Etkinlikler
Giriş Tarihi : 01-10-2020 00:45   Güncelleme : 01-10-2020 00:50

DİTİB Genel Sekreteri Atasoy, basın mensuplarıyla bir araya geldi

Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Sekreteri Abdurrahman Atasoy, pandemi tedbirleri çerçevesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.

DİTİB Genel Sekreteri Atasoy, basın mensuplarıyla bir araya geldi

Ercüment Aydın-KÖLN
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Genel Sekreteri Abdurrahman Atasoy, pandemi tedbirleri çerçevesinde basın mensuplarıyla bir araya geldi.
Köln Genel Merkez’de basın mensuplarıyla bir araya gelen DİTİB Genel Sekreteri Abdurrahman Atasoy, Koronavirüs pandemi süreci başta olmak üzere, 3 Ekim Açık Cami Günü, cami saldırıları, Hanau saldırısı, camilerin sosyal yardım çalışmaları, DİTİB akademisi ve din görevlilerinin eğitimi ile güncel konular hakkında bilgi verdi. 
Daha önce basın mensuplarıyla bir araya gelmek istediklerini ifade eden Atasoy, pandemi nedeniyle basın toplantısı gerçekleştiremediklerini dile getirdi. Atasoy, olağanüstü şartlar altında gerçekleşen toplantıya katılımlarından dolayı basın mensuplarına teşekkür etti.

İlk toplantı Dahlem’de gerçekleştirildi
2020 Ocak ayında basın mensuplarıyla bir araya gelindiğini ifade eden Atasoy, “9 Ocak 2020 tarihinde Dahlem’de gerçekleştirilen "İslam Din Görevlileri Eğitimi" programında basın mensuplarıyla bir araya geldik. Bu etkinlik üzerinden bir kaç ay geçti, pandemi süreci başladı. İlahiyat mezunlarına pratik eğitim verilerek, camilerde görev yapmak üzere yetiştirilmesini hedeflediğimiz bu program, salgın sebebiyle kısıtılı şekilde devam etti” dedi.

Koronavirüs salgını herkesi etkiledi
Koronavirüs salgını sebebiyle camilerde ibadetlere ara verildiğini hatırlatan Atasoy, “Pandemi sürecinde camilerimiz ve cemaatlerimiz büyük ölçüde etkilendi. Camilerdeki çalışmalarımız üyelerimizin bağışları ile gerçekleştiği için mâli sıkıntılar yaşandı. Yapımı devam eden ve ağır borç yükü altındaki camiler için yardım kampanyaları yapıldı. Şehir idarelerinin kararından önce DİTİB camilerinde önlem alındı. İslamiyet’te insan hayatı, sağlığı her şeyden önemli olduğu ve bu sürecinin başlamasıyla birlikte aldığımız tedbir kararları gereği, camilerimiz öncelikle bir süreliğine cemaate kapatıldı, oluşan normalleşme süreciyle birlikte gerekli şartları karşılama koşuluyla önce üç vakit, sonrasında ise beş vakitle birlikte Cuma ve Bayram namazlarında hizmet vermeye başlanıldı. Cemaatimizle irtibatımızı devam ettirebilmek ve kendilerine dini muhtevaları aktarabilmek için yeni çözümler üreterek, eğitim-öğretim, sohbetler, Cuma hutbeleri ve daha nice önemli içerikler sosyal medya aracılığıyla aktarıldı” şeklinde konuştu.

Koruyucu tedbirler aldık
Koronavirüs salgını sebebiyle koruyucu önlemlerin alındığını söyleyen Atasoy, “Almanya Müslümanları Koordinasyon Kurulu (KRM) ile camilerin gerekli sağlık tedbirlerinin alınması ile özel bir çalışma yapıldı. Koronavirüs sürecinde camilerde uyulması gereken kurallar hakkında afiş yayınladı. DİTİB ve KRM web sitelerinde yayınlanan afişte, camide bulunulduğu süre içerisinde maskenin çıkarılmaması ve kişisel seccadeyle gelinmesi gerektiği vurgulandı. Namazın işaretle belirtilen yerlerde kılınması gerektiği kaydedilen afişte, camiye giriş-çıkışlarda ve içeride güvenli mesafenin ihmal edilmemesi, namaz öncesi ve sonrasında fiziksel temas ile musafahadan kaçınılması gerektiği belirtildi. Ayrıca afişte, hastalık belirtisi taşıyanlara namazı evde kılmaları tavsiyesinde bulunuldu” ifadelerini kullandı.

Hanau saldırısı herkesi derinden üzdü
Hanau’daki ırkçı saldırıdan duyulan acı ve üzüntünün halen hafızalarda ve kalplerde taze olduğuna dikkati çeken Atasoy şöyle konuştu: “Hanau saldırısı hepimizi derinden üzdü, bizlere aşırı sağcı terörün varlığını acı bir şekilde gösterdi. Halle şehrindeki saldırılarıyla birlikte bu olaylar bize, toplumdaki gelişmenin bozuk, aşırı sağcı güçlerin var olup ve ne kadar aktif olduklarını bir kez daha kanıtlamış oldu. Bu meselenin ne kadar güncel olduğunu toplumdaki ve özellikle emniyetteki aşırı sağcı güçlerin ifşa edilmesinden anlaşıldı. Duyulan acı ve üzüntü hafızalarda ve kalplerde tazeliğini koruyor. Pandemi sürecinde bu gelişmeler her ne kadar arka planda kalmış olsa da kesinlikle önemli ve tehlikeli. Hastalığın tanımı ve teşhisi konulmadan tedavi süreci başlatılamaz. Bu meyanda aşırı sağcı terörün, müslüman ve yahudi düşmanlığının var olduğu yavaş yavaş idrak edilmeye başlandı. Keşke bu realite acı kayıplar verilmeden önce kavranıp çözülseydi, ki bizler bunları farklı platformlarda hatırlattık ve söyledik.”

Irkçılık, Müslüman düşmanlığı ve cami saldırıları
Son dönemlerde ırkçılık, Müslüman düşmanlığı ve cami saldırıların arttığını ifade eden Atasoy, "Son dönemlerde müslümanlara karşı tespit edilen ırkçılığın ve saldırıların artığını görebiliyoruz. Bütün terör saldırılarında olduğu gibi biz her zaman barışın, kardeşliğin huzurun yanında olan bir kurumuz. Basın, siyaset, STK'lar yani herkes Avrupa'da yükselen aşırı sağı görmeli, polis tedbirini ona göre almalı, siyasetçi üslubuna dikkat etmeli. Biz STK'lar da ona göre konuşmalar yapmalıyız. Aksi taktirde bu tür olaylar artacaktır" değerlendirmesinde bulundu.

DİTİB Genel Sekreteri Abdurrahman Atasoy, toplantının sonunda basın mensuplarının sorularını cevapladı.