Yeni yıl, eski sorular, yeni umutlar

Yeni yıl, eski sorular, yeni umutlar

2017 bitti, 2018’den gün almaya başladık. Her yıl gibi bu yıl da geçecek.
Yine karşılaşıldığında, “Ya günler nasıl da çabucak geçiyor?” diyeceğiz birbirimize.
Ama nasıl geçiyor zaman? Kısa süren bu dünyadaki misafirliğimizi nasıl değerlendiriyoruz?
Birbirimizi seviyor muyuz? Saygıda kusursuz muyuz?
Dünya için insanlık için yeterince uğraşıyor muyuz?
Çevremizin bizden sonraki nesiller için temiz kalması için çabamız ne?
Yoksa hovardaca mı harcıyoruz zamanı?
Bireysel çıkarlarımız, genelin çıkarlarının ne kadar önünde?
Para hırsını dizginleme uğraşımız var mı?
Herkes yeni sene için bazı dileklerde bulunurlar. Genelde sağlık istenir. Sağlık olsun da gerisi önemli değil deriz. Ama sağlık genelde beden sağlığı olarak anlaşılır. Yememize içmemize dikkat ederiz. Ya da etmeye çalışırız. Bir süre sonra ama eski alışkanlıklar yerini alır. Aslında beden sağlının altında yatan en büyük desteği unuturuz. O da beyin ve düşünce sağlığıdır. Yukardaki sorulara bireysel olarak nasıl yanıt verebileceğimizle ilgili biraz da beden sağlığı.
İnsanın en az cesaret edebildiği şey kendisiyle hesaplaşmadır. Sorunlar hep ötelenir ya da farklı mercilere havale edilir. Ama insan kendisi ile ilgili bilince hep karşıdakinin eleştirisi ile dikkat çeker. O zaman da genelde savunma içindedir insan. Karşıdakinin söylediklerinde gerçek payı olup olmadığını irdelemeden, savunmaya geçer.
Eleştiri ve özeleştiri bir türlü becerilemeyen kavramlar. Örneğin bir bakıyorsunuz bir siyasetçi eleştirilirken “altını ıslatan başbakan” diye nitelendirilebiliyor. Bunu yapanın imam olması başka bir sıkıntı.
2018 senesi güzel geçsin istiyorum. Sevgi kazansın. Düşmanlıklardan, kindar söylemlerden, insanları farklı oldukları için dışlamaktan uzak durulan bir yıl olsun. Yönetimler gelip geçici, ama insani değerler hep kalıcıdır.
2018 Almanya’da huzurlu bir yıl olsun hepimiz için. Irkçılık yeni boyutlar kazanmasın. 60 yıldır burada yaşayan bizlerin her geçen gün daha da kaygı ile baktığımız bir yıl olmasın. Bunun için biz de çaba harcayalım. Nemelazımcılıktan kurtulup, bu ülkeden kazanılmış haklarımızı korumak ve geliştirmek için harcayalım zamanımızı.
Naif istekler biliyorum. 2018 biterken de aynı sorunlar ve dileklerle karşılaşacağız belki. Ama yine de umudu yitirmemek gerekir. Çünkü umut biterse her şey biter.
Mutlu, huzurlu ve sağlıklı bir 2018 diliyorum.

Gökay Sofuoğlu