SON DAKİKA

Sami Erkurt’un ATA YURDU izlenimleri

Bu haber 28 April 2019 - 0:28 'de eklendi ve 168 views kez görüntülendi.
cityhotel

Özbekistan devletinin davet ettiği delegasyonun içerisinde yer alan bölgemizin tanınmış işadamlarından Sami Erkurt, Özbekistan, Kazakistan, Buhara ve Semerkant’ı ziyaret etti ve incelemelerde bulundu. Sami Erkurt, ATA YURDU izlenimlerini siz değerli okuyucularımız için kaleme aldı.

 

 

Hollanda Özbekistan dostluk vakfı UZNED Başkanı Mehmet Tütüncü bey beni arayıp, 4 günlük Özbekistan katılmak isteyip istemediğini sorduğunda hiç düşünmeden evet dedim.

 

 

Özbekistan Devleti Turizm Komitesi Başkanı Davrukov Fakhriddin bey ve Turizm Şirketi yoneticisi Ekmeljan Kasimov Hollanda Özbekistan dostluk vakfı başkanı Mehmet Tütüncü Bey’in organize ettiği bu geziye dokuz kişilik delegasyonla katıldık.

 

Beş gün devlet konuğu olarak Özbekistan’ın bütün tarihi yerlerini görme fırsatımız oldu.

 

Uçak biletlerimiz İstanbul’dan Kazakistan’ın Türkistan şehrine gidiş geliş olarak alınmıştı. Bu vesileyle Kazakistan’ın Türkistan şehrindeki Hoca Ahmet Yesevi’nin türbesini de ziyaret etme fırsatımız oldu.

 

Kazakistan’a iner inmez Özbekistan devleti Turizim Komitesi’nin organize ettiği mihmandarlar bizi Kazakistan havaalanından aldılar. Doğruca Özbekistan’a geçtik.

 

İlk ziyaretimizi ertesi sabah Cengiz’in yakıp harap etmediği tek şehir olan Hiva’ya yaptık. Hiva Hanlığı’nın kenti olan, Yaşayan tarihi şehir Hiva’yı ziyaret ederek güne başladık.

 

Hiva şehri Kızılkum ile karakum arasında, Harzemşahlar zamanında kurulmuş kumlarla kaplı 2 bin yıllık bir şehir. Şehri ziyaret ettiğinizde adeta tarihin derinliklerine giriyor ve özellikle bir Türk olarak tarihi teneffüs ediyorsunuz.

 

Hiva şehrinden sonra hızlı trenle 480 km mesafedeki Buhara’ya geçtik. Burası bir başka tarih kokuyordu.

 

 

Orta Asya’nın en eski yerleşim yerlerinden birisi olan Buhara, dünyadaki altı şerif şehirden birisidir. Bu Şerif şehirler sırasıyla:
– Mekke-i Şerif
– Medine-i Şerif
– Şam
– Bağdat
– Mezarı Şerif
Ve
– Buhara …

 

 

Buhara, binlerce İslam aliminin yetiştiği bir şehir olması münasebetiyle şerif şehirlerden birisi kabul edilmiştir.

 

 

Buhara gezimize, Çor-Minare „4 minare“ anlamına gelen medreseyi ziyaret ederek başladık. Mihmandarımızın anlattığına göre, Medrese, zengin Türkmen Khalif Niyaz-Kul tarafından yapılmış, „dört minaresi de evlenecek dört kızım var“ diye ifade edilmiş.

 

 

Çor minareden sonra İmam Al Buhari Hazretlerinin türbesinı ziyarete gittik. Akabinde Bahauddin Nakşibendi Hazretletinin türbesini ziyaret ettik. Bütün bu türbelerin başında eski Türk adeti olarak birer kızıltuğ asılı bulunmaktaydı.

 

Daha sonra Buhara Hanlığı tarafından kullanılan 1911 yılında Bolşevikler tarafından bombalanan bugün yarısı Harabe halde bundan Ark Kalesi’ni ziyaret ettik.

 

Sonra İsmail Samani türbesinı ziyaret ettik. İslamiyetten evvel Zerdüşt mabedi olan bina Moğol istilası, Sovyet istilası hepsini yaşamıştı.

 

Daha sonra 10 bin kişinin namaz kıldığı Poi Kalon Camii’ni ziyaret ettik. Karahanlılar tarafından yaptırılan bu Cami’de, hemen yanında bulunan kuleye bakmak isteyen Cengizhan’ın şapkası yere düşmüş, bunun üzerine eğilerek şapkasını alan Cengizhan, „Önünde eğildiğim tek yapı burası, bırakın kalsın“ diye emir vererek, kuleyi yıktırmamış.
Yalnız o esnada camide namaz kılan bütün müslümanları sırasıyla teker teker kafalarını kestirerek kuyuya attırmış. Onların anısına Buhara Hanlığı tarafından bir anıt yapılmış.

 

Burada dikkatimi çeken bir husus bütün kabirlerin fotoğraflarına dikkat ederseniz, göreceksiniz ki, toprak zeminin altında değil, toprağın üstünde adeta bir kulübe gibi inşa edilmiş olmasıydı. Bunun da nedeni olarak; toprağın altındaki suyun çok yüksekte olması ve cesetlerin suya karışmasını önlemek için yapıldığı bilgisi verildi.

 

Bu güzel şehirden sonra Semerkand ‘a geçtik. Kaşgarlı Mahmut Divani Lügati Türk adlı eserinde bu şehri Semizkent olarak adlandırmış. Orta asyanın en güzel bu şehri Cengizhan’ın istilasına uğramış, Abbasilerin egemenliği altında kalmış, daha sonra Timur İmparatorluğu’nun başşehri olmuş.

 

Timur, aksak ( topal )Timur. Bizim uçakla 5 saat uçarak geldiğimiz bu topraklardan kalkıp da bizim Anadoluya gelip, Yıldırım Beyazıt’ı yenerek Anadolu’yu tarumar eden, zalim Timur.
Timur, Cengizhan soyundan olmadığı için kendisine Kağan veya Han denilmiyor. Kendisi Cengiz’in kızıyla evlendiği için Emir lakabı almış.

 

Semerkant gezimizi emir Timur’un türbesini ziyaret ederek başladık. Daha sonra Mirza Ulubey Medresesi ve Rasathanesini, Registan meydanı ve burada bulunan Dünyanın 8. Harika’sı diye adlandırılan, 15. Yüzyılda Ulubey tarafından yaptırılan, Üç medresenin bulunduğu şehrin kalbi olan medreseleri gezdik.

 

Daha sonra Cengiz Hanın kızı, Timur’un Eşi Bibi Hanım Camii’ni ziyaret ettik. Oradan Sahabe Hussam bin Abbas Peygamberimizin hem fiziken, hem ruhen en çok bana benzeyen yeğenim dediği amcasının oğlu Hussam bin Abbasın türbesini ziyaret ettik.

Ve daha sonra İmam Maturidi Hazretlerinin türbesini ziyaret edip, O dergahta Namaz kılma şerefine nail olduk. Semerkant’tan sonra tekrar Kazakistan’ın Türkistan şehrine geçerek Hoca Ahmet Yesevi Hazretlerinin türbesini ziyaret ettik ve gezimizi sonlandırdık.

 

 

Özetle:
Özbekistan, Türkistan rengine adını veren Türkis mavisi renkleri ile kubbeleriyle Türklük ve İslam kokan bir şehir. Her taraf tertemiz pırıl pırıl. Asayiş berkemal.
Güler yüzlü sıcakkanlı soydaşlarımızı çok kısa bir müddet sonra çok rahatlıkla anlamaya başlıyorsunuz.

 

Özbekistan benim şu ana kadar gezip gördüğüm en harika yerlerden bir tanesi. Özbekistan Doğu Türkistan, Batı Türkistan, Güney (Afganistan) Türkistan ve İran Türkistan’ı diye adlandırılan Türkistan bölgesinin kalbinde yer alan bir bölge.

 

Oraları gördükten sonra Türk dünyasının büyüklüğünü daha iyi kavrayabiliyorsunuz.
Gezilip görülmesi mutlaka gerekli olan yerlerden bir tanesi…
Sami Erkurt

 

   

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen