Kilim Gazetesi
HV
23 MAYIS Pazartesi 13:58
Advert

Elleri öpülesi birinci Nesil

Nasibi ile gelen “hikmet sahibi” birinci nesile minnet borçluyuz.

Diğer Habeler
Giriş Tarihi : 06-04-2022 08:27
Elleri öpülesi birinci Nesil

Büyük zorluklar altında Türkiye'nin dört bir yanında yaşadıkları coğrafyayı, geçmişini, sevdiklerini geride bırakarak Almanyaya gelen bu insanlar, burada onlarca soruna rağmen ayakta kalmayı başardılar. 

Ekmeğini kazanma mücadelesi veren bu insanlarımız, yabancı bir ülkede yıllarca tüm olumsuzluklarla mücadele ettiler. En büyük sorun kültürünü, dinini bilmediği, 
örf adet gelenek ve görenekleriyle hiç uyum sağlayamadığı uzak diyarda olmalarıydı. 

Yıllarca çalıştıkları işyeri ve fabrikalarının yurtlarında tek başlarına hayata tutunmaya çalıştılar. Hem yemek çamaşır gibi kişisel ihtiyaçlarını kendi çabalarıyla gideriyor hem de bulundukları kültüre adapte olmaya çalışıyorlardı. 

Öyle büyük bir mücadeleydi ki bu,  gurbette olmalarının verdiği yalnızlık kaderine yıllarca rıza gösterdiler. 
Anne, baba, kardeş, eş ve çoçuklarından uzak ve onlardan mahrum bir hayatla bütünleşen bu insanlar, yıllarca vatan hasreti çekti. Günlük alışverişten bir ev kiralayana dek onlarca konu İçin Almanca lisanının bilinmesi gerekiyordu. Tabi buna bağlı olarak hemen bir takım sorular akla geliyordu. Neydi bu sorular? Nerede nasıl, ve ne zaman? Sorusu. O tarihlerde revaçta olan en önemli kelime ‘yok’ kelimesiydi . 

O tarihlerde ne bir Almanca Öğretmeni vardı, ne bir lisan kurs yeri ve ne de lisan öğrenecek zamanları vardı. Kısacası bu insanlar yıllarca yokluk, imkansızlık, hasret ve vatan özlemi ile mücadele etti. İşte onların bu cefa ve sefalet tohumlarıyla ekilen tarlaları bugün bütün Almanya'da yeşerip paha biçilmez bir değere yükselmiştir. Hiç şüphesiz bütün güzeliklere Allahutaala bu birinci nesil insanımızı vesile eylemiştir. Onların mücadele ve sabırlarıyla yoğurulmuş hamurun ekmeğini bugün hep birlikte yiyoruz. 

Hani Erzurumlu İbrahim  Hakkı Hazretleri'nin güzel bir sözü vardır ya; “Hak şerleri hayreyler, sanma ki, gayreyler. Arif ani seyreyler. Görelim mevlam neyler, neylerse güzel eyler".

Bugün bir çok alanda iftihar ettiğimiz cocuklarımız Almanya’yı yükselen hedefine taşırken, bir diğer taraftan da Türkiye’nin kalkınmasında önemli katkılar gösteriyor. Spor dallarında her iki ülke için hedef kovalayıp, hepimize milli gururu iftiharla yaşatıyor. Bu konuda çok sayıda örnek var. Ancak isimlerini saymak istesem onlarca sayfa yetmez.

Birinci nesil insanımızdan bugün çok azı hayatta. Bu insanlarımızın her iki toplum icinde çok özel bir yeri var. Mağduriyet, hasret ve olumsuzluklar ile mücadele ederek Alman ekonomisine katkı sağladılar. Üstelik elleri öpülesi o insanlar kazandıkları dövizi kuruşuna kadar Türkiye'ye gönderip ülkemizin bütçe açıklarına destek olmuşlardır. Böylesine büyük özveri ile başarıya ulaşan insanlarımıza bir ayrıcalık uygulanması
gerekmez mi? 

Evet gerekir. 

Peki ne olabilir bu diye düşündüm. Neden kesin dönüşlerinde binecekleri arabaları vergiden muaf olarak götüremesinler.
Veya iki ülke arasındaki uçuşlarda azami derecede devlet katkılarından yararlanmalıdırlar. Bunlar küçük ayrıntılar gibi görünse de onlara kendilerini değerli hissettirecek, kendi ülkelerinin onları sahiplenmesinden mutlu olacaklardır. Zira, bilindigi gibi uçak biletleri özellikle de sezonda fahiş fiyatlara kadar yükseliyor. Yine gerek bu insanlarımızın ve gerekse diğer birtakım insanımızın ölüm vakalarına devlet derhal harekete geçerek, bu cenazeleri sahiplenip, Türkiye‘ye taşımalıdır. Zira bugün cenazesinin vatan toprağında olmasını gönülden isteyen sayısız insanımız var. 
Bu insanların her iki ülkede son yıllarını rahat ve huzurlu bir ortamda yaşayabilmeleri konusunda da gerekli huzurevlerinin tedarik edilmesi ve bu meyanda gerekli çalışmaların da yine her iki ülke tarafından bir proje hazırlanarak hayata geçirilmesi gerekir diye düşünüyorum.

Mehmet KOCAGÖL

Nihat SalmanNihat Salman

YORUMLAR