Kilim Gazetesi
HV
03 ARALIK Cumartesi 14:43
Advert

Türkiye’nin Otomobili Togg: “Teneke Ligi”'nde Sona Gelindi

Togg akıllı bir cihaz olarak tasarlanmış, yazılım tarafı güçlü, son teknolojileri fonksiyonel anlamda içinde barındıran, teknoloji harikası bir proje olarak karşımıza çıkıyor. Bir arabanın en baştan beri yazılım tanımlı projelendirilmesi, elektrik-elektronik mimarisine uygun tasarlanması ve üretimi, mevcut bir otomobilin yazılım tanımlı hale dönüştürülmesinden çok daha büyük avantajlar sağlamaktadır.

İş dünyası
Giriş Tarihi : 17-11-2022 23:51   Güncelleme : 17-11-2022 23:53
Türkiye’nin Otomobili Togg: “Teneke Ligi”'nde Sona Gelindi

Aydın Enes Seydanlıoğlu / Bilgisayar ve Elektronik Mühendisi -Yazar

Fabrika inşaatı nihayet tamamlanan Türkiye’nin Otomobili Girişim Grubu (Togg) 29 Ekim 2022 tarihinde üretim bandından “Anadolu Kırmızısı” rengiyle indi. Türkiye’nin otomotiv sektöründe gerçekleştirdiği bu yerli ve milli üretimin akabinde bu sektörden olan veya olmayan birçok isim konu hakkında övgüler dizdi veya eleştiride bulundu. Bu konu ile ilgili dünyanın önde gelen otomobil üreticileri ve tedarikçilerinde uzun yıllar sorumluluk almış biri olarak kendi kanaatlerimi paylaşmam gerektiğini düşündüm.

Audi’nin teknolojiden sorumlu eski direktörü Peter Mertens, otomobil endüstrisindeki dönüşümü ve ilerlemeyi; klasik içten yanmalı motorlu arabalardan, elektrikli otomobillere geçişe atıf yaparak Teneke Ligini Aşabilmek (Aufstieg aus der Blechliga) isimli kitabında incelemiştir. Sürdürülebilirlik, dijitalleşme, elektromobilite ve yeni tedarik zinciri anlayışı gibi birçok önemli detayın incelendiği kitap, Alman otomobil endüstrisinin gelecek perspektiflerine dair önemli mülahazaları ihtiva ediyor. Otomobil sektöründeki dönüşüm bizlere artık büyük atılımlardan kaçış olmadığını ve bu sektörde kartların yeniden karıldığını göstermektedir.

 

Yeni Nesil Otomobilde Yazılım Donanımın Önüne Geçti

Klasik otomobil üreticileri, otomobilin akıllı kentlerde ağ bağlantılı, elektrikli ve otonom bir dijital ekosistemi destekleyebileceği konusunda uzunca bir süre tereddüt etti. Fakat artık Togg gibi yeni nesil otomobillerin mekanik olarak basit, yazılım yönüyle oldukça kompleks ve otomobil üreticilerine çok da tanıdık gelmeyen ancak diğer küresel aktörlerin yakından bildiği, değer zincirinin en önemli halkası olabilecek, kullanıcıya odaklanmış bir cihaz olarak sürekliliğini devam ettireceği anlaşıldı. Büyük otomobil üreticileri, pahalı fabrikaları, yetkin mühendisleri, kurdukları yüzlerce denetim mekanizması, karmaşık pazarlama kampanyaları, devasa satış ofisleri ve satış sonrası hizmet ağlarıyla kendilerini uzun bir süre yenilmez olarak gördüler. Fakat son dönemeçte otomobil sektöründe tektonik bir kayma ortaya çıktı. Sektörde artık ağırlık noktası motor yetkinliği, aracın mükemmel boyutları, sayısız hassas kaynaklı parça ve bayi ağı olmaktan çıktı.

Elektrikli otomobillerin çalışma mantığı farklıdır; çekirdekte tek bir merkezi bilgisayar, altında pil bulunan bir şasi, önde bir ekran ve aracın gövdesi dikkat çekmektedir. Otomobilin bu şekilde donanım tabanlı bir üründen, tekerlekler üzerinde yazılım merkezli bir elektronik cihaza dönüşümünün sonucu olarak özellikleri ve işlevlerinin yazılım aracılığıyla daha da etkinleştirilmesi, yazılım tanımlı araç (software-defined vehicle) ifadesiyle açıklanmaktadır. Günümüz yeni nesil motorlu otomobiller, yüzden fazla elektronik kontrol ünitesi (ECU), büyüyen bir dizi sensor, kamera, radar ve ışık algılama cihazı arasında dağıtılan 150 milyon satıra kadar yazılım koduna sahiptir. Aynı zamanda elektrifikasyon, otomasyon ve bağlanabilirlik gibi trendler dolayısıyla müşteri beklentileri yeniden şekillenmekte ve üreticiler bu sorunları çözmek için giderek daha fazla yazılıma yönelmektedir.

 

Bir Teknoloji Harikası ile Karşı Karşıyayız

Düne kadar araç üreticileri beygir gücü ve tork gibi mekanik özelliklerle rakiplerine meydan okurken, günümüzde artık otomobil kullanıcılarının sürücü yardım özellikleri, bilgi-eğlence yenilikleri ve akıllı bağlantı çözümleri gibi yazılım tarafından desteklenen özelliklere ilgileri giderek artıyor. Sürücü yardımı özellikleri yarı otonom sürüşe ve tam otonom sürüşe doğru dönüştükçe, yazılıma olan ihtiyaç da hissedilir hale geldi. Tüketicilerin bilgi-eğlence sistemlerinden beklentilerinin artması, otomobilin yönetmesi gereken dijital içerik oranını da yukarı çekiyor. Arabalar, buluta ve buluttan büyük miktarda veri ileten nesnelerin internetinin bir parçası haline geldikçe, tüm bu verileri işlemek, yönetmek ve dağıtmak noktasında yazılım en öncelikli role sahip olacaktır. Bu mülahazalar çerçevesinde ülkemizde de yakın zamanda Togg tarafından tanıtılan elektrikli otomobiller, aslında zamanın ruhuna uygun proje olarak değerlendirilebilir.

Togg akıllı bir cihaz olarak tasarlanmış, yazılım tarafı güçlü, son teknolojileri fonksiyonel anlamda içinde barındıran, teknoloji harikası (state of the art) bir proje olarak karşımıza çıkıyor. Otomobilde fark yaratan özelliklerin yazılım merkezli olduğu düşünüldüğünde Togg için büyük fırsatlar da ortaya çıkıyor. Bir arabanın en baştan beri yazılım tanımlı projelendirilmesi, elektrik-elektronik mimarisine uygun tasarlanması ve üretimi, mevcut bir otomobilin yazılım tanımlı hale dönüştürülmesinden çok daha büyük avantajlar sağlamaktadır.

 

Yerlilik Tartışması İş Bilmezliğin Tezahürü

Togg’un görücüye çıkartılmasının ardından yüzde yüz yerli olmadığı şeklinde yapılan eleştiriler hiç kuşkusuz otomobil üretim sürecine yönelik bilgi eksikliğinden kaynaklanmaktadır. Otomobil üretimi belirli bir tedarik zinciri içerisinde gerçekleşir ki, arabanın her bileşeninin yerli olması ne ekonomik bir fayda sağlar ne de bir zorunluluktur. Bugün gelişmiş ülkelerde birçok klasik otomobil üreticisi ürettikleri cihazların bileşenlerini farklı ülkelerden tedarik etmektedirler. Dolayısıyla burada önemli olan aracın fikri mülkiyet hakkının nerede olduğudur. Birtakım muhalif hezeyanlarla Togg’un ne kadarının yerli olduğunu sorgulamak yersiz ve gereksiz tartışmalardır. Tesla’nın Berlin’de fabrika kurduğu, BOSCH’un Çin’de ortak Ar-Ge yerleşkelerini faaliyete geçirdiği, otomobil üreticilerinin Microsoft, Apple, Google ve Amazon gibi şirketlerle iş birliğine gittiği sınırsız platformda Türkiye’nin elektrikli otomobil yarışına kendi markasıyla katılmasını eleştirmek ve çağının hiç de gerisinde kalmayan Togg’u verimsiz tartışmaların gölgesinde bırakmak, iş bilmezliğin göstergesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Togg’un uluslararası arenada rekabet gücü ve pozisyonu noktasında bir öngörüde bulunmak için henüz çok erken olsa da Türkiye’nin bu ve benzeri projeler dolayısıyla küresel teknolojik dönüşümü ıskalamayacağına kesin gözüyle bakılabilir. Bu teknolojinin Türkiye’de ilk defa denenmesinden dolayı yolun başında olunduğu düşünülsede, dünya konjonktüründe daha yeni başlamış bir yarışta Türkiye’nin güncel teknolojilerin gerisinde kalmadığını söyleyebiliriz.

 

Kaynak: https://www.yenisafak.com/

Nihat SalmanNihat Salman

YORUMLAR