SON DAKİKA

MÜSİAD Stuttgart 15 Temmuz Şehitlerini andı

Bu haber 16 Juli 2017 - 21:51 'de eklendi ve 196 views kez görüntülendi.
cityhotel

STUTTGART- Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Stuttgart Şubesi 15 Temmuz hain darbe girişiminin birinci yıldönümü dolayısıyla, DİTİB Stuttgart-Feuerbach Yeni Cami konferans salonunda „Şehitleri Anma Programı“ düzenledi. Programa, Stuttgart Başkonsolosu Ahmet Akıntı ve Ticaret Ataşesi Mehmet Ali Çolakoğlu ile sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve vatandaşlar katıldı.
Yasini Şerif, salat ve dua ile başlayan program saygı duruşu ve İstiklal Marşı ile devam etti. Sonrasında MÜSİAD Stuttgart Başkanı Mehmet Ali Bulut yaptığı selamlama konuşmasında 15 Temmuz gününü rakamlar vererek katılımcılara anlattı. 15 Temmuz hain darbe girişimi ile ilgili video gösteriminin ardından Stuttgart Başkonsolos Ahmet Akıntı bir konuşma yaptı. Başkonsolos Akıntı konuşmasında FETÖ terör örgütüne değindi.
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği (MÜSİAD) Stuttgart Şubesi Başkanı Mehmet Ali Bulut konuşmasında şu ifadelere yer verdi:
„Sayın Başkonsolosum, kıymetli Ticaret Ataşem ve çok değerli misafirler,
Bugün burada, 15 Temmuz 2016 tarihinde, hain FETo Örgütü ve yandaşları tarafından yapılan, alçak kalkışma hareketini kınamak, ve bu darbe esnasında kahraman halkımızdan, türk silahlı kuvvetlerimiz ve polis teşkilatımızdan, Şehid düşenleri dualarla anmak üzere toplanmış bulunuyoruz.
Darbe ve FETo ile ilgili çok şeyler söylendi ve yazıldı. ve söylenmeyede devam edecek. Birçok gerçek ortaya çıktı, birkismi ise önümüzdeki mahkeme süreçlerinde ortaya çıkacak.Bu vesile ile Feto terör örgütünün kirli yüzünü daha iyi gösterebilmek adına, sizlere örgütün deşifresiyle ilgili kendi araştırma ve görüşlerimi aktaracağım;
Olay bir vaiz le başlıyor. Adı Fethullah Gülen. Kendisi ilk okul mezunu, daha sonra medrese eğitimi alır ve vaiz olur. Fakat yaptıklarının din adamlığıyla alakası yok. Izmir de Işık evleri ile başlayan yurt macerası daha sonra Türkii cumhuriyetlerde ve dünyanın her tarafında kurulan yurt ve okullara dönüşür. Bu okullarda amaç dini eğitim olmayıp, tamamen para odaklı bir yapılanmadır. Çalışan öğretmenlere „hizmet„ adı altında çok düşük bir ücret ödenirken, öğrencilerden yüklü bir özel okul parası alınmıştır. Dersaneler örgüt için para basarken, aynı zamanda örgüte yeni genç eleman yetiştirme yerleri olmuşlardır. Zaten bütün devlet-Feto savaşı ; Devletin bu dersaneleri kapatmayı istediği zaman ortaya çıkmıştır.
FETÖ Eğitim alanının yanısıra , sayısız alanda teskilatlanarak adeta dev bir holding mahiyetine bürünmüştür. Zaman gazetesi, Cihan haber ajansı, Samanyolu televizyonu, Bugün televizyonu, Burç FM, Yumurcak TV, Sızıntı dergisi, Gazeteciler ve yazarlar vakfı,
Kimse yokmu yardım derneği, Tuskon işadamları derneği ve daha birsürü kuruluşla toplumun damarlarına kadar girmeyi amaçlamıştır. Yeni bir nesil yetiştirirken, dini öncelikler yerine örgütün önceliklerini öne çıkaran, devletin yasaları yerine, örgütün yasalarını benimseyen bir nesil yetiştirilmeye çalışılmıştır. Bu vesile ile her yol mubah sayılmış, sınavlara hile karıştırmak, soru çalmak, yalan ,dolan, şantaj v.s. mubah kılınmıştır. Bu şekilde Askeriyede, polis teşkilatında, yargı da vesair devlet kurumlarında haksız, hukuksuz, kanunsuz parelel bir yapılanma olmuştur.
Şunu net olarak ifade etmeliyimki, bu şekilde bir yapılanma tesadüfen olamaz. Bunu bilinçli olarak destekleyen dış güçler, ve bilinçsiz olarak alet olan iç güçleri kınıyorum.
örneğin, bu örgüt benim ilk darbe olarak adlandırdığım, Erkenekon, Balyoz diye bir düzmece çıkardı. Mahkemelerde binlerce kişi sahte deliller ve sahte sanıklarla yargılandı. Dehşet verici bir tabloydu bu. Savcı ların Sahte tanık buldukları, yalan ifade verdirdikleri bu mahkemelerde binlerce Subay yargılandı, işten atıldı, emekli edildi, sindirildi. Daha sonra Oda TV davası, Devrimci karargah davası gibi düzmece davalarla kendileri gibi olmayan herkes cezalandirilmaya çalışıldı. Bu adamlar T.C. Genelkurmay başkanını hapse attı. MIT müsteşarını da atmak istedi. 17-25 Aralık sürecinde ikinci darbesini gerçekleştirdi fakat başarılı olamadı. Ve en son 15 Temmuz 2016 da üçüncü darbesini gerçekleştirdi, gene başarılı olamadı. Artık millet ve devlet olarak bu hain yapıyı darmadağın etmenin sırası çoktan gelmiştir. Devlet ve millet olarak bu tür yapıların bir daha asla içimize sızmasına müsaade etmeyeceğiz. Altını çizerek ifade etmek isterimki, birdaha, kandırıldık, aldatıldık, demek gibi bir lüksümüz yoktur.
Son olarak sizlere olayın vahimligini vurgulamak için, rakamlarla gelinen son durumu ifade etmek isterim; Adalet Bakanlığı’ndan en son yapılan açıklamaya göre, Fetullahçı Terör Örgütü üyelerinin darbe girişiminin ardından başlatılan soruşturmalar kapsamında bu güne kadar 169 bin 13 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Soruşturmalar kapsamında 169’u general, 7 bin 98’i albay ve alt rütbeler, 8 bin 815’i emniyet mensubu, 24’ü vali, 73’ü vali yardımcısı, 116’sı kaymakam, 2 bin 431’i yargı mensubu ve 31 bin 784 diğer şüpheli olmak üzere 50 bin 510 şüpheli tutuklandı.
Yargı mensuplarından, adlı ve idari yargıda görevli 2 bin 280 hakim ve cumhuriyet savcısı, Yargıtayda görevli 105 üye, Danıştayda görevli 41 üye, Anayasa Mahkemesinde görevli 2 üye, HSYK’da görevli 3 üye olmak üzere 2 bin 431 kişi tutuklandı.
Bunların yanısıra, çok sayıda Hakim, Savcı, Vali, Kaymakam, Asker ve Polis hakkında adlı kontrol veya yakalama kararı bulunuyor.
Adamlar Hakim Savcı, Vali, Genarel iken su an vatan haini haline gelmiş durumdalar, kimin yüzünden? Ilkokul mezunu Fethullah Gülen yüzünden. Evet Olay bir vaiz le başlıyor. Adı Fethullah Gülen demiştim ve olayı gene onla bitiriyorum.
Bu vesile ile bu hain darbe girişiminde hayatını kaybeden sehidlerimizi saygı ve rahmetle anıyor, mekânları cennet olsun diyorum. Gazilerimizede Allah dan acil şifalar ve uzun ömürler diliyorum. Bu vatanın onlar gibi, sizin gibi bizim gibi evlatlara ihtiyacı var. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen