Kültür-Sanat
Giriş Tarihi : 15-10-2021 10:17   Güncelleme : 15-10-2021 10:19

ÂLEM O’NA MUHTAÇ

ATİB Genel Başkanı Durmuş Yıldırım’ın Mevlid Kandili Mesajı

ÂLEM O’NA MUHTAÇ

Avrupa Türk-İslam Kültür Dernekleri Birliği (ATİB) Genel Başkanı Sayın Durmuş Yıldırım, Mevlid Kandili münasebetiyle bir mesaj yayımlayarak bütün İslâm Âleminin Kandilini tebrik etti.

17 Ekim Pazar gününü Pazartesi’ye bağlayan gece, âlemlere rahmet, şahit, müjdeci ve uyarıcı olarak gönderilen Sevgili Peygamber Hz. Muhammed (S.A.V.) efendimizin dünyayı teşriflerinin yani Mevlid Kandili olarak adlandırılan ve idrak edilen bir geceye daha ulaşmış, kavuşmuş olacağız inşallah.
Bu çerçevede ATİB olarak yıllardır bu anlamlı geceyi, “Alem O’na Muhtaç” adı altında yaptığımız etkinliklerle O’nu anlamaya ve anlatmaya çalıştık. Bu sene de aynı minvalde proğramlar düzenleyerek O’nu anmaktan ziyade anlamaya, tanımaya ve örnek hayatını anlatmaya gayret edeceğiz. Çünkü, dünya ve ahiretteki saadetimizi O’na borçluyuz. Yüce ve kutlu nizâmı bize getiren, öğreten ve uygulayarak gösteren O’dur. Bizlere bütün hâl ve hareketleri ile en güzel örnek olmuştur. Zaten yegane gayesi de (Kur’an’nın ifadesine göre) Hakk’ı, hakikatı, Allah’ın emir ve yasaklarını bildirerek örnek olmaktır.

Zira Hz. Muhammed (S.A.V.) Efendimiz, bütün insanları karanlıklardan aydınlığa kavuşturmak için şirkin hüküm sürdüğü bir dönemde tevhid inancını hâkim kılmak, bir olan Allah’a kulluğa davet etmek, İslam’ın evrensel mesajını insanlara ulaştırmak, anlatmak, örnek olmak, yaşamak ve yaşatmak için “Hâtemül-Enbiyâ” yani “Son Peygamber” olarak gönderilmiştir.

Bu açıdan bizler için onun siyerini, hayat hikâyesini, ahlâkını ve davranışlarını öğrenmek, her şeyden daha önemli, hayati bir vazife, ihtiyaç ve gerekliliktir. Gerçek bir Müslüman olabilmek için O’nu çok iyi tanımalıyız, bilmeliyiz ve onun getirdiklerine, sözlerine, sünnetlerine uymalıyız ki, iyi bir mü’min, iyi bir Müslüman ve iyi bir insan olabilelim.
İslâm öncesi, Cahiliye Dönemi’nde bir meta gibi alınıp satılan, hak ve hürriyetlerinden mahrum bırakılan kadına insanca muamele yaparak topluma kazandıran Hz. Peygamber Efendimiz, diğer taraftan insanlar arasındaki renk, ırk, asabiyet gibi Cahiliye Dönemi değer yargılarını geçersiz kılmıştır. O’nun sadece, “Arap’ın Arap olmayana, Arap olmayanın da Arap’a, beyaz’ın siyah’a,  siyah’ın da beyaz’a üstünlüğü yoktur!” meâlindeki sözü bile dün olduğu kadar bugün de insanlığı barış ve huzura götürecek tek kurtuluş yoludur.
 
İslâm, kendinden önceki hak dinlerin tamamlayıcısı olduğu kadar, Hz. Peygamber Efendimizin önderliğinde yapılan “Medine Sözleşmesi”yle, Yahudiler ve Müşrikler gibi farklı inançlara sahip toplumlarla, birlikte yaşamak adına barış antlaşması imzalanmıştır. 

Müslümanı ve gayrimüslümiyle, renk, ırk, kültür veya soy-sop ayrımcılığına düçar olmuş çağdaş toplumların buradan ders çıkarmaları ümidiyle, idrak edeceğimiz Mevlid Kandili’nin bütün insanlığa barış, huzur ve hayırlar getirmesini Allah’tan niyaz ediyorum.

Cenab-ı Hak bizleri O’na layıkıyla ümmet eylesin. Sâlat ve Selâm O, sevgililer sevgilisi Hz. Muhammed (SAV)’in üzerine olsun. Mevlid Kandili’niz kutlu olsun!