https://kilimgazetesi.de/files/uploads/user/6e5ddfaed8eaa6673c987b40fc2019a8-3b39791e4404895f326e.jpg
Ramazan Özdemir

Alman Vatandaşlığı

28-11-2022 23:52

Ramazan Özdemir

Federal içişleri bakanı Nancy Faeser Alman vatandaşlık yasasını değiştireceklerini söyleyerek bu çalışmanın en kısa sürede federal meclise sunacaklarını ifade etti.

Daha önce birkaç defa vatandaşlık yasasında düzenleme yapılmış fakat istenilen sonuç alınamamıştı. 

Alman vatandaşlık yasası kan bağına dayalı Weimar Cumhuriyetinden kalan ırkçı bir yasaydı. 

Yabancıların 15 sene Almanya’da ikamet ettikleri taktirde vatandaşlık veriliyordu daha sonra Gerhardt Schöreder döneminde biraz yumuşatıldı fakat neticede hiç kimse bu yasadan memnun kalmadı. 

Çocuklara çifte vatandaşlık verildi fakat bu seferde aileler parçalandı yine olmadı. 

Eski yasada Almanya’da 8 sene ikamet eden ve iş sahibi, geliri olanlara vatandaşlık hakkı tanınıyordu.   

Modern bir vatandaşlık yasası Almanya için zarurettir. Çünkü Almanya çoktan beri bir göç ülkesidir ve 20 milyon göçmen kökenli insan yaşıyor burada.  

İçişleri bakanı bu konuda inşallah samimidir. Geçenlerde vatandaşlık yasası ile ilgili yapmak istedikleri düzenlemeler hakkındaki açıklamaları olumluydu. 

Nancy Faeser vatandaşlığa kabul planları hakkında yaptığı açıklamada; "Vatandaşlık yasası ile entegrasyon için teşvikler yapıyoruz" diyordu.  

Alman vatandaşlığını eskisinden daha hızlı verilmeliyiz ve bu yasayla Almanya'daki hayatın gerçeklerine uygun bir yasa yapmak zorundayız.

Almanya artık çok yönlü bir göçmen ülkesidir ve 1960'lardan beri böyledir. Bize başka ülkelerden gelen birçok insan Almanya'yı yeni bir yurt edindi. Onlarca yıldır burada yaşadılar ve çalıştılar.

Çocukları ve torunları Almanya'da doğdu ve burada kreş ve okula gidiyorlar. Onlar toplumumuzun bir parçasıdır ve bize aittir.

Ancak, Alman vatandaşlığına geçmekle sorun giderilmiyor, bu insanların bir kökenleri var. Kolay, kolay kökenlerinden vazgeçmiyorlar. 

Göçmen kökenli insanlar Almanya'da huzurlu bir hayat ve toplumdan dışlanmışlık istemiyorlar. 

Bunun ön koşulu ise, onların da toplumumun yasal bir parçası olmaları ve Alman vatandaşlığını kabul etmeleridir, fakat kendi ülkelerinin vatandaşlığından vazgeçerek değil. 

Göçmenlik geçmişi olan pek çok insan kendini Alman gibi hissediyor ama anavatanlarıyla bağlarını tamamen koparmak istemiyor.

Eski vatandaşlıklarından vazgeçmek birçokları için çok acı verici ve bundan çok rahatsız oluyorlar. 

Bu nedenle, insanları Alman vatandaşlığına başvurmak istiyorlarsa eski vatandaşlıklarından vazgeçmeye zorlamak yanlıştır. Birçoğu için bu, kişisel geçmişlerinin ve kimliklerinin hakkını vermeyen sancılı bir adım.

Alman vatandaşlık yasasındaki yasal düzenlemeden dolayı, birden fazla vatandaşlıktan kaçınmaya yönelik önceki kural, onlarca yıldır Almanya'da yaşayan ve burada evi olan birçok kişinin vatandaşlığa geçmesini engelledi.

Vatandaşlık yasası reformu ile bu nedenle bir paradigma değişikliği getirmeli ve gelecekte çoklu vatandaşlığı kabul edilmelidir.

Kanaatimce bu sayede hem vatandaşlığa geçişi kolaylaştırmış hem de yasalar hayatın gerçeğine uyarlamış olur.

Vatandaşlık yasasında engeller çıkararak sonuç almak mümkün değil artık, engeller çıkarmak yerine entegrasyon için teşvikler yapılmalı. 

Alman vatandaşlığı almak, Almanya'ya karşı güçlü bir bağlılık olacaktır.

Almanya'ya göç etmiş ve nitelikli oturma hakkına sahip kişiler, eskisi gibi sekiz yıl beklemek yerine, gelecekte beş yıl sonra vatandaşlığa alınabilmelidir. Özellikle iyi uyum sağlamış kişiler bu süreyi üç yıla indirebilir- örneğin çok iyi Almanca konuşan, okulda veya iş hayatında başarılı olan ve gönüllü olarak çalışan kişiler daha hızlı vatandaşlığa alınmalıdır. 

Hükümet programında vatandaşlık yasası ile ilgili düzenleme yapılacaktır maddesi olmasına rağmen bazı çekinceler ortaya çıkmış durumda. 

Hazırlanan yeni vatandaşlık yasasına hükümet içerisinden FDP’den çok yüksek sesli itiraz geldi ve yine CDU’da olumlu yaklaşmıyor. 

Hayatın gerçeğinden uzak kalınamaz ve yeni vatandaşlık yasası ile göçmenlere tuzak kurmak yerine onları olduğu gibi kabul etmek gerekir. 

Neler Söylendi?