DOLAR 0,0000
EURO 0,0000
STERLIN 0,0000
ALTIN 000,00
BİST 00.000
ad768x90
Nejdet Niflioğlu
Nejdet Niflioğlu
Giriş Tarihi : 30-05-2020 00:57

Korkmayın. Paniğe Kapılmadan Kaygısız Ve Endişesiz Bir Gelecek...

Değerli okurlarım, aranızda bazılarınız bu yazının başlığını okuduğunda gülmekten bayılmış olmalı. Siz bayılmadıysanız eğer, birlikte ilginç bir keşif yapacağız demektir.

Hemen belirteyim: Bir dil'i iyi konuşmak her zaman kelime anlamlarını iyi bilmek anlamına gelmiyor. Bunu daha önceki incelemelerimizde birlikte aydınlatmıştık. İnat ve azim arasındaki farkla başlamıştık son olarak ta akıl ve zakâ arasındaki farkı belirlemiştik. Bugün çıtayı biraz daha yüksekteceğiz.

Yazımızın başlığındaki terimler son günlerde sıkça duyduğumuz kavramlar oldu. İzlediğim, dinlediğim ve katıldığım programlarda çok yoğun şekilde karşıma çıkan bu kavramların "tümü bir arada" kullanılan versiyonu beni şahsen şoke ediyor. Siyasi olgunluklarının, akademik bilgilerinin ve retorik yeteneklerinin oldukça yüksek olduğu insanların bu farklı terimleri nasıl bir araya getirebilirler diye düşünüyorum. Demek ki, burada kasıtlı ard niyet var. Dinleyicisini aldatma niyeti var. Gerçeklerden bihaber olduğunu gizleme girişimi var. En iyimser durumda ise yetersiz Türkçe dil bilgisi var. Her ne olursa olsun, konuşan kişinin, konuşması gereken kişi olmadığını görüyorum. Böyle dil ve yorum tacirlerinin önünü kesmeliyiz. Nasıl mı? Elbette her zaman izlediğimiz bilgi paylaşımı yoluyla.

Korku, kaygı ve panik arasında büyük ve önemli farklar vardır. Her biri çok farklı durumları, duyguları veya işlevleri tanımlar. Korku somut bir tehlikeye verilen yanıttır. Aniden ortaya çıkar ve tehlike olarak algıladığımız durumdan, olaydan veya ortamdan hızlıca uzaklaşabilmemizi sağlayan bedensel belirtiler oluşturur. Göz bebeklerimiz büyür, nefesimiz ve kalp atışlarımız hızlanır, bedenimiz terler, ellerimiz titrer, ağzımız kurur. Kaygı ise ileri bir zamanda oluşabilecek bir tehlikeyi tanımlar.Yani geleceğe yöneliktir. Aradaki farkı en iyi şöyle anlatabiliriz: köpek balıklarından korkan insanlar denize girmekten kaygı duyarlar. Malesef bu çok kez yanlış olarak "denize girmekten korkmak" olarak tanımlanır. Burada verdiğimiz örnek tabiiki çok basit bir örnektir ve malesef kaygıların kaynağı herzaman belli olmuyor. Kaygılar, bedenimizde ve beynimizde uzun vaadede oluştuğu icin ve hep gelecekte oluşabilecek belirsiz tehlikelere odaklandığından ne yazık ki kaygılarımızın kaynaklarının tespiti oldukça zor oluyor. Kaygılarımızın oluşturduğu bedensel belirtiler baş dönmesi, iç bulantısı, kasların sertleşmesi, uykusuzluk gibi rahatsızlıklardır. Bu duruma endişe diyoruz. Çok kez duyduğumuz "falanca durumdan dolayı filanca kişinin akıl sağlığından endişe ediyorum" deyimi tamamen yanlıştır. Burada aslında şüphe ediyorum deyimi kullanılmalıdır. Ama neyse; gelelim panik kavramına. Panik ve panik atak, kişinin şiddetli kaygı, korku, bunaltı hissiyle birlikte sıklıkla ölüm, kalp krizi, aklını yitirme, kötü bir şey olacağı gibi düşüncelere, çarpıntı, terleme, karıncalanma, titreme, mide bulantısı, nefes alamama hissi gibi bedensel belirtilerle kendini gösteren konforsuz bir durumdur. Ciddi ve mutlaka tedavi gerektiren bir hastalıktır.

Şimdi Size birisi: korkmayın, paniğe kapılmadan kaygısız ve endişesiz bir gelecek vaad ediyorum diye seslendiğinde onun akıl sağlığından şüphe edebilirsiniz. 
Sevgiler ve Selamlar 
Nejdet Niflioğlu

NELER SÖYLENDİ?
@
PUAN DURUMU
  • Süper LigOP
  • 1Başakşehir FK3166
  • 2Trabzonspor3162
  • 3Sivasspor3154
  • 4Beşiktaş3153
  • 5Galatasaray3152
  • 6Alanyaspor3151
  • 7Fenerbahçe3150
  • 8Gaziantep FK3141
  • 9Göztepe3239
  • 10Antalyaspor3138
  • 11Kasımpaşa3136
  • 12Gençlerbirliği3236
  • 13Yeni Malatyaspor3132
  • 14Denizlispor3132
  • 15Çaykur Rizespor3132
  • 16Kayserispor3131
  • 17Konyaspor3130
  • 18MKE Ankaragücü3126
Gazete Manşetleri
E-Bülten Kayıt
BİYOGRAFİ
Banu Terzioğlu
Banu Terzioğlu
ARŞİV ARAMA