SON DAKİKA

Demenz veya Alzheimer hastanız mı var?

Bu haber 07 Juli 2017 - 23:46 'de eklendi ve 330 views kez görüntülendi.
cityhotel

Geçen sayıdaki yazımda, Demenz ve Alzheimer hastalıklarına değinmiştim. Hiç kimsenin istemediği, inşallah hiç kimseye de bulaşmaması için dua ettiğim
Demenz hastalağı, sinsi olduğu kadar çok tehlikeli ve maalesef iyileşme şansı olmayan bir hastalıktır. Kimsenin tahmin bile edemediği, fark edemediği bu illet, belki de bize-size çoktan yaklaşmış, sadece sırasını bekliyor olabilir.
Bir unutkanlıkla başlar. İlk başlarda anne veya babanızın bizden sakladığı, belki de çok fazla önemsemediği bu illet, halbuki çoktan vücudunu sarmıştır, her geçen gün daha farklı belirtilerle kendini göstermeye başlar.
Babanız veya Annenizin, küçük notlar aldıklarını veya ufak tefek eşyalarını saklamaya başladıklarını fark edersiniz. Mutlak unutkanlığın başlangıcıdır bu. En kısa zamanda doktorunuza başvurmalısınız. Doktorunuzun size, „bu yaşlılıktır“ diyerek geri çevirmesine kesinliklen müsade etmeyin. Daha derin olarak kontrolllerden geçmesini sağlayın. MRT testleri yaptırın.
Kendi Babamızdan örnek vererek konuyu daha anlaşılır kılmak istiyorum. Biz, Babamızı ünlü bir Nöroloji Hekimine kontrol için götürdüğümüzde, baştan sadece Babamı içeri aldı. Babam Almanca bilmediği için, daha sonra tercüman olarak beni de çağırdılar. Yapılan bütün testleri Babam sorunsuz geçti. İşte ben buna anlam veremedim!
Doktor Beyin, „Bunun hiç birşeyi yok, neden bana getirdiniz“ sözleri karşısında ise çok şaşırmıştım. Çünkü Babam, böylesine sakin ve stresten uzak bir ortamda, kendini bile unutup, sadece testlere konsantre olmuş, sanki oyun oynadığı hissiyle hareket etmiş ve başarılı bir oyun sergilemişti.

Eve geldiğimizde bize ilk sorusu; „Oğlum neredesiniz, sizi çok bekledim“ oldu. Yani Demenz denilen illetin tehdidi altında olduğu açıktı. Biz ise halen olayın farkında değildik ve Babamızın oyun yaptığını zannediyorduk. Babamız ise olup bitenleri anlamaya çalışma telaşı içerisindeydi…

Bu hastalığı ciddiye almazsanız eğer birgün; evinizde birlikte yaşadığınız en yakınınızı tanımamak, yakınlarınızı, arkadaşlarınızı yabancı sanmak, yol yordam bilmeden, herşeye ve herkese karşı şüpheyle bakmak, bazı eşyalarını saklamak ve daha sonra da bulamayınca etraftakilere iftira atmak, bağırmak, çağırmak, kızmak, gizlice evden kaçmak, Küçük ve büyük ihtiyaçlarını olur olmaz her yere yapmak, tuvalet kağıtlarını kullandıktan sonra yuvarlayarak top haline getirerek bir köşede saklamak, eve gelen ziyaretcileri hırsız sanması, yemeklerini yemeyip biryerlere saklaması, yardımcı olmaya çalıştığınızda ise akresif tavırlar takınmaları ve buna benzer eylemler bu hastalığın bir parçasıdır.

Bu gibi durumlar karşısında hiç kızmadan, sakin bir şekilde konuşup sorunu beraberce çözmeye çalışmak gerek. Banyo yaparken, traş olurken diyalog içerisinde yardım etmek gerek. Sizin O’nu birşeylere ikna etmaniz mümkün değil. Bırakın O kendi arzu ve düşüncesiyle hareket etsin. Siz sadece sakin bir şekilde, O’na yardımcı olmanın yolunu bulmaya çalışın, hepsi bu…
Evet, yaşlılık… O da bir gün gelecek elbet. Hepimizin eninde sonunda karşılacacağı gerçek bu. Böyle bir hastanız varsa eğer, gönüllü olarak yardımcı olabilecek kişilerin, hatta sağlık sigortanızın da destek sağlayabileceğini hiç düşündünüz mü?
Sizler bu alanda yardıma muhtaç insanlara elinizden geleniyaparsanız eğer, hem sizler bunun manevi huzurunu yaşarsınız, yaşamınıza güzellik katarsınız, hem de yaşamınızın gelecek bölümü için güzel bir çığır açmış olursunuz…
İlaçlar, hastalığı iyileştirmeyip sadece daha yavaş seyretmesini sağlar. Asıl ilaç ise; ilgi, sevgi ve şefkattir.

Unutmayın birgün sıra size de gelecek!

Turgay Demiröz

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen