SON DAKİKA

OKUYUCU MEKTUBU

Bu haber 16 Mai 2017 - 22:29 'de eklendi ve 201 views kez görüntülendi.
cityhotel

‚TÜRKLERE ÖZEL HUZUREVİ ŞART‘

Gazetemizin Mayıs-2017 sayısının 8’inci sayfasında, ‚TÜRKLERE ÖZEL HUZUREVİ ŞART‘ başlığıyla yer alan haberimiz nedeniyle, çok sayıda mail ve telefon aldık. Konunun önemini en güzel şekilde dile getiren okurumuz Turgay Demiröz’ün gazetemize gönderdiği yazıyı, Siz değerli okurlarımız için paylaşmak istedik.

Uzun süredir Beratungsstellenleiter (BW) ünvanıyla, Weimarstr. 3, 70806 Kornwestheim adresinde faaliyet yürüten Turgay Demiröz, bu önemli konu ile alakalı yaşadığı deneyimleri gazetemize gönderdiği aşağıdaki yazıda şu ifadelerle dile getirdi:

„Maalesef hepimizin unuttuğu ve belki de hiç beklemediği bir olaydır yaşlılık…“Bana zaten gelmez, bakalım o zamana kadar sağ kalırmıyım“ diye bir kenara atılan ve bayağı ihmal edilen bir sorumluluktur bu…. Bazan, birçok ailede daha erken söz konusu olabilen bu muhtaçlık, maalesef her an bizim de kapımızı çalabilir.
Kendimden misal vermek itsersem eğer; sportmen ve dinamik bir babanın, eşini erken yaşta (60) kaybetmesi ile başlayan „demenz“ hastalığının (Alzheimerden faklı, lanetli bir hastalık) Babamızın kapısını çalmasıyla başlamıştır. Hastalık hızla ilerlemiş ve şu an, en son basamağına gelmiş durumundadır.
Babamızı Almanya gibi bir ülkede bir bakımevine yerleştirmek isterken, yapmış olduğumuz araştırmalar sonunda; ödemelerin yüksek olması, bakıcıların Alman personelden oluşması ve Türk kültürü ve Müslüman inancı ile alakası olmayan bir yaşam şekli ile oluşturulan bir ortamda, Anne ve Babalarımızın yaşam sürdürmek zorunda kalmaları beni çok rahatsız etti.
Yaptığımız araştırmalar sonucunda, Türkiye’de demenz hastaları için buradaki fiyatların üçte biri tutarında (970 Avro), daha düşük bir maliyetle, Türk ve Müslüman kültürüne ve inancına uygun bir şekilde kalabilecekleri huzur evlerinin varlığını keşfetmemiz bizi çok memnun etti. Demenz hastası olan babamızı Türkiye’de ki bir huzurevine teslim ettik.
Şu konuyu altını çizerek belirtmek isterim ki; Demenz, Alzheimer veya yaşlılık hastalarını belli bir zamana kadar bakabilirsiniz. Ancak daha sonrası mümkün olamayacak derecede zor… Biz, Babamızın hastalığının üçüncü senesinde, bakma sorumluluğumuzun yüzde 80 azaldığını ve hastalık sigortası ne kadar da ücretli imkan sağlasa da, bir zamandan sonra eğitimli bir personelden yardım almadan mümkün olmadığının acı da olsa farkına vardık…
Öyle bir kampanya olmali ki; herkesin bu konuda uyanması gerekli. Her yerde birşeyler, her yerde camiler açılıken simdiye kadar Türk Huzurevi adında hiç bir açılış, hiç bir hareket görmüyoruz…
Şimdi, her iki ayda bir Baba ziyareti için Türkiye’ye uçmak zorundayım. Bunu seve seve yapıyorum. Bu imkan olmasydı? Eğer Türkiye’de kendi büyük kızım olmamış olsaydı ve kendi hastalığımızdan dolayı gidemiyecek durumda olsaydık eğer, bu nasıl olurdu…?

Bir değerlendirme yapalım…

1. Bir gün ben de yaşlanacağım, bu hastalık; Demenz veya Alzheimer bende de olabilir.
2. Bir gün başıma gelince ne yapmalıyım? ve nerelere müraacat etmeliyim?
3. Maddi imkanlarımı kontrol etmem gerekli mi?
4. Emekli maaşımın yanında, devlet desteğiyle çocuklarımızı zor durumda bırakır mıyım?
5. Özel Sigorta yapmalı mıyım? (Pflegeversicherung)
6. Şimdiden böyle bir Huzurevi bulmam ve kayıt yaptırmam gerekli mi? (65 yaşından sonra)
7. Aile fertlerine böyle bir durum için şimdiden yetki vermem faydalı mıdır? (mutlaka olmalı!)
8. Doktor kontrollerimi aksatmayıp, sonuçlarını ailemden gizlemeden yardım almalı mıyım?
9. Zor duruma düşmemek için neler yapmalıyım?
10. Bu konuda mağdur olan kişilere gönüllü olarak yardımcı olabilir miyim? veya başka bir imkan sağlaya bilirmiyim?
Daha yazılacak çok şeyler vardır ama, benim şu an aklıma gelmeyenleri belki siz tamamlarsınız…

Saygılar
Turgay Demiröz

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen