakta. 
Daha spesifik olmam gerekirse, her vatandaş başlangıçta 1000 sayılık bir “dijital puan hesabıyla” giriş yapıyor sisteme. Puan cetvelinin tavanı 1300, tabanı ise 600 sayı. Yazılım, topluma ve devlete karşı takınılan “olumlu davranışlara” artı, “olumsuz eylemlere” ise, eksi puan veriyor. Tabi ortaya çok bariz bir sorun türüyor: neyin "iyi" ve "kötü" olduğu hükümet, yani komünist parti tarafından belirleniyor. Prensibinde, tek partili rejim işine gelen davranışları “ikramiye” türünden ödüllendiriyor, rahatsız olduğu hareketleri ise ceza unsuru olarak deklare ediyor. Böylelikle, düzene baş kaldıranları mimliyor ve mahalle baskısıyla baş başa bırakıyor. 

İyiye artı puan, kötüye eksi puan
“Sosyal Kredi Sistemi” son iki yılda yirmiden fazla Çin şehrinde başarılı bir şekilde test edildi. Örneğin kan bağısı yapan bir kimseye sistem artı 5 puan verdi. Aynı puanı, yaşlı veya özürlü bir insanın yolda karşıdan karşıya geçmesine yardımcı olduğunda da hakketmiş oldu. Buna karşın, sokakta köpeğinin dışkısını temizlememek veya örneğin komşuyla münakaşa etmek, eksi 5 puanla cezalandırıldı. Toparlamak gerekirse, insanlar kameralarla izleniyor, kimlikleri “yüz algılama” yazılımlarıyla otomatik belirleniyor, merkezi bir bilgisayar sistemi, hükümetin belirlediği kriterler bazında, hâkim veya yargıç misali, sözde adalet (yani puan) dağıtıyor. Uluslararası uzmanlar, ülke genelinde 600 milyon kameranın bulunduğunu tahmin ediyor. Yani ortalamada, her 2,5 Çinliye bir kamera düşüyor! Çin'in kuzeybatısındaki Sincan Uygur özerk bölgesinde yaşayan soydaşlarımız, ne yazık ki bu sistemden ziyadesiyle mustarip. Hükümetin kurmuş olduğu kamera takip ve kontrol sistemi aracılığıyla, Uygur Türklerine doğrudan veya dolaylı yollardan insanlık dışı şiddet ve baskı uygulanmakta. Sokakta yürüyen bir soydaşın görüntüleri her 45 metrede bir, ana komuta merkezine iletilmekte. 
Çok fazla eksi puan toplayanlar uzun vadeli cezalandırılıyor ve toplum hayatından peyderpey uzaklaştırılıyor. Kendini rejimin “kara listesinde” bulanların hareket alanları ve imkânları dahi epeyce daralıyor. Mesela bu insanlar için otobüs, tren ve uçak biletlerini artık online rezerve etmek mümkün olmuyor. 3 yıl Çin’de yaşamış biri olarak diyebilirim ki, seyahat organizasyonunda bu opsiyondan menedilmek ejderha diyarında çok büyük bir dezavantaj. 2018 yılı verilerine göre, 111 milyon Çinli “kara listede” oldukları için, değil rezervasyon, uçak bileti dahi satın alamamış! 425.000 “toplumsal suçlunun” hızlı trene binmesine müsaade edilmemiş.
Puan sistemi aynı zamanda kurumsal şirketler için de geçerli: "çevre kanunları veya tüketici haklarını ihlal eden firmalar devlet kredilerinden veya projelerinden hariç tutuluyor ve tabiki yine “kara listeye” dahil ediliyor.

Çin toplumu için sonuçları
En temel neticesinde, herkesin ve her şeyin daha yoğun bir şekilde denetilmesi anlamına gelmekte şüphesiz. Bu durum, belirli koşullar altında olumlu da görülebilir: örneğin şirketler kendilerini, çevre veya tüketici sağlığı standartlarına uyma konusunda daha fazla baskı altında hissederler. Fakat madalyonun yine diğer bir yüzü de mevcut kuşkusuz. İkincil zararlar ve kurunun yanında yaşında yanma olasılığı, kaçınılmaz. Yolsuzluk ve rüşvet rejimin halen kanayan yaraları. Bu şartlar altında “kötü” ve “iyi” spesifikasyonları manipülasyon ve suiistimale çok açık. 
Trafikte kırmızı ışığı ihlal etme eyleminin beraberinde getireceği cezalandırma bariz olduğu kadar, tartışmaya kapalı. Aksi örneğinde mahalle ve komsu yardımı ise sistemsel yoruma çok açık. Bu şekil faaliyetler ne zaman ödüllendirilir ve hangi şartlar altında cezalandırılır? Rejim, bu bağlamda toplumun dinamiklerini sarsarak, “ananesini” saf dışı bırakır. Böylelikle devlet “sosyal puanlama” sistemi çerçevesinde, ahlaken ve manevi açıdan da ek bir otorite mekanizmasına dönüşür. “Sosyal Kredi Sistemi” Çin'in tamamına ne zaman uygulanacağı ve hangi nihai cezaları beraberinde getireceği henüz kesin olarak bilinmiyor. Pilot aşamadan elde edilen bulgular halen değerlendirilmekte.

Batı ülkelerinin yaklaşımı
Bilhassa “11 Eylül” olaylarından sonra, batı dünyasında hatırı sayılır bir güvenlik kamerası ağı oluştu. Söz konusu şebeke günbegün genişlemekte. Almanya’nın büyük kent merkezleri, tren istasyonları ve özellikle havalimanları yüksek çözünürlüklü teknik donanımlara sahip. Elde edilen büyük verileri işleme kabiliyetine uygun, modern bilgisayar sistemleri de keza mevcut. Yani teknik açıdan, gerekli altyapı fazlasıyla hazır. Uygulamanın yasal boyutu ziyadesiyle su kaldıracak cinsten, şüphesiz bambaşka bir tartışma konusu. Acaba çok da fazla açılmadan, Almanya’daki tartışmaya “Schufa” mevzusu ile mi başlasak?

Esen kal güzel insanım
Mikayil Baydaroğlu

Soru ve görüşleriniz için: baydaroglu@metopia.org

 

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA