Siyaset
Giriş Tarihi : 17-07-2020 20:20   Güncelleme : 17-07-2020 20:20

Alman Dışişleri Bakanlığı: Seyahat kısıtlamalarından dolayı üzgünüz

Mehmet Başo'nun bakanlığa yazdığı mektuba cevap geldi

Alman Dışişleri Bakanlığı: Seyahat kısıtlamalarından dolayı üzgünüz

Baden-Württemberg’in Mössingen kentinde yaşayan Mehmet Başo, Almanya’nın Türkiye’yi riskli bölge ilan etmesinin hem Türkiye aşığı Almanları hem de milyonlarca gurbetçiyi zora soktuğunu belirterek Dışişleri Bakanı Heiko Maas’a mektup yazmıştı.

Başo, mektubunda, Türk vatandaşları ile Almanlar arasında herhangi bir sorun olmadığını, sorunun Almanya’nın yanlış dış politikasından kaynaklandığı değerlendirmesinde bulunmuş, Türkiye’nin riskli bölge ilan edilmesine ilişkin olarak, “Türkiye’nin sağlık sistemi çok güçlü ve kalitelidir. Yapılan seyahat uyarısı yanlış ve haksızdır. Türkiye koronavirüse karşı seyahat uyarısını kaldırdığınız birçok AB ülkesinden daha iyi bir mücadele vermiştir. Vaka ve ölüm sayıları ortadadır” demişti.

Mehmet Başo’nun bu mektubuna bakanlıktan cevap geldi. İşte o cevap:

“Sevgili Bay Başo;

Türkiye'nin Almanya'daki birçok insan için çok popüler bir seyahat noktası olduğunun ve Türk kökenli birçok vatandaşın yaz aylarında akrabalarını ziyaret etmek için Türkiye'ye gittiğinin farkındayız. Bu nedenle, mevcut seyahat uyarısının ve Almanya'ya dönerken karantina yükümlülüğü gibi diğer düzenlemelerin bu seyahat özgürlüğünü kısıtlamasından ötürü üzgünüz. Seyahat uyarısının kaldırılmasıyla ilgili hususlar, seyahat özgürlüğü ve sağlığın korunması arasında zor bir denge ile ilgilidir. Devam eden dinamik pandemi gelişimi ile ilgili olarak, tüm vatandaşlarımızın sağlığının korunması birinci önceliktir. Her koşulda ikinci bir pandemik dalgadan kaçınılmalıdır.

Türkiye ve Almanya siyasi, ekonomik ve sosyal olarak yakından bağlantılıdır ve Almanya'da Türkiye ile aile bağları olan çok sayıda insan bu ilişkileri benzersiz kılmaktadır. Yazdığınız gibi, yıllardır Mössingen'de Alman-Türk dostluğu için kampanya yürütüyorsunuz. Bunun için teşekkür ve minnettarlığımızı ifade etmek istiyoruz. Almanya'da tıpkı anti-Semitizm gibi yabancı düşmanlığı, ırkçılık ve İslamofobi için yer olmamalıdır. Almanya ve Türkiye arasındaki 100'den fazla şehir ortaklığı ve temasları da insanlar arasındaki bağlantıları teşvik ediyor ve birbirlerini daha derin bir şekilde anlıyor. Bu değişimi daha da güçlendirmek istiyoruz. Haziran ayında Federal Dışişleri Bakanlığı, 20’den fazla Alman ve Türk belediye başkanının katıldığı online bir konferans düzenledi. Salgın biter bitmez bu toplantıyı yüz yüze yapmayı planlıyoruz.

Türkiye'nin dünya çapında en fazla mülteci ve göçmen alan ülke olarak başarısını kabul ediyoruz. Federal Hükümet, Türkiye’yi, gerek ikili mali yardım yoluyla gerekse AB çerçevesinde 3.6 milyon Suriyeli mülteciye ev sahipliği yaptığından desteklemeye devam edecektir.”