SON DAKİKA

Almanya’daki seçimlerde „Oy Hakkınızı Kulllanın!“

Bu haber 14 September 2017 - 8:32 'de eklendi ve 194 views kez görüntülendi.
cityhotel

Almanya’daki seçimler Avrupa’nın geleceği için çok önemlidir. Yurtdışından baktığımızda bu seçimin sonuçları; Avrupa’nın değişen bir dünya düzeninde yerini ve rolünü belirleyecektir. Her ne kadar, Almanya’nın devlet politikası değişmez desek de, son dönemlerde dünyadaki olaylar çok farklı ve öngörülemeyen bir konuma gelmiştir. Almanya’da kısa zaman önceye kadar; toplumun önünde, açıktan açığa bu kadar ırkçı bir söylem ve dil kullanılan siyaset görmedik. Irkçı söylemler arttı ve maalesef buna paralel olarak saldırılar da…
Sanki Almanya’nın iç gündemi yokmuş gibi, politikacıların ve basının popülist dış politikalarla Almanya’daki seçmenleri oyalaması ve meşgul etmesi inanılır gibi değil.
Almanya’da yaşayan Türk kökenli seçmenler olarak adaylara ve siyasi partilere şunu söylemek isterdik: „Bizim de bir hafızamız var. Bu günleri ve bu söylenenleri unutmayacağız. Belki bu seçimde olmasa bile uzun vadede politikaya ve sandığa yansıtacağımızdan emin olunuz. Yetişen gençliğimiz sizlerin ırkçı ve ötekileştirici siyasetinize en güzel cevabı; yapacakları kariyer ya da siyasete katılımla vereceklerdir.“
Keser döner, sap döner… Gün gelir, hesap döner… Komşularınızın ve iş arkadaşlarınızın Almanya’nın seçim arifesinde Türkiye ile ilgili soracakları sorulara vereceğiniz en güzel cevap ise: „Şu an gündemimiz Almanya’dır. Türkiye değil“ şeklinde olacaktır.

Evet, Almanya’da genel seçimler 24 Eylül 2017 tarihinde yapılacak. Oy hakkı bulunan herkesin bu seçimlere katılıp vatandaşlık görevini yerine getirmesi gerekmektedir. Oy hakkınızı kullanın. Bu konuda tüm vatandaşlarımızı; konjonktürel değil de, mantıklı ve sorumlu hareket etmeye çağırıyorum. „Benim bir oyum var ne işe yarar“ deyip geçmeyin. Bir oy bir oydur. Geçen yazımızda; bu seçimlerde iki oyumuzun olduğunu hatırlatmıştık: Biri adaylara vereceğimiz oy, diğeri ise partiye vereceğimiz oydur. Bu yazımızda ise daha çok, bu seçimlerin ve parti programlarının; günlük hayatımıza nasıl bir etki yapacağını özetlemek istedim.

Konu başlıkları ve örneklemeleri şöyle:

1. Wirtschaftspolitik / Ekonomi politikası
– Mehrwertsteuer reduzieren (KDV miktarını düşürmek)
– Selbständige und kleine Unternehmen fördern (Selbständige ve küçük şirketleri desteklemek)
2. Arbeitsmarkt / İş piyasası
– Ausdehnung des Mindestlohnes in andere Branchen (Asgari ücret uygulamasını başka iş sağlarına genişletmek)
– Solidaritätszuschlag abschaffen (Doğu Almanya dayanışma vergisi  kesintisini iptal etmek)
3. Familienpolitik / Aile politikası
– Kindergelderhöhung (Çocuk parası miktarını artırmak)
– Kindergartengebühren (Kindergarten parası)
– Ganztags Kinderbetreuung (Çalışan ebeveynlere kreş hizmeti)
4. Bildungspolitik / Eğitim Politikası
– Ganztagesschulen (Yeni lise ve ortaokul şekli)
– Bafög-Erhöhung (Devlet burs miktarı)
– Semestergebühren für Ausländische Studenten (Yurt dışından gelen öğrencilere ek üniversite harç miktarı)
5. Digitiale Sicherheit / Dijital güvenlik
– Hasskommentare löschen lassen (Hakaret içerikli internet yazılarını sildirme Hakkı)
– Digitaler Nachlass löschen lassen (ölen kişinin İnternet profillerini silme yöntemi)
6. Umweltpolitik / Çevre Politikası
– Feinstaub Maßnahmen in den Großstädten, Fahrverbot für Dieselfahrzeuge (Büyük şehirlerde havayı temiz tutma tedbirleri, dizel arabaların şehir merkezine girme yasağı)
7. Flüchtlings- und Integrationspolitik / Mülteci ve uyum politikası
– Flüchtlinge besser in den Arbeitsmarkt eingliedern (Mülteçileri dağa kolay iş hayatına kazandırmak)
– Förderung von Kindern mit. Migrationshintergrund (Yabancı uyruklu gençlerin Teşvik etmek)
– mehr Türkisch-Unterricht an deutschen Schulen (Türkçe derslerini daha kapsamlı teşvik etmek)
8. Gesundheitspolitik / Sağlık politikası
– Kultursensible Altersheime fördern (Yabancılara yönelik yaşlı bakım evlerini artırmak)
– Die Zahl von mehrsprachigen Pflegekräften erhöhen (Sağlık ve bakım personelin daha çok dil bilmesi için Teşvikte bulunmak)
– Freikarten Anträge für Medikamente erleichtern (İlaçlar için Freikarte dilekçelerini kolaylaştırma girişimi)
9. Religionsfreiheit / Dini Özgürlükler
– Islamunterricht in den Schulen (Din dersinin okullarda verilmesi)
– Kopftuchverbote aufheben (Başörtü yasağının kaldırılması)
10. Außenpolitik / Dış politika
– Förderung der Türkei zur EU Mitgliedschaft (Türkiyenin Avrupa Birliği Üyesi olmasını desteklemek)
– Sicherung der Sozialenvereinbarungen zwischen der Türkei und Deutschland (Almanya’nın Türkiye ile alınan uluslararası anlaşmaların korunması)

Bu konuların, 7’den 70’e herkesin günlük hayatını ilgilendiren konular olduğuna eminim. Çocuğunuzun Kindergarten’inden okuluna kadar, ya da meslek edindirmesinden, üniversiteye gitmesine kadar. İşçiyseniz; maaşınızda kesintilerinize kadar. İş verenseniz  çalışanlarınızın hakları ve çalışma saatlerine kadar. Öğrenciyseniz Bafög (Burs) ve Üniversite harçlarına kadar. Yaşlı insanların bakımı ve sağlık ihtiyaçlarına kadar. Yaşantımızın her alanında, vereceğimiz tek bir oyun dahi etkisi var! Bunu unutmayalım…

„Bir Kurbağa sürüsü ormanda yürürken, içlerinden ikisi bir çukura düşer. Diğer bütün kurbağalar çukurun etrafında toplanırlar. Çukur bir hayli derindir ve arkadaşlarının zıplayıp dışarı çıkması mümkün gözükmez. Yukarıdaki kurbağalar, boşuna çabalamamalarını söylerler arkadaşlarına: “Çukur çok derin. Dışarı çıkmanız imkânsız.” Ancak, çukura düşen kurbağalar onların söylediklerine aldırmayıp çukurdan çıkmak için mücadeleye devam ederler. Yukarıdakiler ise hâlâ boşuna çırpınıp durmamalarını, ölümün onlar için kurtuluş olduğunu söylerler. Sonunda kurbağalardan birisi söylenenlerden etkilenir ve mücadeleyi bırakır. Diğeri ise çabalamaya devam eder. Yukarıdakiler de, çırpınıp durarak daha çok acı çektiğini söylemeyi sürdürdüler. Ne var ki, çukurdaki kurbağa son bir hamle daha yapar, bu kez daha yükseğe sıçramayı başarır ve çukurdan çıkar. Çünkü, bu kurbağa sağırdır. O yüzden, arkadaşlarının ümit kırıcı sözlerini hiç duymamıştır…“

Bizler de bu günlerde fazla söylenenlere bakmadan sandığa gidip oyumuzu kullanalım.
Unutmayalım; her seçim sonrası; gelecek diğer seçimin öncesidir. „Nach den Wahlen ist vor den Wahlen.“

Saygılarımla
Ramazan Kara
Basın ve Medya Uzmanı

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen