Diğer Habeler
Giriş Tarihi : 10-11-2021 19:34   Güncelleme : 10-11-2021 22:40

Başkonsolos Öner; Türk Toplumu Almanya’da Evindedir

Türkiye Stuttgart Başkonsolosu M. Erkan Öner, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) tarafından düzenlenen Türkiye-Almanya arasındaki İşgücü Anlaşması’nın 60. yıl etkinliğinde, Türk toplumunun artık misafir değil, yetişen üçüncü ve dördüncü nesli ile artık bu ülkede evinde olduğunu belirtti.

Başkonsolos Öner; Türk Toplumu Almanya’da Evindedir

Türkiye Stuttgart Başkonsolosu M. Erkan Öner, Uluslararası Demokratlar Birliği (UID) tarafından düzenlenen Türkiye-Almanya arasındaki İşgücü Anlaşması’nın 60. yıl etkinliğinde, Türk toplumunun artık misafir değil, yetişen üçüncü ve dördüncü nesli ile artık bu ülkede evinde olduğunu belirtti.

UID toplantısına, Başkonsolos Öner, AK Parti İstanbul milletvekili, AK Parti Dış İlişkiler Başkan Yardımcısı ve TBMM Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Alt Komisyonu Başkanı Zafer Sarıkaya, Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Derneği (UKİD) Başkanı Musa Serdar Çelebi, UID Genel Başkanı Köksal Kuş, UID Teşkilatlanmadan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Mustafa Nihat Köklü̈, UID Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ahmet Günaydın, UID ARGE’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ragıp Çoraklı, UID Genel Merkez MKYK Üyesi Cahit Öner ve Adem Taflan ile Baden-Württemberg’de faaliyet gösteren STK temsilcileri katıldı.

Mercure Hotel Stuttgart Airport Messe Otel toplantı salonunda kahvaltıda bir araya gelen davetlilere, UID Württemberg Bölge Başkanı Mehmet Sağanak çalışmaları ile ilgili bir sunum yaptı. Daha sonra söz alan UID Genel Başkanı Köksal Kuş, birlik ve beraberlik konusunun altını çizerek, “Kendi medeniyet değerlerimizi korumamız lazım. Bizim burada artık entegre olacak durumumuz kalmadı. Özellikle 3. ve 4. nesil zaten buranın insanı olmuş durumda. Birlik ve beraberlik içinde sım sıkı bir şekilde STK’lar daha koordinalı çalışmaları lazım,” şeklinde konuştu.

Türk Toplumu Burada Evindedir

UID Württemberg’in öncülüğünde düzenlenen göçün 60. yılı etkinliklerine katılan Başkosolos Öner, “Ev sahipliği ve misafirlik gibi kavramlar artık çoktan geride kalmıştır. Türk toplumu artık üçüncü ve dördüncü kuşağa burada erişmiştir, hatıralarını burada biriktirmektedir ve burada evindedir,” dedi.

UID Württemberg’in öncülüğünde düzenlenen göçün 60. yılı etkinliklerine katılan Başkosolos Öner, “Ev sahipliği ve misafirlik gibi kavramlar artık çoktan geride kalmıştır. Türk toplumu artık üçüncü ve dördüncü kuşağa burada erişmiştir, hatıralarını burada biriktirmektedir ve burada evindedir,” dedi.

İşgücü Anlaşması’nın 60. yıldönümü vesilesiyle birinci neslin ve göçün her iki ülkeye getirilerinin hatırlanmasının, Almanya’ya davet yoluyla gelenlerin ve onların çocuklarının/torunlarının alın terlerinin ve emeklerinin hakkettikleri şekilde takdir görmesinin çok önemli olduğunun altını çizen Öner,              Başkonsolosluğumuz ve Stuttgart Büyükşehir Belediyesi’nin iş birliğinde 21 Ekim günü Stuttgart Yeni Saray’da önemli Alman katılımcıların da yer aldığı güzel bir anma programı düzenledik. Birinci nesilden ve genciyle yaşlısıyla toplumumuz her kesiminden ve her meslek grubundan davetliler vardı. Bugün ise UID Württemberg’in öncülüğünde anlamlı bir programdayız,” diye konuştu.

