SON DAKİKA

RAMAZAN’ININ FAZİLETİ VE ORUÇ

Bu haber 18 Mai 2018 - 7:50 'de eklendi ve 21 views kez görüntülendi.
İssa

Ramazan ayı, Allah’ın cc Kuran’ında bahsedilen 12 ayın en kutsalıdır. Ayların şahı, on bir ayın sultanıdır. Ramazan ayı, feyiz ve bereketi, af ve mağfireti, yardımlaşma ve dayanışma anlayışının toplumda yoğunluk kazandığı, ibadet hayatımızın zenginleştiği, Peygamberimizin “Evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş” olarak müjdelediği bir aydır.

Ramazan ayı, susuz kalplerin dirildiği, gönüllerin aydınlandığı, nefsin isteklerinin kırıldığı, insan olmanın güzelliklerinin tekrar hatırlandığı manevi yaşamı dolu olan bir aydır.

Ramazan ayı Allah’ın biz müminlere sunduğu büyük bir lütfu ve nimetidir. Nitekim Ramazan ayını, diğer aylardan ayıran ve üstün kılan bir takım manevi güzellikler vardır:

1-İnsanlığın kullanım kılavuzu yüce kitabımız Kur’an-ı Kerim, bu ayda indirilmiştir.

“Ramazan ayı, insanlara yol gösterici, Kur’an’ın indirildiği bin aydan hayırlı bir aydır.”

2-Ramazan ayı, Allah’ın âlemlere rahmet olarak gönderdiği, yaratılmışların en şereflisi, peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed’e peygamberlik görevinin verildiği bir aydır.

3-Ramazan ayı, bin aydan hayırlı Kadir gecesinin içinde olduğu bir aydır:

     “Kadir gecesi bin aydan daha hayırlıdır.”

4- Ramazan ayı, İslam’ın beş esasından biri olan ve müminleri arındıran eşsiz ibadet orucun tutulduğu bir aydır. Çünkü orucu riyası-gösterişi yoktur. Kul ile Allah’ı arasındadır. Zira oruçlunun oruç tuttuğunu yalnız kendisi ve Rabbi bilir. Bu ne güzel bir bağ ve ne güzel bir manevi buluşmadır.

5-Ramazan ayı, Efendimizin de dediği gibi cennet kapılarının açıldığı, cehennem kapılarının kapandığı ve şeytanın zincire vurulduğu bir aydır.

Hz. Peygamber ramazan ayını ashabına şöyle anlatmıştır;

“Ey insanlar! Yüce ve mübarek bir ay gelmiştir. Allah bu ayda oruç tutmayı farz kıldı. O, sabır ayıdır. Sabrın karşılığı ise cennettir. O, yardımlaşma ayıdır. O ayda müminin rızkı bollaştırılır. O ayda kim bir oruçluyu iftar ettirirse bağışlanmasına ve cehennemden kurtulmasına sebep olur. Ona oruçlunun sevabı kadar sevap verilir. Oruçlunun sevabı da eksilmez.”

6- Ramazan ayı, manevi hayatımızda seçkin yeri olan bir aydır. Zira başka ayda oruçta tutsak ramazanda hissettiğimiz ama dile dökemediğimiz manevi havayı hissetmemekteyiz.

7- Ramazan ayı, rahmeti ve bereketi bol bir aydır. Bu ayın gelmesi ile iyilikler çoğalır, kötülükler azalır, yoksullara ve düşenlere yardım elleri uzanır. Yapılan hayır diğer aylara göre kat kat sevaplıdır.

8- Ramazan ayı, hac ibadeti hariç İslam’ın beş esasından dördü olan namaz, zekât, oruç ve kelime-i şahadeti eda ettiğimiz bir aydır.

9- Ramazan ayı, her yönüyle birlik beraberlik ve kardeşlik duygularının pekişmesine büyük katkısı olan iftar ayıdır.

10 Ramazan ayı, fakirin bile hayır yapabildiği güzel ibadet Fitre verme ayıdır.

11- Ramazan ayı, her türlü makam ve maddi farklılıkların cami dışında bırakıldığı, zengin- fakir, amir-memur, işçi- işveren, hoca- talebe, kadın-erkek, ihtiyar-genç. Bütün insanlar aynı safta omuz omuza huzura durduğu farz namazlara ilaveten kılınan teravih namazının ayıdır.

Peygamber Efendimiz (sav) bu mübarek ayın kutsiyetini şu şekilde ifade itmektedir;

“Ümmetim Ramazan’ın faziletini tam bilseydi, bütün yılın Ramazan olmasını isterdi.”

Oruç ise, yukarıda da ifade edildiği gibi kul ile Allah arasındaki en kuvvetli bağlardan birisidir.

