SON DAKİKA

Şimdi anladık ki …

Bu haber 10 November 2017 - 15:36 'de eklendi ve 136 views kez görüntülendi.
cityhotel

Bu seferki yazımda Berlin`de yaşayan sevgili İsmet Mısırlıoğlu abimin timeturk.com sitesindeki köşesinden alıntı yapacağım. Zira unutmamamız gereken konuları güzel sıralamış. Gelin, hep beraber bakalım İsmet abi ne diyor:

Sanıyorduk ki, her şeyi yavaş yavaş yapacaklar. Ruhumuz bile duymayacak. Kimseye belli etmeden tereyağından kıl çeker gibi Almanya’nın en büyük göçmen kitlesi Türkleri bir şekilde asimile edecekler. Halbu ki çok erkenden anlamalıydık olup bitenleri.

· Cami minarelerinin uzunluğunun kilisenin boyunu geçmemesi gerektiğini söylediklerinde;
· Okullarda Türkçe konuşma yasağı koyduklarında;
· Başörtülülere kamuda çalışma engeli getirdiklerinde;
· Dünyanın herhangi bir yerinde işlenen cinayetlerden bizleri sorumlu tuttuklarında;
· Devletin parmağının olduğu bilinen NSU cinayetlerini maktûl yakınlarının sırtına yıktıklarında;
· Tüm dini cemiyetlerin başkanlarını önce parlatılıp sonra öcü ilan ettiklerinde;
· Dinimizi ve dini günlerimizi resmi olarak tanımak istemediklerinde;
· Kendilerine yakın hissettikleri cemiyetleri sonraları milli istihbarat teşkilatı olarak ilan ettiklerinde;
· Türkçe derslerinin okullardan kaldırılmak istendiğinde;
· Kültürümüze düşman ve geçmişine küfür eden insanları aramızdan seçip karşımıza koyduklarında;
· İlkokul kitaplarında ırkçılık yaptıklarında;
· Devlet TV kanalları ve milletvekilleri üzerinden Türkiye’deki referanduma müdahale ettiklerinde;
· Türkiye’den gelen bakan ve milletvekillerinin konuşma ve toplantı hürriyeti ellerinden alındığında;
· „İslam Almanya’nın parçasıdır“ diyen bir cumhurbaşkanını komplo ve şantajlarla görevinden istifaya zorladıklarında;
· Anadolu insanını etnik ve mezhebi farklılıklar üzerinden bölmeye çalıştıklarında;
· Yasak dedikleri PKK’ya her türlü illegal imkânı sağladıklarında;
· Parlamentolarında tarihçilere danışmadan atalarımızı katil ilan ettiklerinde;
· Basın özgürlüğünden dem vururken kendi ülkelerinde bir Türk gazetesini yasakladıklarında;
· Kimliğimizden dolayı bize ev ve iş imkânı vermediklerinde;

Yüzümüze gülüp arkamızdan kuyumuzu kazdıklarını fark ettiğimizde hep alttan aldık, sesimizi gerektiği kadar yükseltmedik. İnanışımız gereği belki ileride anlarlar ümidiyle hep sabrettik ve sürekli sustuk. 15 Temmuz’dan sonra anladık ki üzerimize kurdukları plan çok farklıymış. Sadece Almanya’ya değil Türkiye’ye de müdahale ediyorlarmış. Şimdi gördük ki, program ayarlarımızın değişmesi gerekiyormuş. Demokratik haklarımızı uluslararası standartlara yükseltmeliyiz.
Almanya’da geçerli olan belki yasal olabilir, fakat hiçbir zaman meşru değil. Hollanda, Fransa, İngiltere veya Belçika’da Müslümanlara verilen hakların neden Almanya’da engellendiğini gündemde tutmalıyız. Dışarıya insan hakları ve demokrasi dersi verenlerin önce kendi kapısının önünü süpürmesi gerektiğini yüksek sesle haykırmalıyız.
Evet, İsmet abi böyle yazmış ve doğruları yazmış. Bize düşen ise, çok çalışmak, birlik olmak, her alanda bizden olanları desteklemek, özgüvenli ve eğitimli evlatlar yetiştirmek ve herkes için adaleti ilke edinmek. Bunları başardığımız takdirde yukarıda sayılan olumsuzlukları tek tek aşacağımıza inanıyorum.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen