Diğer Habeler
Giriş Tarihi : 28-05-2021 18:26   Güncelleme : 28-05-2021 18:26

YTB Başkanı Eren: Irkçılık zehrine boyun eğmeyeceğiz

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdullah Eren, “Dünyanın dört bir yanındaki Türk diasporasının, yaşadıkları ülke toplumlarıyla kurduğu kardeşlik bağının ırkçılık zehrine boyun eğmeyeceğini bir kez daha vurgulamak istiyoruz” dedi.

YTB Başkanı Eren: Irkçılık zehrine boyun eğmeyeceğiz

Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı (YTB), Almanya’nın Kuzey Ren-Vestfalya Eyaleti’nde bulunan Solingen kentinde 29 Mayıs 1993 tarihinde Genç ailesinin ''Untere Werner'' adlı sokaktaki evinin aşırı sağcı kişilerce kundaklanmasının ardından yaşanan facianın yıl dönümünde bir dizi anma etkinliği düzenliyor. YTB, aynı aileye mensup ve dördü çocuk beş Türk kökenli vatandaşın hayatını kaybettiği faciayı anmak ve Solingen Faciası özelinde Avrupa'da Türk vatandaşlarına yönelik saldırı ve hak ihlallerine karşı kamuoyu farkındalığı oluşturmak amacıyla Ankara Ulus Meydanı’nda bir alan oluşturdu. 29 Mayıs 2021 tarihine kadar ziyarete açık olacak alanda vatandaşlar saldırıya hedef olan Genç ailesinin evinin bir benzerini ziyaret ederek düşüncelerini ziyaretçi defterine aktarabiliyor. YTB Başkanı Abdullah Eren ise hazırlanan alanda bir basın açıklaması yaptı.

Başkan Eren 28 yıl önce yürekleri dağlayan elim olayın yıl dönümü vesilesiyle bir araya gelindiğine dikkat çekerek, 29 Mayıs 1993 tarihinde Almanya’nın Solingen şehrinde yaşanan neo-Nazi ırkçı kundaklama saldırısında aynı aileden 4’ü çocuk yaşta, 5 insanımızın hayatını kaybettiğini hatırlattı. Eren, kundaklama saldırısında Genç ailesinden hayatını kaybeden, 4 ve 9 yaşlarındaki Saima ve Hülya Genç’i, 12 yaşındaki Gülüstan Öztürk ile Hatice Genç ve Gürsün İnce’yi rahmetle andıklarını kaydetti.

GENÇ AİLESİ ALMANYA’DA MERHAMET SEMBOLÜ HALİNE GELDİ

Başkan Eren, saldırıda 2 torunu, 2 kızı ve Türkiye’den Almanya’ya tatile gelen yeğenini kaybeden Mevlüde Genç ile Durmuş Genç’in, 28 yıldır yüreklerinde evlat acısı taşırken, gösterdikleri sağduyu, hoşgörü ve bağışlayıcılıkla Almanya’da bir merhamet sembolü haline geldiklerinin altını çizdi. Mevlüde Genç’in ise olayın hemen ardından “hepimizi Allah yarattı, sevgi insanı yaşatır, nefretse öldürür, birbirimize sevgiyle bakalım” direyerek yüce gönüllüğü ile tüm insanlığa ilham kaynağı olduğunu belirtti. Yaşadığı tüm olaylara rağmen Mevlüde Genç’in kin tutmadığını söyleyen Başkan Eren, Türk ve Alman toplumu arasında birlik vurgusu yapan Mevlüde Genç’in, layık görüldüğü sayısız liyakat nişanı ve ödülün yanında Almanya’da bugün sevgi elçisi olarak kabul edildiğini bildirdi.

VATANDAŞLARIMIZ YAŞADIKLARI ÜLKELERİN VAZGEÇİLMEZ PARÇASI

Başkan Eren, anavatan toprakları dışında kendilerine yurt edinen Türk vatandaşlarının, 60 yıllık diaspora geçmişi boyunca, sadece çalışkanlığı ve alın teriyle değil, milletimizin latif ahlakı, diğerkâmlığı ve hamiyetperverliğiyle yaşadıkları ülkelerin vazgeçilmez bir parçası haline geldiğine de dikkat çekti.

Mevlüde Genç’in affetmeyi bilen, yüce gönüllü ve onurlu duruşundan ilham aldıklarını ifade eden Başkan Eren, dünyanın dört bir yanındaki Türk diasporasının, yaşadıkları ülke toplumlarıyla kurduğu kardeşlik bağının ırkçılık zehrine boyun eğmeyeceğini bir kez daha vurguladı.

SOLİNGEN FACİASI SON OLMADI

1993 Solingen ırkçı kundaklama saldırısının, yurt dışında yaşayan vatandaşlar için etkileri uzun yıllar devam eden büyük bir travmaya sebep olduğunu dile getiren Başkan Eren, benzer bir saldırı tehdidiyle uzun yıllar geceleri Türk mahallelerinde nöbet tutulduğunu, kapı zillerinden Türkçe isimlerin silindiğini ve balkonlarda da su bulundurulduğunu hatırlattı. Başkan Eren, saldırının yaşadıkları ülkelerle uyum içerisinde varlık gösteren vatandaşların bu ülkelere duydukları aidiyet hissini derinden zedelediğini aktardı ve 1988 Schwandorf, 1992 Mölln kundaklamalarının ardından yaşanan Solingen faciasının, vatandaşları hedef alan son saldırı olarak kalmadığını da sözlerine ekledi.

IRKÇI SALDIRILARDA 213 VATANDAŞ HAYATINI KAYBETTİ

2000-2006 yılında aşırı sağ NSU Terör örgütünün işlediği cinayetlerde 8 vatandaşın hayatını kaybettiğini ifade eden Başkan Eren, en son geçtiğimiz yıl ise Hanau’da 4 vatandaşın vefatıyla sonuçlanan ırkçı bir saldırı yaşandığının altını çizdi. Almanya’da günümüze kadar ırkçı saldırılarda hayatını kaybedenlerin bilançosunun toplam 213 kişiye ulaştığını belirtti.

Almanya Federal Meclis kayıtlarındaki saldırı istatistiklerini paylaşan Başkan Eren, geçtiğimiz yıl 900’ün üzerinde İslam karşıtı suç işlendiği bilgisini verdi. Alman İçişleri Bakanlığı verilerine göre ise 2020 yılında her gün en az iki İslam düşmanı saldırı yaşandığını söyledi. Başkan Eren, YTB olarak hazırladıkları raporda ise yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarına yönelik saldırı niteliğinde 381 vaka kayda geçtiğini bildirdi. Bunların arasından da 205’inin Almanya’da raporlandığını söyledi.

Öte yandan, Federal Göç ve Sığınmacılar Dairesinin Nisan ayında yayınladığı rapora da işaret eden Başkan Eren, rapora göre bugün Almanya’da her 3 başörtülü Müslüman kadından birinin ayrımcılığa uğrayacağı korkusuyla yaşadığını sözlerine ekledi. Yine Alman Federal Ayrımcılıkla Mücadele Dairesi raporuna göre ırkçılık kaynaklı ayrımcılık vakalarında geçtiğimiz yıl, 2019 yılına göre yüzde 79’luk artış gözlendiğini dile getirdi.

AŞIRI SAĞ İLE MÜCADELE KAPSAMINDAKİ TEDBİRLER ARTTIRILMALI

Rakamların yanında yaşayan travmaların çok daha büyük boyutta olduğunu ifade eden Başkan Eren, şunları kaydetti: “Bu anlamda Alman tarafının da konunun vahametinin farkında olduğunu görüyor ve aşırı sağ ile mücadele kapsamında aldığı önlemlerin kapsamının genişletilerek etkinliğinin arttırılması girişimlerini önemsiyoruz. YTB olarak yürüttüğümüz farkındalık çalışmalarının amacının acıları konuşmak ve taze tutmak değil, bir daha yaşanmaması için gerekli önlemlerin alınmasını teşvik etmek olarak görüyoruz. Bu vesileyle Solingen Yangını’nın yıl dönümünde, kundaklanan binanın saldırıdan önce tıpkı 29 Mayıs günü gece saat 01.00’deki haliyle canlandırıldığı bu anma etkinliğinde bir daha asla yüreklerimiz yanmasın diyerek, 60 yıllık birlikteliğimizin ırkçılık zehrine boyun eğmeyeceğini hatırlatmak istiyoruz.”