Siyaset
Giriş Tarihi : 06-09-2020 22:43   Güncelleme : 06-09-2020 22:51

NSU'nun ilk kurbanı Enver Şimşek anıldı

Oğul Abdulkerim Şimşek: Bu devlete güvenimiz kalmadı

NSU'nun ilk kurbanı Enver Şimşek anıldı

NSU terör çetesinin ilk kurbanı Enver Şimşek, 5 Eylül 2000’de çiçek satarken vurulduğu yerde anıldı. Anmaya Enver Şimşek’in oğlu ile birlikte yaklaşık 300 ırkçı karşıtı katıldı. Babası öldüğünde 13 yaşında olan Abdulkerim Şimşek anmada yaptığı konuşmada “11 yıl boyuncu biz şüpheli olarak görüldük, takip edildik, dinlendik ve sorgulandık. Hani tamamen olay aydınlatılacaktı. Bu devlete güvenimiz kalmadı” dedi.

NSU terör çetesinin ilk kurbanı Enver Şimşek ölümünün 20. yılında da unutulmadı. Ağırlıklı olarak Almanlardan oluşan yaklaşık 300 kadar ırkçı karşıtı Enver Şimşek’in vurulduğu yerde düzenlenen anmaya katıldı. 5 Eylül 2000’de Nürnberg’de NSU terör çetesi üyesi Uwe Bönhardt ve Uwe Mundlos’un katlettiği Enver Şimşek, NSU’nun 10 kurbanından ilkiydi. Böhnhardt ve Mundlos 38 yaşındaki Şimşek’i vurarak seri cinayetlerine başlamıştı.

Şimşek’in anmasına oğlu Abdulkerim Şimşek ve ailenin avukatı Seda Başay Yıldız da katıldı. Anmayı ‘Nürnbergli Nazileri Durdur’ adlı inisiyatifi düzenledi. Babasının 20. yıl anmasında bir konuşma yapan 33 yaşındaki Abdulkerim Şimşek, babasının katil zanlısı olarak 11 yıl boyunca polisin kendilerinden şüphelendiğini hatırlattı.

Abdulkerim Şimşek “11 yıl boyuncu biz şüpheli olarak görüldük, takip edildik, dinlendik ve sorgulandık. Babam çok iyi bir babaydı ve harika bir eşti. Polis uzun yıllar babamın uyuşturucu satıcısı olduğunu düşündü ve bizi takibe aldı. Korkuyla büyüdüm. Babama çok ihtiyaç duyduğum anlar oldu. Bu nefret nereden geliyor. Babam sadece çiçek satmak istiyordu. Beş yıl süren NSU davası da benim için hayal kırıklığı oldu. Cinayetlerin tüm ayrıntılarıyla ortaya çıkarılacağı sözü verilmişti. Hani olaylar tamamen aydınlatılacaktı. Bizim bu devlete artık güvenimiz kalmadı” dedi. Anmayı düzenleyen inisiyatif sözcülerinden Stephan Doll ise NSU’dan sonra da ırkçı terör saldırıların devam ettiğini hatırlatarak “Gerçekte ırkçı cinayetler devam etti. Halle’de ve Hanau’da ırkçı cinayetler işlendiği gibi Kassel Bölge Valisi de ırkçı cinayete kurban gitti. Artık yapılması gereken ırkçı örgütlenmeyi yok etmektir” dedi.

DEVLET KURBAN YAKINLARININ HAYSİYETİNİ KORUMADI
NSU davasında Şimşek ailesinin avukatı olarak duruşmalara katılan ve son iki yıldır da NSU 2.0 adlı ırkçı terör örgütünden tehdit mektupları alan Seda Başay Yıldız ise konuşmasında Alman devletini sert bir dille eleştirdi. Başay Yıldız, devletin kurbanların yakınlarının haysiyetini korumadığını belirtti. Avukat “Şimşek’in ölümünden sadece iki gün sonra aile polis tarafından takip edilip dinlenmiş, arkadaşlarına Enver Şimşek’in eşi Adile Şimşek’in cenazede ne kadar uzun süre ağladığı sorulmuş. Adile Şimşek’in hastanede yaşam mücadelesi veren kocasının yanına gitmesine izin verilmemiş. Çünkü Adile Şimşek Nürnberg polisince ifadeye çağrılmış. Kendisine orada bir kadının fotoğrafı gösterilerek Enver Şimşek’in o kadınla sözde ilişkisi olduğu söylenmiş. Yalan olduğu halde polis orada Şimşek’in başka bir kadınla ilişkisini anlatmış” dedi.

10 CİNAYET İŞLENDİ
Enver Şimşek’in 5 Eylül 2000’de öldürülmesiyle başlayan seri cinayetler 2007 yılına kadar sürdü. NSU terör çete kurucuları Uwe Mundlos ve Uwe Böhnhardt, yedi yıl içinde sekizi Türk, biri Yunan ve bir de polis memuru olmak üzere 10 kişiyi katlettiler. 14 banka soygunu gerçekleştirdiler. Köln’de bir kez İranlı bir kişiye ait bakkalda ve Türk esnafının yoğun olduğu Keup Caddesi’nde iki kez de bomba patlattılar. Onlarca kişinin yaralanmasına yol açtılar. Tüm bu cinayetler işlenirken ve saldırılar olurken soruşturmayı yürüten polisler, kurban yakınlarından ve ailelerinden şüphelendi. Soruşturmayı mafya ve uyuşturucu bağlantısı olduğundan yola çıkarak yürüten polis, 2011 yılına kadar ırkçı saldırı ihtimalini hiç göz önünde tutmadı. 4 Kasım 2011’de Mundlos ve Böhnhardt Eisenach kentinde banka soygunu sonrasında yakalanacaklarını anlayınca intihar etmiş ve içinde bulundukları karavanı da ateşe vermişti. Aynı saatlerde terör çetesinin yaşayan tek üyesi Beate Zschaepe de Zwickau’daki hücre evini havaya uçurmuştu. Bu tarihte tüm cinyetlerin sorumlusunun ırkçılar olduğu ortaya çıkmıştı. Günler sonra teslim olan Zschaepe ve terör çetesine yardım ve yataklık yapan dört kişi Münih’te beş yıl süren NSU Davası’nda yargılanmıştı. Davanın bir numaralı sanığı Zschaepe ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezası almıştı. Diğer sanıklar ise farklı farklı hapis cezalarına çarptırılmıştı. (Hürriyet Avrupa)