Bunun yanında bu ayın ve orucun kıymetini bilen insanı terbiye eder, bütün imkân ve kabiliyetlerini hayra, iyiye yöneltir. İlahi maksadı da budur. Oruç, Allah’ın ihsan ettiği nimet ve faziletleri tercih ederek bedeni arzuları yenmek ve nefsi baskılara tahammül etmek demektir. Orucun esas gayesi, insanlara nefsi ve bedeni arzularını yendirerek irade ve şahsiyetini güçlendirmek ve böylece ona ahireti kazandırmaktır. Oruç, İslam’dan önceki dinlerde de var idi ve emredilmişti. Nitekim Allah cc Kur’an-ı Kerim’de şöyle bildirir: “Ey iman edenler! Oruç Oruç sizden öncekilere farz kılındığı gibi size de farz kılındı.

Oruç ibadetinin insanlara sağladığı faydaları şöyle özetleyebiliriz:

Oruç, riyanın en az karışacağı bir ibadet olduğu için ancak Allah rızası için tutulur.

Oruç ibadeti daha önce işlenmiş günahların da bağışlanmasına vesile olur.

Hz. Peygamberimiz de buna şöyle işaret etmektedir:

“Kim inanarak ve mükâfatını Allah’tan bekleyerek ramazan orucunu tutarsa geçmiş günahları bağışlanır.”

Hakkıyla oruç tutan cennete Reyyan kapısından girer. Oruç, insana sabır ve tahammülü öğretir.

İnsanın genişlik ve rahatlık zamanlarında da insan, elindeki nimetlerle şımarmak, onları harama ve isyana vasıta yapmamak için sabra muhtaçtır. İnsanda sabır duygusunu geliştirir ve olgunlaştırır. Bu sebeple Peygamber efendimiz: “Oruç sabrın yarısıdır” buyurmuştur. Bu konuda tarihimizde ibretlik bir olay söz konusudur. Kore savaşına katılan Türk ve ABD askerlerinin bir kısmı esir düşer. Her iki ülke insanı esirlerine de aynı eziyetler yapılır ve aç-susuz bırakılırlar. Amerikan askerleri bir bir ölürken Türkler dayanırlar. Araştırıldığında görülür ki, Türkler Oruç ve Ramazan alışkanlığı sebebiyle daha çok dayanabilmektedirler. Sırf bu sebeple bile Kore de Müslüman olanlar görülmüştür.

Oruç nefsi terbiye eder, insanı kötülüklerden uzaklaştırır, iffetini korur. Oruç nimetin kadrini öğretir. Denizdeki balıklar suyun kendileri için ne kadar önemli, hayati bir nimet olduğunu suyun içerisinde iken anlayamazlar. Ancak sudan mahrum olunca anlarlar. İşte oruç bize bunu hatırlatır.

Oruç fakirlere yardımı hatırlatır. Oruç sayesinde insanın merhamet duyguları kabarır. Oruçlu insan aç ve susuz kaldığından ekmeğe, suya muhtaç insanların halini düşünerek onlara yardımcı olur.

Oruç insanın sağlığını korur. Orucun sağlık ve tedavi yönünden de önemi büyüktür.

Peygamberimiz bunu açıkça şöyle ifade eder: “Oruç tutunuz ki sıhhat bulasınız.” İnsan vücudunun bütün gün çalışarak yorulan organları uyku ile dinlendiği gibi, bir yıl durmadan çalışan mide ve sindirim organları da oruç sayesinde dinlenir. Zira günümüzde yaygın olan kalp, tansiyon ve şeker gibi hastalıkların en önemli sebepleri arasında aşırı beslenme ve buna bağlı şişmanlık olduğu ve pek çok hastalığın tedavisinde perhiz tavsiye edildiği bilinmektedir. Oruç tecrübesiyle sabittir ki, ramazan ayında dinlenip temizlenen vücut makinesi senenin diğer aylarında daha sağlıklı ve verimli çalışmaktadır.

Nitekim Fransız prof Pier Mulen şunları söyler: “İslam dünyasının en yararlı kurumlarından biri oruçtur. Oruç, bedenin hem fiziksel, hem ruhsal dinlenişidir. Dokuları temizler, birikmiş toksinleri, zehirleri atar. Müslümanlar böylece her yıl bir ay bedenlerini dinlendirirler. Hıristiyan dininde orucun bulunmaması büyük bir kayıptır.”

Oruç tutanın duası makbuldür. Ramazan ayı rahmet ve mağfiret ayıdır. Allah’ın rahmetinin, feyiz ve bereketinin taştığı bütün müminleri kuşattığı bir aydır. Bu ayda ona açılan eller boş çevrilmez. Efendimiz şöyle buyurur: “Üç kişinin duası geri çevrilmez. İftar edinceye kadar oruçlunun duası, adaletle hükmeden devlet başkanının duası, zulme uğrayanın duası.”

Oruç kişinin ahlakını güzelleştirir. Oruç, fertlerin ahlakı üzerinde olumlu ve derin tesirler bırakır. Oruç, kalpteki katılığı yumuşatır, şefkat ve merhamet duygularının kalbe yerleşmesine vesile olur.

2018 Ramazan ayının ve orucun hayırlara vesile olmasını Allah cc dan temenni eder ve bizleri bayrama eriştirmesini niyaz ederim. Kıymetli okurlarımın Ramazan bayramlarını da şimdiden kutlarım.

Dr. Bilal DOĞAN
Müftü
Bayraklı/İzmir

 

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen