Kilim Gazetesi
HV
25 HAZİRAN Cumartesi 14:33
Advert

Sıfır Almancayla Geldi, Alman Eyalet Eğitim Danışmanı Oldu

Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve yolu Almanya’ya çıkan Ali Gülbahar, bir kelime bile Almanca bilmediği ülkede azimle çalışmasının karşılığı olarak Eyalet Eğitim Danışmanlığına kadar yükseldi.

Diğer Habeler
Giriş Tarihi : 02-06-2022 23:28   Güncelleme : 02-06-2022 23:48
Sıfır Almancayla Geldi, Alman Eyalet Eğitim Danışmanı Oldu

Sıfır Almancayla Geldi, Alman Eyalet Eğitim Danışmanı Oldu

Bundan yaklaşık 60 yıl önce 30 Ekim 1961 tarihinde, Batı Almanya'nın o zamanki başkenti Bonn’da imzalanan ''İşgücü Alımı Anlaşması'' ile ilk etapta 2 bin 500 Türk vatandaşı memleketlerini bırakıp Almanya'ya göç etti. Aradan geçen süreçte ise Almanya'da siyasetten ekonomiye, kültürden spora toplumun her alanında varlıklarını sürdüren Türk vatandaşları 3,5 milyon aşkın nüfusu ile bugün dördüncü nesle ulaşmış durumda. Bu ay göç hikayelerinin konuğu; Ali Gülbahar.

Yoksul bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelen ve yolu Almanya’ya çıkan Ali Gülbahar, bir kelime bile Almanca bilmediği ülkede azimle çalışmasının karşılığı olarak Eyalet Eğitim Danışmanlığına kadar yükseldi.

Üç Ağalı, 30 Haneli Mezradan Almanya’ya Yolculuk

Türkiye’nin kozmopolit bir şehri olan Hatay’da 1953 yılında doğan 13 kardeşli Gülbahar, Antakya’ya bağlı 30 haneli bir mezra olan Meydancık Köyü’nde çocukluk yıllarını geçirdi. Küçücük köylerinde, “Ömer, İsmet ve Nedim” adında üç tane ağanın olduğunu belirten Gülbahar, 1963 yılında mezralarına okul açıldığını, aralık ayında doğduğu için okula mecburen gönderildiğini, eylülde doğmuş olsaydı okula gidemeyeceğini söyledi.

Ağa Okutmak İstemedi, Şehre Gidip Okudu

Oldukça yoksul bir ailenin 13 çocuğundan biri olduğunu yineleyen Gülbahar, 13 kardeşinin sadece 9 tanesinin hayata tutunabildiğini dile getirdi. Köyün ağalarının 15 yaşında bitirdiği ilk okuldan sonra okumasına karşı çıkması ve annesinin de bu nedenle okutmak istemeği Gülbahar, “9 çocuklu bir aileydik. Elektrik, su yoktu. Ağanın baskısıyla annem da karşı geldi okumama. Babam karışmadı. Amcama gittim. Antakya’da yaşıyordu. Beni bir yıl okuttu. Varlıklı bir ailenin çocuklarına ek ders vererek harçlığımı çıkarıyordum. Sonra o aile beni de evlerine aldı ama o da sadece bir yıl sürdü,” dedi.

Mücadele Dolu Bir Eğitim Hayatı

Orta 3’te geçimini sağlayabilmek için lokantalarda bulaşıkçılık ve yardımcılık yaparak ortaokulu bitirdiğinde 18 yaşına girdiğini bildiren Gülbahar, hem ağır işlerde çalışıp hem derslerine çalışarak Yatılı Öğretmen Okulu sınavını birincilikle kazandığını açıkladı.

Eğitimine destek vermeyen anne ve babasına dargın olduğu için başarısını kendilerine duyurmadığını dile getiren Gülbahar, “Öğretmen okuluna kazanınca köy adresimi vermiştim. Okul müdürleri o dönem takdirnameleri ailelere gönderiyorlardı. Babama takdirnameyi veriyor fabrika müdürü, sevinçle ağlamış babam. 1975’ de uzman Matematik öğretmeni oldum,” diye konuştu.

İlk Maaşımı Anneme Verdim


İdealist bir öğretmen olarak ilk tayin yerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olmasını istediğini ancak ülke dışı olarak kabul edilen Kıbrıs’a tayin edilmediğini belirten Gülbahar, istediği Hakkari tayininin de yer olmadığı gerekçesi ile reddedilmesi üzerine Hatay’a tayininin çıktığı bilgisini verdi. İlk maaşını annesine verdiğini ifade eden Gülbahar, öğretmen maaşlarının o dönemde çok az olması nedeniyle evlenmek istemesine rağmen evlenemediğini kaydetti.

Daha sonra ODTÜ’yü kazandığı 1975 yılında Ankara’ya yerleştiğini, üniversite tahsili boyunca hem okuyup hem çalışmaya devam ettiğini dile getiren Gülbahar, siyasi olayların artması üzerine eğitimini yarıda kesip 8 Ağustos 1977’de Almanya’ya gittiğini söyledi.

Tek Kelime Almanca Bilmiyordu


Okuduğu bir ilandan Türkiye Stuttgart Başkonsolosluğu’nun öğretmen aradığını öğrenen Gülbahar, girdiği mülakattın sonunda 18 ekim 1977 Crailsheim’in ilk öğretmeni olarak göreve başladı. Ancak 6 ay sonra Şeyh Şamil halk oyunları oynattığı ve ülkücü olduğu gerekçesi ile nisan ayında öğretmenlikten atıldığını bildiren Gülhabar, “Yeniden sınav oldu yeniden girdim, 4-5 ay sonra yine bu sefer solcuyum diye beni attılar. Yeniden sınav açtılar. Yine kazanmıştım 1. Aralık 1978’den itibaren görev yaptım artık, siyasi bir sıkıntı yaşamadım,” dedi.

30 Yıllık Öğretmenliği Sonlandırıldı

Türkiye Stuttgart Başkonsolosluğu’nun Eğitim Ataşeliğinde 1983’den 2007’ye kadar Merkez Koordinatör olarak görev yaptığı bilgisini veren Gülbahar, dönemim başkonsolosu ve eğitim ataşesi tarafından “anlaşılamaz sebeplerden dolayı 11 öğretmenle birlikte beni de atmışlardı,” diyerek 30 yıllık öğretmenliğinin sonlandırıldığını kaydetti.

Alman Eyalet Bakanlığı Eğitim Danışmanı Oldu

Asla pes etmeyen Gülbahar, Alman Eyalet Eğitim Müdürlüğünde kendisini eski işine göre 2,5 kat fazla maaşla işe aldıklarını belirterek, zamanla terfi edip Eyalet nezdinde bakanlığın Eğitim Danışmanlığına getirildiğini ifade etti.

Daha sonraki yıllarda göreve gelen Türkiye Stuttgart Başkonsolosu Ümit Yardım’la birlikte güzel ve yararlı işler yaptığını dile getiren Gülbahar, “Hepsinden Allah razı olsun, çok iyi yararlı işler yaptım.
25 taktir ve teşekkür aldım. Abi-Abla projesiyle çok işler yaptık. Behindet Schule ismini değiştirmek için iki sene uğraştım ve ismini Fördern Schule yaptım. Bakanlık olarak 1989 Sonderchule’ye giden çocuklarımızın sayısını azaltmak için çok uğraştık,” şeklinde konuştu.

Almanya’daki İlk Öğrendiği Kelime “Ausfahrt”

Almanya’da ilk öğrendiği kelimenin “Ausfahrt/Çıkış” olduğunu söyleyen Gülbahar, “İlk kelimem Ausfahrt. Mahmut amca şoförümüze ne kadar büyük şehir Ausfahrth, her tabelada ismi var,” dediğini aktardı.

Sosyal faaliyetler çerçevesinde Türkleri farklı ülkelere, Almanları ise hep Türkiye’ye götürdüğünü bildiren Gülbahar, eğitim konusunda elinden geldiğince herkese yardımcı olduğunu kaydetti.

Türkiye Stuttgart Başkonsolosluğu’nun eski Çalışma ve Sosyal Güvenlik Ataşesi Ayşe Günaydın’ın, “Keşke Ali Gülbahar’la daha çok çalışma imkânım olsaydı. Son bir yılda Ali Gülbahar’la çok başarılı işler yaptık,” dediğini aktaran Gülbahar, “Yaptığımız Alman okul müdürleriyle tanışma ve kaynaşma geceleri çok yararlar sağladı. Kardeş okullar projesi ve gençlik değişim projeleri yaptım. İslam Din Dersinin Türkçe verilmesi için çok uğraştım ama başarılı olamadık,” dedi.

Eğitimci Gülbahar, Türkçe, Almanca, Arapça ve biraz da İngilizce biliyor.

 

Kudret AltındağKudret Altındağ

YORUMLAR