SON DAKİKA

SPD’nin çöküşü ve Merkel’in geri çekilişi

Bu haber 12 November 2018 - 19:18 'de eklendi ve 583 views kez görüntülendi.
cityhotel

Bazen olaylar o kadar hızlı gelişiyor ki, takip etmekte bile zorluk çekiyoruz. Almanya`da son birkaç hafta içerisinde yaşadıklarımız bunun en güzel örneği.

Son haftalarda Alman siyasetinde yaşananlar
14 Ekim`de CSU, Bavyera eyalet seçimlerinde oyların %37’sini alarak, tarihinin en düşük oy seviyesini yakalamış oldu. Bundan birkaç yıl evveline kadar tek parti iktidarından başka bir seçenek tanımayan Bavyera halkı, CSU’yu iktidarı başka bir parti ile paylaşmaya zorladı. SPD ise, aynı eyalette belki de beklenmedik bir şekilde seçmenden %10’nun altında oy alarak, tarihinin en düşük oy oranını aldı. 28 Ekim’de gerçekleşen Hessen eyaleti seçimlerinin sonuçları ise bu gelişmeleri teyit eder şekilde gerçekleşti. Hem CDU, hem de SPD %10 civarında oy kaybederek, tarihi seçim hezimetine uğradılar. Ve son gelişme olarak, başbakan Angela Merkel seçim sonuçları için sorumluluk üstlenip, 18 yıldan beri yürüttüğü CDU başkanlığı için Aralık’ta tekrar aday olmayacağını açıklayıp, 13 yıldan beri elde tuttuğu başbakanlığının da sonunun başlangıcının sinyalini vermiş oldu.

Şimdi tüm bu gelişmeleri nasıl okumalıyız?
Yalnız son haftalarda yaşananlara değil, son birkaç yılın siyasi gelişmelerine bakarak, ortaya çıkan yeni bir durum olduğunu tüm berraklığı ile görebiliyoruz.
Bir taraftan, durumun hazin bir yönü var: Tüm bunların yaşandığı bir zamanda, Almanya iktisadi olarak son yılların en parlak dönemini yaşıyor: İşsizlik en düşük seviyede, Almanya bazlı şirketlerin ürünleri tüm dünyada talep edilmekte ve dolayısıyla ihracat rekor üzerine rekor kırmakta, yeni ürünler ve hizmetlerin geliştirmesinde büyük bir atılım gerçekleşmekte…. Yani durum böyle olurken, buna siyaseten en büyük katkısı olan Angela Merkel ve CDU/ CSU ile, Gerhard Schröder ile başlatılan değişimi halen hazmedemeyen SPD seçimlerde uğradıkları ağır kayıplar, siyaset sahnesine çıktıklarından beri aldıkları en kötü sonuçlar olarak tarihe geçecektir.

Yani halk, ekonomideki başarının temellerini atan ve devam ettirebilen bu partileri ödüllendirmek yerine, cezalandırıyor. Ve tam tersine başarıda az, hatta hiç bir payı olmayan birkaç partiye, bilhasa AfD’ye yönleniyor. Neden?
Bu sorunun tek bir cevabı yok. Geçen yıl ki genel seçimlere bakıldığında, bugünkü durumun o kadar da beklenmedik olmadığını görüyoruz. 2017 seçim sonuçları Merkel başkanlığındaki hükümetin cezalandırıldığını açık olarak göstermişti. SPD’deki çöküşün ise öyle kolay durdurulabilecek durumda olmadığı bir kez daha görülmüştü. Hiç şüphesiz seçimlerin asıl kazananları parlamento dışında olan AfD ve FDP olmuştur. Irkçı ve liberal partilerin oylarını bu kadar artırması aynı zamanda, Sol Parti ve Yeşiller’in etkili bir muhalefet yürütemediklerini de göstermişti. AfD’nin seçimlerden başarılı çıkmasının asıl nedeni ise seçim kampanyasının sığınmacılar, göçmenler, İslam, terör gibi konular arasında sıkıştırmasından kaynaklanıyor.

