SON DAKİKA

Son gelişmeler hakkında bir Potpori

Bu haber 21 Oktober 2018 - 21:14 'de eklendi ve 231 views kez görüntülendi.
cityhotel

Almanya garip bir ülke; o kadar garip ki tarif etmek için bazen kelimeler bile yetersiz kalıyor. Son hafta ve aylarda Türk toplumu olarak sanki kötü bir rüyayı yaşıyoruz gibi. Ve asıl kötü olanı, bunun bir rüya olmaması, tam aksine gerçek olması. NSU terörizmi mahkemece karara bağlanmışken ama tam olarak çözülmemişken, göç’ü her sorunun nedeni olarak gören bir içişleri bakanımıza istemeden olsa da alışırken, futbol yıldızımız Mesut Özil’e yapılan hakaretleri unutamazken, Chemnitz ve başka şehirlerde Alman olmayanlara karşı yapılan saldırılar devam ederken, Almanya anayasa koruma teşkilatı başkanının görevden alınması ile ilgili vahim tabloyu saşkınlıkla izlemişken, ve bilhassa Türk ve Müslüman’lara karşı işlenen saldırılar bir türlü çözülemezken, en son olarak da T.C. Cumhurbaşkanı RT Erdoğan’ın Almanya ziyareti öncesi, kendisi ve sonrasında yaşanan ve yazılanlar hafızamızda yer edinmişken, ne yazabilirimki? Bunu düşünürken, türkü dünyamıza has “potpori” türünü bu yazımda uygulamaya karar verdim. Sonuçta, yukarıda saydığım konular hakkında fikir ve görüş belirten birçok insanımız var. Görüşüne katılıp katılmamamı bir tarafa bırakıp, yazılanların bizi düşündürmesi gerekenlerden alıntılar yapıp, sizinle paylaşıyorum. İnşallah okurlarım için de düşünmeye sevk edici olur.

İlk olarak NSU davasında yiğitliği ile olduğu kadar cesareti ile de dikkat çeken avukat Mehmet Daimagüler’den iki alıntı yapacağım. Birincisi “Vor Erdogan-Besuch: Sächsischer SEK-Beamter trägt sich als „Uwe Böhnhardt“ in Dienstliste ein. Unfassbar. Und immer wieder die #Polizei #Sachsen“ olmakla beraber Alman polisindeki aşırı sağcı hücrelerin varlığına işaret ediyor; ikincisi ise “Seit fast 7 Jahren vertrete ich Überlebende der NSU-Nazi-Mörder. Ich habe Hunderte von Gesprächen geführt. Nicht EINZIGES Mal habe ich einen Ruf nach Rache oder Vergeltung gehört. Und da schwadronieren Typen wie Sarrazin von der „Gewaltaffinität“ der Muslime.” olmakla, toplumda var olan önyargıların ne kadar yanlış olabildiğinin kanıtı. İyiki varsınız, Mehmet bey!

“Gerçek yaşamda tembel tembel oturup hiçbir şey yapmayan, ama sosyal medyada dünyayı “kurtaranlara” son çağrım: size ihtiyacım yok, saçma sapan iletiler göndermeyin artık” diye sitem etmiş, Gökay Sofuoğlu abim; doğru da yazmış! Birşey yapmak ve değiştirmek için emek harcamanız gerek, ancak bu sosyal medyada beğeni ve ileti yaparak olmaz.

“En geç DİTİB’in dünkü Camii-açılışı fiyaskosundan sonra, Almanya’daki Türklerin ne kadar başsız olduğunu tasdiklemiş olduk!” diye görüş belirtmiş, Solingen’li Hakan Canik bey; en azından düşündürücü.

Almanya’da yetişen ve şimdi İstanbul milletvekili olan Mustafa Yeneroglu’da, kurumsal ırkçılığa dikkat çekiyor ve “Kurumsal ırkçılık görmezden gelindiği ve etkin mücadele edilmediği sürece, bu tür dehşet verici vakalar kaçınılmazdır! Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Berlin ziyaretinde görev alan 2 polis kendilerine terör örgütü NSU üyesi “Uwe Böhnhardt”ın ismini takmışlar” diyor. Polis ve Anayasayı Koruma Teşkilatı çok dikkat edilmesi gereken kurumların başında geliyor.

Bölgemizin fikir insanlarından Abdülcelil Akyüz beyden de alıntı yapmadan olmaz; bizi her zaman olduğu gibi düşünmeye ve özeleştiriye teşvik ediyor çünkü “Üzgünüm. “Ben artık Almanca rüya görüyorum”, diyen gençlerimiz olduğunu duydum!!!” diyerek anadilimiz Türkçe için çok am çok daha titiz olmamız gerektiğini acı bir örnek ile vurguluyor.

Düşündüklerini esirgemeden söyleyen, sevgili İsmet Mısırlıoğlu abime de yer vermeden olmaz. Sayın Erdoğan’ın Köln Merkez Camii açılış töreni hakkında şunu yazmış: “Köln’de cami açılışıyla ilgili ciddi bir bilgi kirliliği var. Neymiş Alman siyasiler ve önemli şahsiyetler davet edilmemiş. … tüm devlet erkanı, kanaat önderleri ve ruhani liderler … davet edilmişti. Ne olduysa programa bir hafta kala oldu ve eyalet başbakanı Armin Laschet’in başını çektiği katılmama veya protesto dalgası başladı“ diyerek bize özeleştiri yaparken, kesin bilgiden yola çıkmamız gerektiğini tekrar hatırlatıyor.

Güleryüzlü olan ve en azından o kadar dik duruşu ile sevilen, BIG partisi BW baskanı Murat Gede’den de alıntım olacak. “Ne kadar onlardan olduğunuzu zannetseniz de gerçeği değiştiremezsiniz. Siz onlardan değilsiniz. CDU, SPD, Yeşiller, Die Linke, FDP balonu patladı. Eğer eğilmeden, dik durarak bu milletin haklarını savunmak istiyorsanız tek kapınız BIG Partisi” demiş; bilhassa Mayıs 2019 seçimleri öncesi çok önemli bir çağrı.

Ve Fransa’da yaşayan düşünce adamı Ali Gedikoğlu ile bu potporiyi noktalıyorum. Hosçakalın ve hosça düşünün. “Arkama dönüp baktığımda çok politize olduğumuzu görüyorum. … Eyiliğe çağıran, kötülüklere fren olan davetçileriniz zayıflamışsa duvara toslamanız kaçınılmazdır.”

Yaşar Mert

Yaşar Mert
Yaşar Mertyasar.mert@kilimgazetesi.de

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen