SON DAKİKA

DİN ve TOPLUM konuşuldu

Bu haber 06 März 2018 - 12:01 'de eklendi ve 295 views kez görüntülendi.
cityhotel

Eppingen’de düzenlenen panelde „Din ve Toplum“ konusu masaya yatırıldı

Din Hizmetleri Ataşe Vekili Eyüp San

Ertan Pehlivan
HEİLBRONN – DİTİB 1. Bölge derneklerinin düzenlediği, “ Din ve Toplum” konulu paneli yöneten koordinatör din görevlisi Ümit Yalçın, “Dini doğru kaynaktan alamazsak, o zaman yaşadığımız din doğru bir din olamaz”dedi. Stuttgart Din Hizmetleri Ataşeliği’ne bağlı DİTİB 1. Bölge derneklerinin ortaklaşa düzenlediği, “ Din ve Toplum” konulu panel, Eppingen Mevlana Camii’nin konferans salonunda yoğun bir katılımla gerçekleşti. Din görevlisi Mustafa Kıvrak’ın okuduğu Kur’an‐i Kerim tilaveti ile başlayan etkinlikte, şehitler için dualar edildi. Stuttgart Din Hizmetleri Ataşe Vekili Eyüp San yaptığı açılış konuşmasında, “İnsanları, din ve Kur’an ile buluşturan ve kaynaştıran bu gibi programlara her zaman ihtiyaç vardır.
İnsanların kendi bilgilerini sürekli güncelleyip, ileri doğru bakmalıdır” dedi. Birinci Bölge din görevlileri koordinatör Başkanı Ümit Yalçın’ın yönettiği panelde konuşan Ludwigsburg din görevlisi Hilmi Yirik, dinin insan üzerindeki etkilerini örneklerle anlattı. Yirik, “Din gönül işidir ve din olgusu yaratılıştan vardır. Kalbe inmeyen din hareketlerine etki etmez. Dinde zorlama olmaz, hür iradeye bağlıdır. Dinin; gayesi, hedefi ve amacı vardır. Din, insanlar üzerinde belirleyici bir etkisi vardır”dedi. Kornwestheim Ayasofya Camii din görevlisi Bilal Bitiş dinin toplumsal faydaları üzerinde yaptığı sunumunda, insanın akıl ve yetenekleriyle toplu halde yaşayarak kendilerini geliştirdiğini söyledi. Bitiş, “ İnsan, et ve kemik yığınından oluşan bir varlık değil, ruh ve cisimden oluşan seçkin bir varlıktır. İnsan ikisini de ihmal edemez.
Din, insanın sonsuz isteklerini sınırlar. Din insanın kişisel hayatı üzerinde büyük yarar sağladığı gibi, sosyal hayatı üzerinde de büyük fayda sağlar. İnsanlar arasında; birlik, kardeşlik, dayanışma duygusu oluşturarak, toplumu daima geliştirir ve sosyal bir bütünleşme oluşturur. Kültürlerin omurgası dindir. Bizim kültürümüze örfümüze adetlerimize yansıyan din duygularımızdır. Düğünlerimiz, aile hayatımız, şiirlerimiz, edebiyatımız hepsi dini inaçlarımızdan kök alarak bu hale gelmiştir ve bu nedenle kültürümüze yaşadığınız ülkelerde yaşamak ve yaşatmak çok önemlidir”dedi. Gundelsheim Selimiye Camii din görevlisi Muhammed Kocaman, “Din anlayışındaki yorum farklılıklarının sebeplerinden biri insan unsurudur. Her insanın kendine özgü birtakım özellikleri vardır. İnsanların fiziki yapıları, yetişme yerleri, aile yapısı farklıdır. Bunun yanı sıra insanların duygu, düşünce yapısı ve olaylara bakış açısı da farklılıklar arz eder. Her insan, içinde yaşadığı toplumun kuralları, inançları, örf ve adetlerinden etkilenerek şekillenir. Bundan dolayı aynı dine inansa da değişik coğrafyada yaşayan insanların din algıları arasında bazı farklılıklar görülmektedir”dedi. Paneli yöneten Oberstenfeld DİTİB Selimiye Camii koordinatör din görevlisi Ümit Yalçın yaptığı konuşmasında,” Denizde fırtınayla boğuşan geminin kaptanıyla, fırtınalı havada o dalgalarla boğuşan gemiyi yüksekçe bir tepeden izleyen bir adam, aynı duyguları yaşayamaz. Kaptanın tek derdi var gemiyi kurtarıp sığınacak bir liman bulmak. Ama yukardan seyreden insan ise sadece heyacen duyar aynı duyguyu paylaşamaz. İslamında müslümanlar üzerinde bir takım etkileri vardır. Herkesin bir derdi vardır. Her nedense insanlar kendi derdini en büyük dert görür. Derdi zahmet olarak düşünen o dertle derdini büyütür, derdi rahmet olarak düşünenler ise o derdin içerisinden rahmetin tecelli edeceğini düşünerekte derdiyle mutlu olur. Biz bu dünyada bir imtihan için varız. Geçmişimizde yaşadığımız dert ve sıkıntıları günümüze taşırsak, geçmişimizin kölesi oluruz. Gelecek ile ilgili kaygı ve endişelerimizi kontrol altına almazsak, geleceğimizin esiri oluruz. Bunun için bu dinin mensupları bu dünyanın imtihan yeri olduğunu unutmayıp, verdiği nimetlere şükür ve verdiği musibete de sabır diyeceğiz. Evlerin kapılarını birbirine yaklaştırdık, ama gönül kapılarını uzaklaştırdık. Niçin böyle olduk ? Çünkü dinin bize emretttiği şekilde kardeş olamadığımız için. Toplum olarak dinin emrettiği şekilde hareket etseydik o zaman dünyada barış olurdu. İslam barış dinidir. Ama Müslüman ülkelerde fırtılar kopuyor, neden mi ? Kardeş olamadığımız için.
Aynı güneş, aynı toprak, aynı hava, aynı gübre elmayı kızartırken tatlılaştırıyor, biberi açılaştırıyor. Bu farklıklar dün vardı, bugün de var. Din televizyonlardan değil, kaynağından doğru öğrenilmelidir. Din herkesin üzerine çivi çakacağı boş bir kütük değildir. Kur’an bir ecza deposudur. Bunun içindeki ilaçları ezberlemek değil, bilmek lazım. Kur’an‐ı okumak değil, anlamak önemli. Ne kadar anladığımız bugünkü yaşantımızdan belli. Bu gün Avrupa’nın her yerinde işin ehli din görevlileri var. Dini doğru kaynaktan alamazsak o zaman yaşadığımız din doğru bir din olmaz” diyerek Hz Ömer’in ,
“Dininizi iyi öğrenin, ona göre yaşayın. Yoksa yaşadığınızı din zannedersiniz” sözüyle konuşmasını bitirdi. Program, verilen ikram ve dernek başkanı Erkan Çetinkaya’nın katılımcılara teşekkürü ile son buldu.

Mustafa Kıvrak

Panele ilgi yoğun oldu

soldan sağa: Muhammed Kocaman, Bilal Bitiş, Ümit Yalçın ve Hilmi Yirik

 

 

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen