Spor
Giriş Tarihi : 21-06-2021 11:22   Güncelleme : 22-06-2021 12:50

İnançsız ve plansız EURO 2020 maceramız

Uğur getirsin diye 2002 dünya kupasında giyindiği gri takım elbiseyi tekrar giyindi. Nitekim bu Şenol Güneş'in EURO 2020 için gösterdiği tek özveriydi.

İnançsız ve plansız EURO 2020 maceramız

Yunus Nar/Antrenör

Haftalarca süren rakip analizleri yapılmamış. Antrenmanlarda oyun planı çalışılmamış. Avrupanın dev takımlarından fizik olarak hazır dönen futbolcularımızın kamp dönemi boyunca kondisyonları korunamamış.

Taktiksel hayal kırıkları

Hollandalı oyuncu Arjen Robben bir röportajında teknik direktörü Guardiolanın kendisini gece uyandırıp taktik anattığını ifade etmişti. Macaristanın Fransa ile berabere kalabildiği, Polonyanın İspanya ile dişe diş mücadele ettiği bu turnuva bize takım içi oyun planının ne kadar önemli olduğunu tekrar gösterdi. Milli takımın ise değil bir B planı, A planı bile yoktu.

Kabus gibi Italya maçında hangi oyun sistemini oynamaya çalıştığımız hâlâ bir merak konusu. Önde alan baskısı yapmayan oyuncularımız birinci bölgeye kadar geri çekilip 90 dakika boyunca kendi ceza sahamıza hapis olmaya razı oldu. Herkesin aklında kontra ataklardan mı gol pozisyonu arayacağız sorusu vardı. Lakin bu da mümkün değildi çünkü hızlı kanat oyuncularımız kulübede oturmaktaydı. Ikinci yarı ise Şenol Güneşin aklında gerçekten hiç bir oyun planının olmadığını tüm dünya görmüş oldu. Oyun planımız olmadığı gibi milli takım tarihinin en kariyerli stoperlerine oyun kurma setleri çalıştırılmamış. Hakan ve Yusuf gibi oyuncularımıza hücum planı çizmek yerine, 90 dakika boyunca birinci bölgeye geri çekilip kendi yarı sahamızda defans yaptırılarak bitkin düşmeleri istenmiştir. Turnuvada her takımın çalışılmış oyun planı varken bizim sadece uğur getirmesi için giyilmiş gri takım elbisemiz vardı.

Yılda 3.2 milyon euro maaşın karşılığı bu mu ?

Turnuvanın en fazla kazanan 4 teknik direktöründen biri Şenol Güneş. Kenardan takımı yönettiği her dakika için 15.500 lira yani maç başı 1.4 Milyon lira kazanmakta. Galler takımı sadece bir tane hücüm planı olan bir takım. Ramsey savunma arkasına koşu yapacak Bale ise havadan gönderdiği paslar ile Ramseyi topla buluşturmaya çalışacak. Vatan millet sakarya edebiyatları ile değil, teknik ve taktik bilgi ile maçlar kazanılır. Rakibin tek hücum planını bile analiz edemeyen teknik ekibin bu ücretleri hak edecek ne yaptığı merak konusu. Teknik kapasitesi düşük, fizik olarak güçlü galler milli takımına karşı teknik oyuncularımızın varlığı en büyük silahımızdı lakin onlarda sahada değillerdi. Bir sınıfta tüm öğrencilerin notları kötü ise burda sorun öğrencilerde değil öğretmende aranır. Altin jenarasyonumuzu emanet ettiğimiz Şenol Güneş tüm takımın kötü performansından sorumlu kişidir.

Fransa, Hollanda ve Norveç maçlarında başarının sırrı, oyuncuların dev Avrupa kulüplerinden hazır bir şekilde milli maçlara gelmeleriydi.

Kamp sürecini verimli geçiremeyen teknik ekibe göz atacak olursak, yardımcı antrenörlerimizin iki tanesinin bu büyük sorumuluk gerektiren görev için yeterli öz geçmişe sahip olmadığına şahit olacaksınız. Analiz ekibimizin ise daha önce hiçbir başarı ispatlamadan bu göreve getirildikleri aşikar. Atletik Performans antrenörümüz ise bu görevi daha iyi yapabilecek yerli ve yabancı binlerce antrenörün önünde büyük bir engel.

Nitekim 3 hafta boyunca hazırladıkları takım içler acısı. Oysa bu oyuncular lig ortasında kendi kulüplerinden direkt milli maçlara geldikleri vakit çok daha iyi performans sergiliyorlar. Kısaca bizim teknik ekibimiz ne kadar az oyuncularımız ile vakit geçirir ise okadar başarılı oluyoruz. Üretemeyen Türk futbolu, üretileni ise tüketmek ile meşgul. Artık edebiyat ile değil taktik ve planlar ile ilerleyen milli takım görmek istiyoruz. Biz artık ölüm kalım maçlarına çıkıp, İsviçre karşısında olduğu gibi ölmek istemiyoruz !İnançsız ve plansız EURO 2020 maceramız Uğur getirsin diye 2002 dünya kupasında