BW’de Yarım Milyon Türk Yaşıyor


Almanya’nın sadece Baden-Württemberg Eyaleti genelinde yaklaşık yarım milyon, sadece eyalet başkenti Stuttgart şehrinde ise, sayısı 40 bini aşan Türk ve Türk kökenli insanın yaşadığını ifade eden Öner, “İşgücü Anlaşması’nın 60. Yıldönümünde ilk neslin çocukları ve torunları, Almanya’da fabrikalarda olduğu gibi araştırma kurumlarında da görev alıyorlar; sanatçı, sporcu, girişimci, idareci veya milletvekili olarak çalışıyorlar ya da geliştirdikleri aşı maddesiyle dünya genelinde pandemiyle mücadeleye önemli katkıda bulunuyorlar. Stuttgart şehri ve görev bölgemiz Württemberg’te farklı iş sahalarında başarıyla yer alan veya topluma yönelik sosyal/gönüllü hizmet alanında iş yapan Türkiye kökenli çok sayıda başarı hikayesini ben Başkonsolos olarak memnuniyetle tanıdım. Farklı alanlarda başarılı bu insanlarımız arasında ülkemize olan teveccühü ve kendi aralarındaki muhabbeti ve diyaloğu kuvvetlendirmek, bir sinerji yaratabilmek adına bugüne kadar çok farklı organizasyonlarımız oldu,” şeklinde konuştu.


Türkiye ile BW Arasındaki Ticaret Hacmi 5,5 Milyar Avro

Almanya’nın gelişmiş sanayi eyaleti BW’deki Türk kökenli toplumun gerçekten çalışkan ve üretken olduğunu vurgulayan Öner, “Bugün Türkiye Almanya arasındaki 30 milyar Avroyu aşkın toplam ikili ticarette BW Eyaleti ile olan payımız önemli bir konumdadır ve yaklaşık 5,5 milyar Avro’dur. Burada yerleşik insanlarımız arasında işveren konumunda olanların sayısı da düzenli bir şekilde artmakta, bu insanlarımız üretime ve istihdama önemli katkılar sunmaktadır,” dedi.
 

Türklerin Her Alanda Başarısı İftihar Vesilesi Oluyor


Farklı girişim ve mesleklerden Türklerin başarı örneklerinin gün geçtikçe artması ile iftihar ettiklerini dile getiren Öner, “Almanya’ya sadece ekonomik açıdan katkı sunmakla kalmamış, birinci nesilden başlayarak aynı zamanda kültürüyle, değerleriyle, gastronomisi ve yaşam zevkleriyle Almanya'ya zenginlik ve renk katmış, bu ülkede çok kültürlülüğün oluşmasında da rol oynamışlardır. Özellikle vurgulamak istediğim bir husus bu etkileşim elbette tek taraflı olmamıştır. Canlı bir süreçtir ve karşılıklıdır. Nitekim, Almanya’daki Türk-Alman toplumunun buradaki yaşamı ve her alanda edindiği tecrübeleri, bugüne kadar Türkiye’mize de hatırı sayılır ekonomik ve sosyal etkilerde bulunmuştur ve bulunmaya da devam etmektedir. Dolayısıyla, 60 yıl önce atılan adım, zamanında tahmin edilenin çok ötesinde ilişkilerimizde insani, kültürel, sosyal ve ekonomik etkiler bırakmış ve bugüne kadar her iki ülkeyi de genelde olumlu şekilde etkilemiştir,” diye konuştu


Irkçılıkla Mücadele Etmek Önemlidir

Geçen 60 yılda iyi hatıraların yanı sıra, acı hatıraların da olduğunu hatırlatan Öner, “Bugüne kadar maalesef çok sayıda insanımız Almanya’da korkunç ırkçı saldırıların kurbanı olmuştur; Solingen, Möllnve Hanau saldırıları ile elim NSU seri cinayetleri bunların en bilinenleridir. Barış içinde bir arada yaşama kültürünü hedef alan her türlü aşırıcılık, Müslüman karşıtlığı ve Türk düşmanlığı gibi nefretin ve ayrımcılığın her türüyle eldeki tüm imkanlarla daha etkili şekilde mücadele edilmesi önem taşımaktadır,” dedi.

