Kilim Gazetesi
HV
25 MAYIS Çarşamba 20:16
Advert

Boşanmak ya da Boşanmamak İşte Bütün Mesele Bu!

Son yıllarda Almanya’daki Türk toplumunda boşanmaların hızla arttığı gözlemleniyor. Uzmanlara göre pandeminin getirdiği ekonomik ve ruhsal bunalımın aile içi şiddeti artırdığı uzmanlarca ifade edilse de sorunun daha derin ve karmaşık olduğu biliniyor.

Diğer Habeler
Giriş Tarihi : 05-03-2022 10:52   Güncelleme : 05-03-2022 11:01
Boşanmak ya da Boşanmamak İşte Bütün Mesele Bu!

Toplum en küçük yapıtaşı aile, popüler kültürün, bireyselliğin, kapitalist ve modern yaşam tarzının tazyiki ile boşanma, ayrı yaşama veya aynı evin içinde yabancılaşma tehdidi altında.

Son yıllarda Almanya’daki Türk toplumunda boşanmaların hızla arttığı gözlemleniyor. Uzmanlara göre pandeminin getirdiği ekonomik ve ruhsal bunalımın aile içi şiddeti artırdığı uzmanlarca ifade edilse de sorunun daha derin ve karmaşık olduğu biliniyor.

Özellikle batı toplumlarında yaşayan bireyler, dijital çağın olanakları ile evlerin en ücra köşesine kadar giren showlar, diziler, filmler, yarışmalar ve belgesellerle kendilerini inşa eden öz kültürleriyle yabancılaşma sürecine giriyor.

Uzmanlar, toplumun en küçük ve temel yapıtaşı olan ailenin, kültür erozyonundan nasibini alarak git gide dağılmaya yüz tuttuğuna, evli çiftlerin “incir kabuğunu doldurmayacak” meseleler nedeniyle çok çabuk boşanmaya karar verdiklerine dikkat çekiyor

“Hastalıkta sağlıkta, iyi günde kötü günde” diye başlayan evlilik ahitleri, küçük sorunlar karşısına hemen yıkılmaya hazır kumdan kaleler gibi.

Sorun İletişimsizlik, Çare Saygı ve Sevgi

Avukat Nurcan Aydın, boşanma sebeplerinin en başında iletişim sorunu olduğuna vurgu yaparak, “Boşanma sebeplerinin en başta geleni iletişim sorunudur. Eşler arasında oluşan sorunlarda konuya ciddi ve dürüstçe yaklaşılmıyor. Sorunu oturup konuşmak yerine, her iki taraf ego yapıp, kendini haklı görüp sorunu görmezlikten geliyor veya karşı tarafı ciddiye almıyor. Bu durum haliyle eşler arasındaki kopukluğa yol açıyor ve tekrarlandıkca da şiddetli geçimsizliğe ve hatta aile içi şiddete kadar gidiyor. Bunun ötesinde saygı ve güven kaybı da başta gelen boşanma sebeplerinin arasında,” diye konuşuyor.

Çocukların Kabullenmesi 5 Yıl Alıyor

İçinde sevgi ve saygının bittiği evliliklerin de sonlandırılmasının kaçınılmaz olması da göz önüne alındığında çiftler için en geçerli yol boşanmak olsa da çocukların bunu kabullenmesi yıllar alıyor. Pedagog Nuray Çankaya, “Bazı aile ilişkileri sonlandırılmaya mahkumdur. Fakat boşanan karı ve koca olsa da tüm aile etkilenir. Özellikle çocukların ebeveyninin ayrılığını kabullenmesi 5 yıla kadar sürebilir. Her çocuk gelişimine, yaşına ve karakterine göre boşanmayı farklı atlatır. Unutmamak gerekir ki, ayrılan ebeveynlerin karı ve kocalık görevi bitse de anne ve babalık görevleri bir ömür devam eder. Çiftler, ayrılık fikrinin ilk aşamasında, çocukların en az şekilde nasıl etkileneceği konusunda çaba göstermelidirler,” diye konuşuyor.

Boşanma Çocukların Hayatını Karartıyor

Psikolog Ramazan Akman, boşanma sebepleri arasında sanılanın aksine şiddetli geçimsizliğin ikincil önemde olduğu, asıl sebeplerin, aileler arası kültürel farklılıklar, sosyal medya kıskançlığı, ekonomik problemler, cinsel doyumsuzluk, aldatma gibi sebepler olduğuna dikkat çekiyor. Akman, “Anne ve baba, çocuğun hayatında ayrı ayrı birer figür iken birinin veya her ikisinin yokluğu çocuğun bilişsel ve duygusal gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir. Anne veya baba yerine yeni figürler aramakta ve bazen istenmeyen ortamlara girebilmekte ve istenmeyen arkadaşlıklar edinebilmektedir. Boşanmış ailelerin çocuklarının toplum içinde yer edinmekte de zaman zaman zorlandığı görülmektedir. Çocuğun, boşanmadan etkilenmemesi gibi bir durum söz konusu değildir! Çocuğun bu süreçten etkilenmesini en aza indirmek için her iki ebeveyne de iş düşmektedir,” şeklinde konuşuyor.

Boşanmak Bu Kadar Kolay Olmamalı

Evlilikte iki kişinin kararı, genel olarak söz konusu çifti kapsa da boşanmalarda bütün aileyi etkileyen bir süreci beraberinde getiriyor. Uzman Kilinik Psikolog Diler Özyurt, boşanmalarda daha çok çocukların psikolojine odaklanıldığını, yetişkinlerin durumunun ise göz ardı edildiğini belirterek, “Çocuklu ailelerde boşanma fikri oluştuğunda belki de ilk önce çocukların ruhsal olarak olumsuz etkileneceği akla gelir, doğru ve çok önemli bir ihtimal olmakla birlikte yetişkinin durumunu göz ardı etmek büyük yanlıştır. Çocuklu ya da çocuksuz sonuçta bir zamanlar sevilmiş, belki de hâlâ sevilen birini kaybetmek işin içindedir ve eğer çocuk varsa kişinin yalnız kendisi için değil çocuklar için de ayakta durabilmesi için kendi ruhsal bütünlüğünü koruyabilmesi gerekmektedir,” diyor.

Semavi Dinler Evliliği Teşvik Eder, Boşanmayı Etmez

Tüm semavi dinler de dahil olmak üzere İslamiyet’te de evlilik ve aile kurumu teşvik edilirken, boşanmadan da olabildiğince uzak durulması tavsiye ediliyor. Müftü Dr. Bilal Doğan, evliliğin Nur Suresi 32. Ayete göre Allah’ın emri, evliliği teşvik eden Hz. Muhammed (SAS)’in hadislerine göre de sünnet olduğuna vurgu yaparak, “Bu yüzden de dünür gidildiğinde ‘Allah’ın emri, Peygamberin kavli yani sözü ile kız istenir ve toplumun anası, özü ve çekirdeği olan aile yuvası kurulur. Çünkü aile olan eşler, hayatın acısını ve tatlısını paylaşır. Çocuk yaparak insan neslinin devamını sağlar. Düzenli bir hayata adım atarlar. Kur’an, evlilik ve ailenin önemine işaret eder,” diye bilgi veriyor.

Aileyi Bir Arada Sevgi ve İlgi Tutar

Yaşamın her anında karşılaşılabilecek zorluklar, iniş çıkışlar, bunalımlar ve çıkmazlar evlilik hayatında da yaşanabiliyor. Bu durumla tek başına mücadele etmek yerine konuyla ilgili kurumlardan destek almak, yaşanan zorlukların üstesinden gelmek için en iyi yol olarak gözüküyor. Pedagog Nedret Baş, “Eşler arasındaki muhabbet çocuklarımızın ve bizim maneviyatımızı ve ruhlarımızı kuvvetlendirmesi için çok gereklidir. Eşler arasındaki muhabbet çocuklarımızın ve bizim maneviyatımızı ve ruhlarımızı kuvvetlendirmesi için çok gereklidir. Sıcacık sevgi duygusu içinde yaşanılan aile ortamı bize kendimizi iyi hissettirir, güçlü kılar. Dışarıdan gelecek zarar ve zorluklara karşı bir kalkan gibi bizi korur. Eşlere destek şart. Zorluklarda, problem ve kriz zamanlarında yardım ve destek almak, danışma merkezlerine gelmek sıkıntıları tamir eder, iyileştirir. Çeşitli kuruluşların, dernek ve camilerimizde düzenleyeceği seminerler çok fayda sağlayacaktır. Halkımızın bunlara büyük ihtiyacı vardır,” diyor.

 

Kudret AltındağKudret Altındağ

YORUMLAR