SPD ölüm döşeğinde
Tüm bunlar olurken, muhalefet denince akla ilk olarak gelen SPD ne durumda? Son kamuoyu yoklamaları’nın verilerine bakılınca tam bir çöküş yaşamakta. Öyle ki, Almanya’da bugünlerde genel seçim olsa CDU/CSU’nun %26, SPD’nin %14, AfD’nin %16, Yeşiller’in %19, Sol Parti’nin %11 ve FDP’nin de %9 oy alacağından hareket ediliyor. Bu veriler 24 Eylül 2017’de yapılan genel seçimlerde toplam oyların ancak %20.5’ini alarak partinin tarihinde görülmemiş bir yenilgiye uğrayan SPD’nin can çekişmekte olduğunu gösteriyor.
SPD’nin çöküşü gerçekten hazin. Böyle devam ederse kitle partisi olmaya bile veda edeceği kesinlik kazanmış olacak. Ancak bir zamanların kitle partisi nasıl oldu da bu duruma düştü? SPD, Schröder ile iktidara geldiği günlerden bu yana sosyal demokrat değerlerini yitirdi, yüzünü soldan ortaya çevirdi, emekçileri ihmal etti, popülizme yeltendi, emektar göçmenleri dışladı ve gençleşemedi. Birçok konuda CDU’dan ayırt edilemeyen duruş gösterdi ve yeni perspektifler sunamadı, yeni fikirlerinin ise içini dolduramadı. Halbuki SPD, Almanya’nın en köklü partilerinden biridir. 1869 yılında kurulan parti 1966-1969 yılları arasında CDU/CSU ile SPD Almanya’da ilk büyük koalisyon hükümetini oluşturdu. 1969 yılında yapılan genel seçimlerden %42.7’yle en güçlü parti olarak çıkan SPD, FDP’yi yanına alarak iktidara yerleşti. Willy Brandt, 1969 yılında Almanya’nın ilk SPD‘li başbakanı oldu. 1974 yılında koltuğu SPD’li Schmidt devraldı. 1998 yılındaki genel seçimlerde %40.9’unu alan SPD, Yeşiller ile birlikte Almanya’da Federal düzeyde ilk kırmızı-yeşil koalisyonu oluşturdu. Gerhard Schröder, başbakanlık koltuğuna yerleşti. Ancak 2005 yılında yapılan erken genel seçimde umduğunu bulamayan Schröder, koltuğunu Almanya’nın şu andaki başbakanı Merkel’e kaptırdı. İşte 2005 yılından beri SPD bir daha toparlanamadı. Ve bu gidişle toparlanamayacak. Şunu da söylemek gerekiyorki, CDU’nun birkaç yıl sonra aynı duruma düşmesi hiç de küçük bir olasılık değil.

Kitle partileri artık tarihe karışıyor
Tüm bunlardan görebildiğimiz, büyük kitle partilerinin seçmen üzerindeki etkisi bir haylı azaldığını ve bu sürecin hızla geliştiğini. Bu bağlamdaki başlanğıcı, SPD’nin çöküşü yaptığını diyebiliriz çünkü %15’lerde dolaşan bir oy oranı ile kitle partisi olması artık ihtimal dışıdır. Başka bir değiş ile, Almanya siyaseten artık eski Almanya olmadığını birkaç yıldır gözlemlemek mümkün idi; ancak AfD’nin yükselişi bu tespiti bir gerçek olarak kesinleştirdi. Ayrıca, Merkel’in bir ihtimal 2019’da başbakanlığı bırakması ile bu değişim süreci tamamlanmıs olacak ve hepimiz yeni bir siyasi durum ile karşı karşıya kalacağız. Asıl soru ise: biz Türk toplumu olarak buna hazırmıyız? Bence, değiliz çünkü siyasi tercihlerimizi halen eski Almanya siyasetine göre şekillendiriyoruz lakin gercek alternatifleri değerlendirmemiz gerek, yoksa kaybeden yine biz olacağiz. Son sözüm bilhassa önümüzdeki yerel ve Avrupa seçimleri için öne arz ediyor.

Yaşar Mert

Yaşar Mert
Yaşar Mertyasar.mert@kilimgazetesi.de

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen