Yaşam
Giriş Tarihi : 03-06-2021 10:18   Güncelleme : 03-06-2021 10:55

Dünya'dan bir Nazım geçti...

Nazım Hikmet 58 ölüm yıldönümünde anarken.

Dünya'dan bir Nazım geçti...

Şair aşkın tarifini sevdiceği Piraye hanımı anlatırken yapıyor. Siyasi görüşü gerekçesiyle 1925’den sonra yaşamının on yedi yılını hapishanelerde geçeren Yazarın Siirleri günümüzde hala seviliyor.

Hikmet Bey ve Celile Hanım’ın oğlu Nâzım Hikmet, 15 Ocak 1902’de Selânik’te dünyaya gelir. Babası Hikmet Bey, çeşitli illerde valilik yapmış olan Nâzım Paşa’nın oğludur. Annesi Celile hanım İlk kadın ressamlarımız arasında, sanatçı ruhlu bir kadındır.

Genç Nazım Rusya'da Komünist Üniversitesi KTUV’da ekonomi-politik öğrenimi görür. Ülkesine döndüğünde gazete ve dergilerde yazıları, şiirleri yayınlanır. Kitapları basılır. Siyasal ve entellektüel yaşamda aktif bir rol üstlenen ünlü bir şairdir. Şiirleri ders kitaplarına girer, oyunları devlet tiyatrolarında oynanır ama sık sık gözaltına alınır, yargı önüne çıkartılır. 

Nazım Hikmet artık etkileyici bir yazardır:  ''Yazılarım otuz kırk dilde basılır, Türkiye’mde Türkçemle yasak” dediği şiirleri ancak ölümünden sonra basılır ülkesinde.

Bestelenmiş siirleri sanatçıların kariyerinde önemli yer alıyor. UNESCO'nun ilan ettiği 2002 Nâzım Hikmet yılı "Şarkılarda Nâzım Hikmet" adlı bir albüm Türkiye Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı'nın katkılarıyla hazırlandı.

1951’de T.C vatandaşlığından çıkarılan Şair, 2009 tarihinde  Bakanlar Kurulu kararıyla 58 yıl sonra yeniden Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı oldu.

Nazım Hikmeti 58 ölüm yıldönümünde kendi şiirleri ile anıyoruz:

 

MEMLEKETİM

Memleketim, memleketim, memleketim,

Ne kasketim kaldı senin ora işi

Ne yollarını taşımış ayakkabım,

Son mintanın da sırtımda paralandı çoktan, şile bezindendi.

Sen şimdi yalnız saçımın akında, enfarktında yüreğimin,

Alnımın çizgilerindesin memleketim, Memleketim, Memleketim...

Nazım Hikmet

 

CEVİZ AĞACI

Başım kopuk kopuk bulut, içim dışım deniz,

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,

Budak budak, serham serham ihtiyar bir ceviz.

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,

Yapraklarım suda balık gibi kıvıl kıvıl.

Yapraklarım ipek mendil gibi tiril tiril.

Koparıver, gözlerinin gülüm, yaşını sil

Yapraklarım ellerimdir tam yüz bin elim var,

Yüz bin elle dokunurum sana, İstanbul'a.

Yapraklarım gözlerimdir, şaşarak bakarım.

Yüz bin gözle seyrederim seni, İstanbul'u.

Yüz bin yürek gibi çarpar, çarpar yapraklarım.

Ben bir ceviz ağacıyım Gülhane Parkı'nda,

Ne sen bunun farkındasın, ne polis farkında.

Nazım Hikmet

 

 

Foto:Bundesarchiv, Bild 183-14809-0004 / Sturm, Horst / CC-BY-SA 3.0