DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
Diler Özyurt
Diler Özyurt
Giriş Tarihi : 04-01-2021 22:05

KAYGIYI SEVMEK OLUR MU?

Şarkı adı gibi, hattâ açıkça yazalım Mehmet Erdem’in “Acıyı Sevmek Olur mu” isimli şarkısından esinlenerek başladığım bu yazımda “kaygıyı sevmek, kaygılanmaktan memnun olmak” ile ilgili bazı görüşlere yer vereceğim.

Normal şartlarda endişe korku uyandırmayacak bir olay/duruma aşırı korku ile tepki verme ya da yaşanan olay/durumla oransız korku duyma gibi açıklayabileceğimiz “kaygı-anksiyete” kavramı, bildiğiniz gibi kişilerin yakındığı ve kurtulmak istediği bir bozukluktur. Fobiler, panik bozukluk, hasta olma kaygısı ya da yaygın kaygı bozukluğu gibi tanılarla bilinen türleri bulunmaktadır ve depresyondan sonra en sık görülen ruhsal bozukluktur. Kişiye büyük sıkıntılar yaşatır ve işlevselliği olumsuz yönde etkiler.

• Bu durumda başlıktaki sorumuzun cevabı “kaygıyı sevmek olmaz” diye düşünülebilir fakat “biraz daha tanıyalım” derim.

Kaygı bozukluklarının gelişiminde kalıtsal, çevresel, psikolojik, bilişsel etkenler ve öğrenilmişlik gibi faktörlerin rol oynadığı bilinmektedir. Son yıllarda kaygıyı açıklamada “Tasalanma” sözünü kullanan Bilişselciler’in kaygı oluşumuna dair modellerine bakıldığında Üst Biliş Görüşü’nde dikkat çeken bir bulguya rastlanır: “Tasalanma bir çeşit başa çıkma yöntemidir” derler. Bu görüşe göre iki tip tasalanma bulunmaktadır ilki günlük hayatta biraz daha etraflıca düşünme gibi tabir edebileceğimiz şeylerdir. Örneğin gökyüzüne baktınız, biraz bulutlu gibi göründü, dışarı çıkarken şemsiyenizi aldınız ve ilerleyen saatlerde bulutlar arttı, büyük ihtimalle şemsiye aldığınıza mutlu olursunuz. Biraz daha örneklendirelim; aylık gelir ve giderleriniz belli, bunları aşacak bir şey almak üzeresiniz fakat ay sonunda sıkıntı çekebileceğinizi düşünerek almadınız, ya da bir akrabasında bir hastalık çıkan biri benzer semptomların kendinde olduğunu fark etmiş ve hekim kontrolü yaptırmış olsun, hastalığı erken safhada bulmuş ve tedavi olarak kurtulmuş olsun… Bu gibi örneklere bakınca “iyi ki tasalanmışlar da tedbirli olmuşlar, erken müdahale edilmiş” gibi şeyler düşünmez miyiz?

• Bu yeni durumda, başlıktaki sorumuzun cevabı “kaygıyı sevmek olur, hattâ gereklidir” mi olur? Yine “biraz daha tanıyalım” diyorum))

Örneklerimizdeki tasalanmalar işe yaradı ve tasalanmanın sevilmesi de burada başlıyor; kişiler yaptıkları bir eylem sonrasında olumlu bir sonuçla karşılaşınca bunu yinelemek eğilimindedir. Edimsel koşullanma olarak adlandırılan bu öğrenme çeşidi ile yukarıdaki örneklerdeki kişiler muhtemelen bazı şeyleri önceden fark etmenin faydasını görüp devam ederler, bu kısımda bir sorun yok fakat bazı kişiler bu konu istenmeyen boyuta ulaşır işte bu “İkinci Tip tasalanma”ya dönüşme kısmıdır yani artık ters gidebilecek, önceden görülmesi gereken şeyler ararlar, olumsuzluklara karşı seçici dikkat geliştirirler, sürekli olarak olumsuzluk, aksilik çıkma ihtimalleri ile meşgul olurlar, dünya tehlikelerle dolu bir yer gibi algılanır. Yukarıda verilen şemsiye örneği, ay sonunu getirememe ihtimaliyle istediği şeyi almamış kişi örneği ve hastalık şüphesi doğru çıkan kişi örneğinden yola çıkarak düşünecek olursak İkinci Tip Tasalanma durumundaki kişiler bu tedbirlerini olması gerektiği kadar değil de gitgide fazlalaştırarak yapmaya başlar, sebep olmasa bile duydukları her hastalık için kendilerinde de olabileceği kaygısı, her şey yolunda olsa bile ayın sonunu getirememe korkusu, güvenli ve herkesin eğlendiği bir ortamda aniden gelen kötü bir şey olacak hissi vb. artarak ilerleyen sıkıntılara sahip olurlar ve tasalanma hali denetimsizleşir, kaygılanma davranışını kontrol edemediklerinde “kaygı duymaktan kaygılanmaya” başlarlar.

Sözün özü, tedbirli olmak, öngörülü olmak kuşkusuz çok faydalıdır ve yapılması gerekir. Her konuda olduğu gibi bunda da doz önemlidir, tedbirlerimizin tüm düşüncelerimiz işgal eden, sıkıntı verici kaygılara dönüşmemesi için onları uygulamadan önce gerçekten gerekli olup olmadığını düşünmek kontrolü elde tutmada faydalı olacaktır.

Sağlıklı günler dilerim.

Uz. Klinik Psikolog Diler ÖZYURT

Soru ve görüşleriniz için WhattsApp: 00905323653381

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
ARŞİV ARAMA