Ekonomi
Giriş Tarihi : 21-07-2020 23:40   Güncelleme : 21-07-2020 23:40

AB, 750 milyar Euro'luk pakatte anlaştı

390 milyar Euro'su hibe

AB, 750 milyar Euro'luk pakatte anlaştı

Avrupa Birliği üyesi 27 ülke lideri, 4 gün ve gece süren maraton müzakerelerin ardından, Corona virüsü krizinin yaratacağı yıkım karşısında Avrupa ekonomilerini yeniden ayağa kaldırmak için Fransa ve Almanya tarafından önerilen yardım paketi üzerinde anlaştı.

Liderler, AB tarihinin "en uzun süren" müzakerelerinde, ilk kez AB adına borçlanarak, bu kaynağın zor durumdaki AB ülkelerine yine ilk defa hibe olarak verilmesini içeren "Next Generation EU" adlı dev yardım paketini onayladı.

Avrupa'da 200 bin kişinin ölümüne yol açan Corona virüsü krizinden bu yana ilk kez yüz yüze görüşen liderler, Cuma günü başlayan ve geceler boyu süren görüşmede, tartışmalar ve hayal kırıklıklarının ardından, sonunda yardım paketini kabul etti. Görüşmelerde Fransa ve Almanya'nın önerisine, İtalya, İspanya ve Yunanistan destek verirken, Kuzey Dörtlüsü olarak bilinen Hollanda, Danimarka, İsveç ve Avusturya ile Lüksemburg'un karşı çıkması, müzakerelerin uzamasına oldu.

Polonya ve Macaristan da AB Komisyonu'nun "hibe yardımları hukuk devleti ilkesine uyulup uyulmadığı şartına bağlansın" önerisi nedeniyle plana karşı çıkınca, 90 saati aşan görüşmelerle, 20 yıl önce Nice kentinde elde edilen "AB tarihinin en uzun müzakeresi" rekoru da kırıldı.

"Deal !"

AB Konseyi Başkanı Charles Michel, uzlaşma haberini Twitter hesabından İngilizcede 'anlaşma' anlamına gelen "Deal!" mesajıyla duyurdu. Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Avrupa için tarihi bir gün!" tweet'ini paylaştı. Belçika Başbakanı Sophie Wilmes de "Bir anlaşmamız var. Ve iyi bir anlaşma! 1.074 milyarlık 2021-2027 bütçesi ve 750 milyarlık iyileşme planı. Avrupa Birliği, hiç bu kadar iddialı bir şekilde geleceğine yatırım yapmaya karar vermedi" mesajını paylaştı.

Hibe 500 milyar Euro'dan 390 milyar Euro'ya geriledi

Corona virüsü krizi nedeniyle son derece büyük bir zorluk içine giren sağlık, havacılık ve turizm gibi sektörlerin desteklenmesi ve Eylül ayından itibaren yaşanması öngörülen büyük işsizlik krizi ve resesyona çözüm olabilmesi için AB Komisyonu, ilk kez mali piyasalardan AB adına düşük faizli borç alacak. Toplam 750 milyar Euro'luk borcun 390 milyar Euro'su hibe olarak İtalya, İspanya, Fransa, Yunanistan ve Portekiz gibi zor durumdaki ülkelere verilecek. Hibeden İtalya 70 milyar, İspanya 60 milyar, Fransa 40 milyar Euro ile en yüksek payı alan 3 ülke olacak.

Yardım nasıl verilecek?

Görüşmelerde liderler, plana, yardımın dikkatli dağıtımını sağlamak ve boşa harcanmasını önlemek isteyen Kuzey Avrupa ülkelerini ikna etmek için bir kontrol mekanizması eklemeyi de kabul etti. Buna göre, yardımdan faydalanan ülkelerin öncelikle bir program sunması istenecek. Bu programda, birliğin iklim ve dijital geçişler gibi öncelikleriyle uyumlu yapısal reformlar yer alacak. Program, Komisyon ve üye devletler tarafından "salt çoğunluk" ile kabul edilecek.

