Manşet
Giriş Tarihi : 21-10-2021 12:50   Güncelleme : 21-10-2021 12:50

Çocuk İşçiliği giderek artıyor!

5-11 yaşları arasındaki çocuklar sömürülüyor

Çocuk İşçiliği giderek artıyor!

Çocuk işçilerin sayısı 20 yıldır ilk kez artarak 160 milyona yükseldi. Uluslararası Çalışma Örgütü ve UNICEF, COVID-19 salgını nedeniyle 9 milyon çocuğun daha risk altında olduğu konusunda uyarıyor.

Uluslararası Çalışma Örgütü ve Unicef tarafından yayımlanan yeni bir rapora göre, çocuk işçi olarak çalıştırılan çocukların sayısı son dört yılda 8,4 milyon artarak dünya çapında 160 milyona yükseldi. COVID-19’un etkileri nedeniyle milyonlarca çocuk daha risk altında.

Çocuk işçiliği ile mücadeleki  ilerlemenin 20 yıldan beri ilk kez durduğu ve çocuk işçi sayılarının yükselmeye başladı. 2000 ile 2016 yılları arasında çocuk işçi olarak çalıştırılan çocukların sayısı 94 milyon azalmıştı.

Rapor, dünya genelinde çocuk işçi olarak çalıştırılan çocukların sayısında önemli bir artışa işaret ediyor. Toplam rakamın yarısından fazlasını 5-11 yaşları arasındaki çocuklar oluşturuyor. Sağlıklarına, güvenliklerine ve ahlaklarına zarar verebilecek tehlikeli işlerde çalışan 5-17 yaş arası çocukların sayısı 2016 yılından bu yana 6,5 milyon artarak 79 milyona yükseldi.

ILO Genel Direktörü Guy Ryder, konuyla ilgili açıklamasında, “Yeni tahminler bir uyarı işaretidir. Yeni nesil çocuklar risk altındayken buna seyirci kalamayız. Kapsayıcı sosyal koruma, ekonomik zorluklar yaşayan ailelerin de çocuklarını okula göndermeye devam etmesine olanak tanıyor. Kırsal kalkınmaya ve tarımda insan onuruna yakışır işlere yatırımların arttırılması şart. Çok önemli bir andayız ve birçok şey bu duruma nasıl müdahale edeceğimize bağlı. Şimdi, taahhütleri ve sinerjiyi yenilemenin, yoksulluk ve çocuk işçiliği döngüsünü kırarak bu sorunu ortadan kaldırma zamanıdır” dedi.

Unicef Genel Direktörü Henrietta Fore, “Çocuk işçiliğine karşı mücadelede geri kalıyoruz ve geçtiğimiz yıl bu mücadeleyi daha da zorlaştırdı. Küresel çaptaki karantina uygulamaları, okulların kapanması, ekonomik aksaklıklar ve küçülen ulusal bütçelerle ikinci yıla girerken aileler, yürek burkan seçimler yapmak zorunda kalıyor. Hükümetleri ve uluslararası kalkınma bankalarını, çocukları işgücünden ayırıp okula geri döndürebilecek programlara yönelik yatırımlara öncelik vermeye çağırıyoruz. Ayrıca ailelerin bu seçimi yapmaktan kaçınmasına yardımcı olabilecek sosyal koruma programlarına da odaklanmamız şart”, dedi.