Türk kökenli toplumun Almanya toplumunun önemli bir parçası, etkin yurttaşları olarak hissedebilmelerinin sağlanması adına bugüne kadar hassasiyet ve çaba göstermiş yerel makam sahiplerine ve Alman kurumlara da içtenlikle teşekkür ettiğini dile getiren Öner, “Bunu farklı kurum ve kuruluşlardan Alman muhataplarımla görüşmelerimde de her daim vurguluyor, yapıcı bir iş birliğinin karşılıklı kazanımlarının altını çiziyorum. İçinde yaşanılan topluma daha fazla katkı sunabilmek için öncelikle sıkı çalışmak ve iyi bir eğitim alabilmek günümüzde önemli birer anahtardır. Bununla birlikte, toplumda kendini her şeyden önce güvende ve huzurlu hisseden, yasal düzen içinde kendi kültürel kimliğini de yaşayabilen bireyler esasen toplumun tam da ortasında yer alabilmekte, böylelikle kendisini çalışma veya eğitime daha rahatlıkla adayabilmektedir. Bunun için önyargılar olmadan kişilerin kendi kültürel kimliklerine uygun bir şekilde yaşayabilmelerinin önünün daha fazla açılmasının, insanlarımızın Türkçe dil eğitimi alabilmeleri için gerekli her türlü desteğin verilmesinin, ayrıca dini aidiyetlerinin daha fazla kabul görmesine kolaylık sağlanmasının toplumsal uyumum başarısında vazgeçilmez olarak görülmesi gerektiğini düşünmekteyiz. Bu noktada STK’larımızın ve vatandaşlarımızın kahir ekseriyetinin de Alman kurumlardan aynı beklenti ve istek içerisinde olduklarını da bilmekteyiz,” diye konuştu.

UID’i Kutluyorum

Öner, sözlerini “60 yıl önce bilmediği bir ülkede çalışkanlarıyla ve cesaretleriyle yer edinerek çocuklarına örnek olan birinci nesilden vatandaşlarımızla ve bugün onların farklı alanlarda başarılı çocuk ve torunlarıyla gerçekten gurur duyduğumu be bilhassa buradaki toplumu temsil edecek gençlerimize güvendiğimi belirtmek istiyorum. Bugünkü buluşmanın hayırlara vesile olmasını temenni ederken, ev sahibi UID Württemberg teşkilatını kutluyorum,” diye sözlerini noktaladı.

Örgütlü Toplumlar Etkilidir
Kendisi de 2. nesil bir gurbetçi olan AK Parti İstanbul Milletvekili Zafer Sarıkaya yaptığı konuşmada, İslam düşmanlığından herkesin mustarip olduğunu belirterek, “Örgütlü toplumlar etkilidir. STK’lar üzerine düşeni yapmalıdır,” dedi.

Almanya’daki Türk Toplumu’nun hak ve hukuklarını korumak için Ankara’da olduğunu belirten Sarıkaya, “Sizlerin haklarını, hukuklarını korumak, savunmak için Ankara’dayım. Buradan 2.nesil bir kardeşiniz olarak sizlerin desteğiyle Ankara’dayım. TBMM YTB alt komisyonu yetmez, daimî komisyon kurulması gerekir. Gayretli olacağız. Müslüman en iyisini yapmakla mükellef,” diye konuştu.

Bir Araya Gelmek Zorundayız

Uluslararası Kalkınma ve İşbirliği Derneği (UKID) Kurucu ve Onursal Genel Başkanı Musa Serdar Çelebi ise Türkçe’nin önemine dikkat çekerek, “Milli kimliğini koruyan, Türkçeyi konuşan, kendi sorunlarını çözebilen, çözmeye talip bir toplum olmak durumundayız,” dedi.

Almanya’daki Meselelere Kafa Yormalıyız

Çelebi, zengin bir toplum, işi gücü olan, israf etmeyen, bilinçli bir toplum olmak için bir araya gelinmesi gerektiğinin altını çizdi. Yasadığı ülkenin siyasi hayatına katkı sağlamak gerektiğine de değinen Çelebi, “Türkiye bizim anavatanımız, buradaki sorunlarımızın çözüm yeri ilk önce burasıdır.
Buralarda Türkiye siyasetini konuşup durmak Türkiye’ye hizmet değildir. Buranın meselelerine de kafa yormalıyız, planlı programlı çalışmak zorundayız,” diye konuştu.