Yardımlar üye ülkelere taksitler halinde verilecek ve her seferinde AB Komisyonu tarafından onaylandıktan sonra para transferi yapılacak. Hollanda Başbakanı Mark Rutte'nin istediği gibi "Eğer bir ülke paranın yanlış kullanıldığına karar verilirse, konuyu Avrupa Konseyi'ne götürebilecek." Ancak Rutte'nin istediği gibi ödemeyi veto edemeyecek.

Yardım planının 360 milyar Euro'luk bölümü ise isteyen ülkelere düşük faizli kredi yardımı olarak dağıtılacak. Bu planın geri ödemesi için, AB'nin 2021-2027 yılları arasındaki 7 yıllık bütçesi de yılda 154 milyar Euro olmak üzere, 1 trilyon 74 milyar Euro olarak bağlandı.

Nasıl geri ödenecek ?

Söz konusu hibe yardımını kullanan ülkeler değil, tüm AB ülkeleri, AB bütçesine yapılacak katkı paylarını nüfusları oranında arttırarak ödeyecek. Başka bir deyişle, AB Komisyonu'nun dağıtacağı bu yardım planının geri ödemesi için üye ülkelerin AB bütçesine ulusal katkılarının arttırılması ve AB harcamalarının azaltılması planlanıyor. Henüz net olmayan geri ödeme mekanizması, bütçe katkılarının yanı sıra AB'nin harcamaları azaltması ya da vergileri arttırma gibi mekanizmaları da içerecek. Bugün, AB dışından gelen ürünler için karbon vergisi, dijital ürünlerden alınan vergi ve yeniden kullanılmayan plastik atıklara vergi getirilmesi gibi olasılıklar üzerinde düşünülüyor.

Sert tartışmalar, gergin saatler...

Zaman zaman tansiyonun yükseldiği, masanın terkedildiği ve yumrukların masaya vurulduğu müzakerelerde, "tutumlular" olarak adlandırılan Kuzey ülkeleri, İtalya ve İspanya gibi "gevşek üyeleri" AB ekonomilerini raydan çıkarmakla suçladı.

Avrupa Konseyi Başkanı Charles Michel, Kuzey ülkelerini ikna edebilmek için, Berlin ve Paris'in getirdiği 500 milyar Euro'luk ilk plandan geri adım atarak, hibe miktarını 390 milyar Euro'ya indirdi. Ancak aynı zamanda "AB bütçesine aldığından daha çok katkı yaptığı için indirim hakkından yararlanan" Kuzey ülkelerine yapılan indirimleri de arttırdı. Aynı haktan yararlanan Almanya'ya tanınan indirimler ise eski seviyesinde kaldı.

Daha federal, daha dayanışmacı bir Avrupa

AB liderleri imzaladıkları bu anlaşmayla yalnızca eşi görülmemiş bir resesyona uğrayan AB ekonomilerini ayağa kaldırma umudunu değil, ayrıca krizin getirdiği yol ayrımında, "daha federal, daha dayanışmacı, daha birlik içinde bir Avrupa" modelini de seçmiş oldu.

Yardım planı geçici bir döneme ait olsa da AB yönetimi, bu dayanışmanın çevre ve güvenlik gibi diğer politikalar için de örnek oluşturmasını umut ediyor.

AB, bu yardım planıyla, üye ülkelerin hareket alanını daraltan AB Anlaşması'ndaki "bütçe dengesi" şartını da fiili olarak ortadan kaldırmış oluyor. Bu, AB yönetimi için "devrim niteliğinde" bir adım olarak değerlendiriliyor. İkinci devrim ise AB'nin ilk kez ortak borç alması ve bunu üye ülkelere ilk kez "hibe" olarak dağıtması, üstelik bu borcun bütün üyeler tarafından ödenmesi. Hibeden en az payı alan Almanya'nın, bu borcun en büyük bölümünü ödemeyi kabul etmesi de dönem başkanı Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından sergilenen önemli bir 'U' dönüşü oldu.