SON DAKİKA

Almanya’daki geleceğimiz için EVET mi? HAYIR mı?

Bu haber 06 Mai 2017 - 21:12 'de eklendi ve 177 views kez görüntülendi.
cityhotel

16 Nisan’da Türkiye’de yapılan halk oylaması, Türkiye’yi olduğu kadar – belki daha fazla bile – Avrupa ve Almanya`da gündemin ilk sıralarındaydı. Halk oylaması sonuçlandı ve ilginçdir ki yankıları bizim ellerde halen devam etmekte. Halbuki 2017 yılı Almanya ve Avrupa için birçok seçimlerin yapıldığı ve daha yapılacağı bir yıl. Halbuki Avrupa Birliği’nin ve Almanya’nın işlevsel sorunları, Brexit, Yunanistan krizi, giderek artan fakirlik, eğitimde var olan eksiklikler, ırkçılık gibi birçok konu ve sorun acilen çözüm beklemekte. Dolayısıyla gündemin Almanya ve Avrupa merkezli olmasını bekliyoruz – bakalım daha ne kadar beklemekte olacağız.
Son birkaç ay içerisinde Hollanda, Fransa ve eyalet bazında Almanya`da seçimler yapıldı. Hollanda`daki galip yine Türkiye ile ilişkileri gündemin birinci sırasına oturtup, birinci olabildi. Fransa`da OHAL durumunda yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ilk turunda % 25`ten fazla oy alan aday olmadı. Başka bir deyimle, ikinci tura kalan iki adayın halk nezdindeki desteği en fazla % 25 olacak. Nasıl güzel bir demokrasi, değil mi? Ya Almanya`da neler oluyor? En ufak eyaletlerden biri olan Saarland`da seçimler yapıldı ve CDU kazandı. Yeşiller ise meclis dışı kaldı ve büyük bir ihtimalle Eylül‘deki genel seçimlerde meclis dışı kalacaklar. İnsan sormadan edemiyor: Acaba bundan dolayı mı Türklere saldırıyorlar? NRW`de ise 14 Mayıs`ta eyalet meclisi seçimleri gerçekleşecek ve bu genel seçimlerin sonucu için de belirleyici olacak dersek yanlış olmaz.
Almanya`daki seçimlerde yürütülen kampanyaları incelediğinizde şunu görüyorsunuz: partilerin birçoğu – buna CDU, SPD, Yeşiller, FDP, Linke ve AfD dahil – Türk ve Müslüman karşıtı söylem ve öneriler ile gündeme geliyorlar ve böylece oy avcılığına çıkmış durumdalar. Örnek mi istiyorsunuz? CDU`nun çifte vatandaşlık karşıtlığı, yine CDU ve SPD`nin Müslümanlara has bir yasa önerileri, Linke ve Yeşiller`in halk oylamasında evet oyu verenlere karşı düşmanlıkları, ve saire gibi. Ve tümünün sözde Ermeni soykırımı karşısında aldıkları tavır ve yasak olan PKK`ya aşırı iyimser davranmaları. Bu örnekleri daha çoğaltabiliriz. Ancak görünen köy kılavuz istemiyor ve şu gerçeği artık kabul etmemiz lazım: yukarıda saydığım siyasi partilerden bize hayır gelmiyor.
O halde ne yapmalıyız diye soruyorsanız şu cevabı veririm: siyasette aktör olmak zorundayız. Bizi teslim edenleri değil, bizi temsil edenleri seçmek durumundayız. Bunu da ancak oylarımızı birleştirerek ve bir partiye yönlendirerek başarabiliriz. Bu parti küçük olsa bile, biz büyük düşünmek zorundayız. Eger bunu önümüzdeki seçimlerde başaramazsak, bunun bedelini bizden sonraki nesillerimiz ödemek zorunda kalırlar.
Sözün özü: Buradaki seçimlere katılım ve bizi temsil eden siyasi bir partiye oy vermek, Almanya`daki geleceğimiz için EVET demektir.
Yaşar Mert

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

facebook
error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen