Diğer Habeler
Giriş Tarihi : 06-10-2021 16:22   Güncelleme : 06-10-2021 16:22

Göçün 60. Yılında Sorunlar da Umutlar da Aynı

Türkiye’den başka ülkelere, özellikle de o zamanki adı ile Batı Almanya’ya işçi göçünün resmi başlangıcı olarak kabul edilen 30 Ekim 1961 yılında yüzbinlerce Türk vatandaşının yurt dışına göç macerasının üzerinden 60 yıl geçti.

Göçün 60. Yılında Sorunlar da Umutlar da Aynı

Sedat Altındağ

Türkiye’den başka ülkelere, özellikle de o zamanki adı ile Batı Almanya’ya işçi göçünün resmi başlangıcı olarak kabul edilen 30 Ekim 1961 yılında yüzbinlerce Türk vatandaşının yurt dışına göç macerasının üzerinden 60 yıl geçti.

Türkiye ile Almanya arasında imzalanan İşgücü Anlaşması’nın ardından “Misafir İşçi” olarak ülkeye gelen Türklerin sayısı şimdi yaklaşık 4 milyona dayandı. II. Dünya Savaşı’ndan harap ve yorgun olarak çıkmış Avrupa için, güçlü ve çalışkan işgücü ihtiyacına Türkiye olumlu cevap vererek, binlerce yurttaşını batıya işçi olarak göndermek üzere başvuranları batıya göndermeye başladı. Ağırlıklı olarak İstanbul Sirkeci Gar’ından Almanya olmak üzere Avrupa’ya yola çıkan Türkler, geri dönenlerle birlikte toplamda 8 milyonluk bir nüfusa ulaştı.

İlk gidenlerle, hala Avrupa’da olanların geleceğe dönük planları farklı olsa da umutlarının bir yerinde Türkiye’ye dönmek veya yılın en azından bir kısmında anavatanda hayatını devam ettirmek bulunuyor.

Geçen on yıllarda Avrupa’daki Türklerin sorunları çeşitlenirken, temel problemler değişmedi. Almanya'da ''yabancı'', Türkiye'de ''Almancı'' veya ''gurbetçi'' olan Türklerin en büyük sorunlarından birinin entegrasyon olduğu uzmanlarca dile getiriliyor.

Almanların büyük çoğunluğunun bu ülkedeki Türkiye kökenli topluma yönelik tutumu, devlet politikaları ve medyanın yaklaşımı, Türk toplumunu bir yandan kendi içine kapatırken, bir yandan da Alman toplumuna entegre olmaya isteksiz hale getirdi.

Son yıllarda iş, akademik, politik ve spor alanlarında başarılar göstermeleri neticesinde Türkler, Alman toplumu içinde görünür olmaya başlasa da nüfuslarına göre bu görünürlüğün yeterli olmadığı herkesçe kabul ediliyor.

Türk işgücü göçünün 60'ıncı yılı vesile edilerek, Türklerin varlıklarıyla, kültürel yaşamlarıyla, mutfaklarıyla gittikleri ülkelere zenginlik kattığının ısrarla vurgulanması gerektiği, uzmanlarca ifade ediliyor.

Bu çerçevede Türkiye’nin yurtdışı misyonları ve Avrupa’daki Sivil Toplum Kuruluşları, başta Alman hükümeti olmak üzere yabancı hükümetler de bir dizi etkinlik yapıyor.