SON DAKİKA

Katar İzlenimleri

Bu haber 10 Juli 2018 - 12:13 'de eklendi ve 228 views kez görüntülendi.
cityhotel

Uluslararası ilişkilerde Körfez’i inceleyen bir doktora çalışması yapan kızımı ziyaret etmek maksadıyla 10 günlüğüne Katar’a gittim. Yıllardır belki de 17-18 defa Arabistan’a gittim ve birçok ülke gezdim ancak ilk defa ülkesinin imkânlarını topyekûn kalkınmaya ve ilme harcayan, İslam ile çağdaş yaşamı bu denli iyi kullanan ve en önemlisi de bir sülale yönetimi olmasına rağmen ilk defa Suudi Arabistan ve diğer körfez ülkelerinden farklı olarak ülke gelirini halkı ile paylaşan bir ülke ile karşılaştım. Katar 1913 yılına kadar Basra Vilayetinin Lahsa Sancağına bağlı şimdiki Emir’in büyük dedeleri tarafından yönetilen bir Osmanlı kazasıydı. 1. Dünya Savaşında İngilizler tarafından işgal edildi. 1971 yılında ise bağımsızlığını ilan etti. Katar, 1990’lardan itibaren büyük bir değişime geçmiş, 1996’da kurulan Al Jazeera kanalı ise Katar’ın dünyadaki etkisini artırmıştır. Günümüzde kişi başı yıllık 120 bin dolar olan milli gelire göre Katar dünyanın en zengin ülkesidir. 1 Katar riyali 1 Türk lirasına eşittir. Tek sınır komşusu Suudi Arabistan olup diğer tarafları Basra Körfezi denizi ile çevrili. Petrol ve doğalgaz keşfedilmeden önce balıkçılık ve inci avcılığı geçim kaynağıymış.
Katar’ın nüfusu 2,5 milyon olup bu nüfusun sadece 310 bini Katarlılardan oluşmaktadır. Nüfusun geri kalan kısmı ekmeğini kazanmaya gelen yabancı çalışanlardır. Dünyanın en lüks motor gücü yüksek araçları burada ve özellikle 4×4 cip tarzı araçlarla dolu ve bu araçlar çöl safarisinde kum tepelerini inip çıkıyorlar. Doha’ya 80 km mesafedeki Sealine hem plajı hem de biraz içeri kısmındaki kum tepeleri ile meşhur. Biz de ATV’ler ile çölün ve kum safarisinin keyfini çıkardık. Çölün keyfi olur mu demeyin. Değişik bir dinginliği ve keyfi var. Çölden dönüşte ise deveye binme imkânı var. Bu işin ticaretini yapan Sudanlılar bizi görür görmez “Türkler hoş geldiniz” diyerek karşılıyor. Eğer Türk iseniz katarda da elbette birçok Arap ve Afrika ülkesinde olduğu gibi büyük bir saygı görüyorsunuz. Hatta birçok yerde, binada ve arabalarda Türk bayrağı ile Katar bayrağı, Emir Tamim ile Tayyip Bey’in resmi yan yanadır. Gelirken muhteşem sahil şehri Wakra’ya da uğradık.
Katar güvenlik açısından dünyanın en güvenli ülkelerinden birisi. Bunun nedeni kuralların çok sıkı olmasıdır. Yabancı çalışanlardan en ufak sorun çıkartan hemen sınır dışı edilmektedir. Bu nedenle kendinizi çok güvende hissediyorsunuz. Hırsızlık gibi olaylar zaten görülmeyen şeyler. Katarda bulunduğum sürece sadece birkaç kez polis arabası gördüm. Toplu taşıma neredeyse hiç yok ama metro inşaatı hızla devam ediyor.
Cuma namazını ne tesadüftür ki, Filistin liderlerinden Halid Meşal ile yan yana kıldık ve namaz sonrası Cami imamı, Halid Meşal ve ben tatlı bir sohbet ettik. Çok mütevazi bir insandı. Katar batı dünyası, İsrail ve Amerika’nın terörist dediği dini cemaatlere ve liderlerine terörist demiyor. Bu noktada bilhassa Filistin’in kurtuluşu için çalışan Hamas’ı ve Mısırda demokrasi adına mücadele verem İslami kardeşler örgütü hakkındaki tutumu da böyle. Türkiye de Katar ile aynı düşündüğü için ABD, İsrail, Suudi Arabistan, körfez ülkeleri ve bazı Batı ülkeleri bu iki ülkeye ters bakmaktadır. Türkiye ve katarın Arabistan ve körfez ülkeleri ile ilişkilerinin bozulması da bu yüzden. Amerika bu ülkeleri esir almış ve yanlış yönlendirmektedir.
Aslında Katar hariç körfez ülkeleri ve Arabistan çok acıklı bir durumdadırlar. Bu şu demek; o kadar eminim ki, onların aile yönetimi ve zenginliğinin devamı için her yol meşru. Yani din, iman, ahlak ve insanlık hiç önemli değil yeter ki onlar varlığını ve yönetimlerini devam ettirsinler. Ne gariptir ki, Amerika ve yandaşları bunalardan cukkasını aldıkları için buralarda halkın çektiği zulme sessiz kalıyorlar ve buralar için hiç demokrasiden de bahsetmiyorlar. Arabistanlı bir mühendis dostum şu bilgileri vermişti; Suudi Arabistan ve körfez ülkeleri Amerika’nın dediğinin dışına çıkamazlar. Güvenlikleri, paraları ve her şeyleri buna bağlı. Bu yüzden Amerika para için onları kendi halkından bile koruyor. Katar ve Türkiye bu oyuna gelmediği ve Amerika’nın tam bir uydusu olmadıkları için Amerika bu iki ülkeyi onlara düşman göstermektedir. İşte Katarda olduğum süre içerisinde bunu yakinen gördüm. Katarın kadınlara bakışı, eğitim sistemi, kendi parasına hükmedişi ve bütün dünya ile iyi ilişki içerisinde olması aslında sülale yönetimli ve Amerika uydusu olan diğer Arap ülkeleri içerisinde bir ayrıcalıktır.
Katar’ın iklimi, genelde sıcaktır. Doha’da yaşamış bir inşaat mühendisi şu ifadeyi kullanmış; “Doha’da üç mevsim yaşanır. İlkbahar, yaz ve cehennem!” Biz Nisan da oradaydık. O da mühendisin tarifine göre buranın yazına denk geliyor. Başkent Doha’da “vakıf çarşısı” anlamına gelen Souq Waqif 250 yıllık bir geçmişe sahip buram buram tarih kokuyor. Labirenti andıran dar yolları ile hediyelik eşyaları, el işi ürünleri, baharatları, renkli kumaşları, nargile tüttürebileceğiniz otantik yerleri olan bir yer. Türk, İtalyan, Yemen, İran, Suriye gibi farklı ülke mutfaklarına ait restoranlar mevcut. Burada en dikkatimizi çeken husus Katar kültüründe önemli bir yere sahip olan şahin ve her renkte kuş çeşidinin satıldığı dükkânlar.
Petrolün bir gün biteceğine inanan Katar, hatırı sayılır bir miktarda parayı eğitime ayırıyor. Doha’da inşa edilen Eğitim Şehri, Müze, Cami, kütüphane ve dünyanın en önemli üniversitelerinin birer örneğine sahip. Bu maksatla da dünyanın değişik ülkelerinden müthiş beyin göçü çekmiş durumda.
“Katara Kültür Köyü” de görülmeye değer bir yer. Katar 18 yüzyılda “Katara” olarak anıldığı için bu kültür vadisinin ismi de buradan geliyor. Katar kültürünü ve tarihini yakından tanımak isteyenlerin ziyaret etmesi gerekir. Cami kütüphane ve müzenin yanı sıra restoranlara ve kafelere ev sahipliği yapıyor. Hatta buraya güvercinlerin sıcaktan korunması için “Güvercin Kuleleri” inşa edilmiş. Bir de harika bir Tür Camii mevcuttur.
2022 Dünya Kupası Katar’da düzenleneceği için ülke şantiye gibi. Fakat Katar ve başkent Doha’yı farklı kılan şey modernite ile muhafazakârlığı bir arada tutma çabasıdır. Bu konuda başarılı olduğu söylenebilir. Doha şehri sakin, düzenli ve Yaz ayları haricinde oldukça yaşanılası bir yer. Ne yazıktır ki, Avrupa ülkelerinde birbirlerine geçiş serbest ve hatta bir ülkeden diğerine geçtiğinizi bile anlamazken burada 5-6 ülke birbirine sınır kapılarını bile kapatmış durumda. 15 dakikalık komşu ülkeye başka ülkeler kanalıyla 6 saatte gidebiliyorsunuz. Bu ticarette de her şeyde böyle. Bu çok üzücü bir durum ve arkasında inanın Amerika var.

Dr. Bilal Doğan

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen