Sağlık
Giriş Tarihi : 21-07-2021 11:40   Güncelleme : 21-07-2021 11:40

COVID-19: Dört milyon insanın ölmesi

Johns Hopkins Üniversitesi’nin verilerine göre bugüne kadar tüm dünyada dört milyon kişi COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetti.

COVID-19: Dört milyon insanın ölmesi

Uluslararası Af Örgütü Genel Sekreteri Agnès Callamard, dünya resmi verilere göre en az dört milyon kişinin COVID-19'a bağlı kaybıyla hakkında bir açıklama yaparak, “Herkese yetecek miktarda aşı üretecek bilgi ve teknolojinin tüm dünyada mevcut hale getirilmesi için daha kaç milyon insanın ölmesi gerekiyor?” sorusunu sordu.

“En az dört milyon kişinin hayatı COVID-19’a kaybedildi. Bu feci dönüm noktası varlıklı ülkeleri ve şirketleri acilen harekete geçirmelidir. Aşıların hayat kurtarıcı etkileri ortada. Ocak ayından beri nüfusunun yarısından fazlasına en az bir doz aşı uygulamayı başaran ülkelerdeki ölümler yüzde 90’ın üzerinde azaldı. Ancak dünyanın geniş bölgelerinin aşıya erişimi çok sınırlı veya hiç yok ve bu nedenle çoğunluğu düşük gelirli ülkelerde olmak üzere her 11 saniyede bir kişi COVID-19 nedeniyle hayatını kaybetmeye devam ediyor. Aşılara eşit erişim nerede yaşadığınıza bağlı olmamalı; çünkü bu temel bir insan hakkıdır.”

‘Dozlar acilen paylaşılıp, küresel üretim hızlanmalı’

“Varlıklı birçok ülke kısıtlamaları kaldırmaya doğru ilerlerken COVID-19’un ölümcül etkileri hâlâ çok yaygın. Latin Amerika’da ölümler azalmadan devam ederken Hindistan ve Nepal’de yeniden korkutucu şekilde artmaya başladı. Endonezya ve Güney Afrika’da sağlık sistemleri çöküşün eşiğinde. Bu ülkelerin birçoğu halen devamlı aşı yetersizliğiyle karşı karşıya ve bu sorun ancak dozların acilen paylaşılması ve küresel üretimin hızlandırılmasının önündeki engellerin kaldırılmasıyla çözülebilir” diyen Callamard, sözlerini şöyle sonlandırdı:

“Dünya liderleri hayat kurtarıcı ürünler üzerindeki fikri mülkiyet kısıtlamalarını kaldırmayı öngören adımları daha fazla desteklemeli ve ilaç şirketlerini bilgi ve teknolojilerini paylaşmaya teşvik etmelidir. Bu acilen küresel adımların atılmasını gerektiren küresel bir sorundur. Herkes güvende olana kadar hiç kimse güvende değil.”