Yaşam
Giriş Tarihi : 29-09-2020 14:57   Güncelleme : 29-09-2020 15:03

YTB'den “Türkiye-Azerbaycan Dayanışma Programı”

Azerbaycan'ın haklı mücadelesini uluslararası kamuoyuna anlatmaya devam edileceğini bildiren YTB Başkanı Abdullah  Eren, “YTB olarak dünyanın birçok noktasında bulunan Türk diasporasına Azerbaycan'ın bu haklı davasını anlatmaya devam edeceğiz. Bu mücadelenin sonunda Azerbaycan’ın ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin muzaffer çıkacağına da eminiz” dedi. 

YTB'den “Türkiye-Azerbaycan Dayanışma Programı”

Azerbaycan'ın haklı mücadelesini uluslararası kamuoyuna anlatmaya devam edileceğini bildiren YTB Başkanı Abdullah  Eren, “YTB olarak dünyanın birçok noktasında bulunan Türk diasporasına Azerbaycan'ın bu haklı davasını anlatmaya devam edeceğiz. Bu mücadelenin sonunda Azerbaycan’ın ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin muzaffer çıkacağına da eminiz” dedi. 
Ermenistan’ın Azerbaycan topraklarına yönelik haksız saldırılarına karşı Azerbaycan’a destek verilmesi amacıyla Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB) tarafından “Türkiye-Azerbaycan Dayanışma Programı” düzenlendi. Azerbaycan STK'ları ve Türkiye Burslusu öğrencilerin katılımıyla gerçekleştirilen programda Azerbaycan’nın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ve Ankara Üniversitesi Rektörü Necdet Ünüvar da yer aldı. Program, şehitler için saygı duruşu, Kuran-ı Kerim tilaveti, Azerbaycan ile Türkiye milli marşları ve video gösterimi ile başladı. 
Programda konuşan YTB Başkanı Abdullah Eren, Ermenistan'ın gerçekleştirdiği saldırılar sonrasında kurum olarak Azerbaycan'a destek için bu dayanışma programını düzenlediklerini kaydetti. Ermenistan’ın saldırgan tavırlarına devam ettiğine dikkat çeken Eren, “Ermenistan, Türkiye ile barışçıl ilişkiler kurmak varken, Azerbaycan ile barışçıl ilişkiler kurmak varken fırsat bulduğunda hatta sadece fırsat bulduğunda değil üçüncü bir ülkeyi arkasında hissettiği zaman tabiri caiz ise ayarsız bir biçimde saldırılarda bulunuyor ve bulunmaya devam ediyor” diye konuştu.  

AZERBAYCAN ULUSLARARASI HUKUK AÇISINDAN HAKLIDIR
Son 15-20 yıllık dönem göz önüne alındığında hem Azerbaycan hem de  Türkiye için  bir kalkınma, bir şahlanış dönemi olduğunun görüldüğünü ifade eden Abdullah Eren, insan kaynağı, ekonomi ve kalkınmışlık düzeyi bakımından Azerbaycan'ın 25 yıl önceki Azerbaycan olmadığına dikkat çekti. Başkan Eren, diğer yandan ise; yoksulluk içerisinde yerinde saymaya devam eden, sadece nefret ve kin büyüterek  bir dış politika gütmeye çalışan ve uluslararası mekanizmaları yıkan bir Ermenistan görüldüğünün altını  çizdi. Azerbaycan’ın uluslararası hukuk açısından sonuna kadar haklı olduğunu belirten Başkan Eren, “Güçlü, kudretli ve kendi ayakları üzerinde duran bir Azerbaycan var. Bu bir hak davadır. Azerbaycan uluslararası hukuk açısından haklıdır, tarihi olarak haklıdır. Hakkını savunmakta da sonuna kadar gidecektir.” şeklinde konuştu.
"Türkiye ve Azerbaycan ilişkilerini iki devlet tek millet olarak her zaman ifade ediyoruz” diyen YTB Başkanı Eren şunları kaydetti: “Türkiye ve Azerbaycan bu bölgede istikrarın iki anahtar ülkesidir. Bu iki ülke, komşularıyla herhangi bir dış politika sorununda hiçbir zaman çözümsüzlüğün tarafı olmamıştır. Fakat karşı taraf sahada saldırıp masada da çözümsüzlüğü dayatırsa bizim de kendimizi savunmaktan başka çaremiz kalmaz, kalmayacaktır.” 
Azerbaycan'ın haklı mücadelesini uluslararası kamuoyuna anlatmaya devam edileceğini bildiren YTB Başkanı Abdullah  Eren, “YTB olarak dünyanın birçok noktasında bulunan Türk diasporasına Azerbaycan'ın bu haklı davasını anlatmaya devam edeceğiz. Bu mücadelenin sonunda Azerbaycan’ın ve Azerbaycanlı kardeşlerimizin muzaffer çıkacağına da eminiz.  Rabbim şehitlerimize rahmet eylesin. Geride kalanlara sabırlar versin” ifadesini kullandı.

"BU ZAFER BİZİM HEPİMİZİN ZAFERİDİR"
Azerbaycan'ın Ankara Büyükelçisi Hazar İbrahim ise YTB ve Türkiye'nin, bir millet iki devletin ne olduğunu göstererek yanlarında olduğunu söyledi. Bugünkü Azerbaycan'ın geçmişteki Azerbaycan olmadığını vurgulayan İbrahim, “Bugün sizler varsınız. Bugün sizlerde bu imkanlar, bugün güçlü devletimiz var. Bugün güçlü devlet başkanımız var. Bugün güçlü ekonomimiz var. Bugün en önemlisi güçlü ordumuz var" dedi. 
"Bizim şanlı ordumuz ilerliyor. Artık zaferlerimiz çok yakındır." diyen İbrahim, şunları kaydetti: "Burada sizin bir kardeşiniz var. Biz hepimiz biriz. Biz kardeş devletleriz. Bu zafer bizim hepimizin zaferidir. Bugün bana bu şans nasip oldu ki kardeş Türkiye'de bir büyükelçi olarak kendi görevimi yapıyorum. Bizim bayrağımız yalnız 3 renkli bayrak değil, bu al sancak da bizim bayrağımızdır. Biz onları birlikte her yerde dalgalandıracağız." 

"ANKARA ÜNİVERSİTESİ OLARAK DAİMA AZERBAYCAN'IN ARKASINDA OLACAĞIZ"
Ankara Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ünüvar ise Türkiye ile Azerbaycan'ın kaderinin birbirine çok benzediğine dikkati çekerek, “1915'te olmamış bir soykırım üzerinden Türkiye'yi mahkum etmeye çalışanlar, Karabağ'daki, Hocalı'daki soykırımda henüz kanlar kurumamışken onu görmeme ve duymama eğilimindedir” ifadesini kullandı.
Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Minsk Grubunun Ermenistan-Azerbaycan arasındaki Dağlık Karabağ sorunundaki etkisizliğini eleştiren Ünüvar, “Minsk grubu havanda su dövüyor" diye konuştu. 
Ünüvar, Azerbaycan’ın son yıllardaki gelişimine işaret ederek, “Bugün Azerbaycan eski Azerbaycan değil. Milli geliri arttı. Petrolünü, doğal gazını kendi çıkartıyor. Milli geliri sürekli artıyor. Azerbaycan geliştikçe Batı dünyasındaki Azerbaycan'a ve Türkiye'ye olan birtakım hasmane tutumlar devreye giriyor” değerlendirmesinde bulundu.

“DOĞDUĞUM TOPRAKLARDA BÜYÜYEMEDİM”
Programda söz alan YTB’nin Türkiye Bursları programı kapsamında Hacettepe Üniversitesi Türk Dili Ana Bilim dalında doktora öğrencisi olan Azerbaycanlı Buta Baghirova da kendisinin Karabağ'da doğmuş olan ancak doğduğu topraklarda büyüyemeyen on binlerce Azerbaycan gencinden biri olduğunu söyledi.
Karabağ'ın işgalini anlatan Baghirova, “Ben Karabağ'da doğmuş ama doğduğu topraklarda büyüyemeyen on binlerce Azerbaycan gencinden biriyim. Ermenistan'ın şu ana kadarki tavrı bu saldırıların devam edeceğini göstermektedir. Bizim davamız hak davasıdır. Biz kendi topraklarımızı geri almak ve toprak bütünlüğümüzü sağlamak istiyoruz. Elbette bu savaşta yalnız olmadığımızı biliyoruz” diye konuştu.