SON DAKİKA

Karadenizin Hırçın Sanatçısı: Sinan Yılmaz

Bu haber 27 März 2017 - 8:53 'de eklendi ve 192 views kez görüntülendi.
İssa

Ertan Pehlivan
HEİLBRONN- Koyu bir Trabzonspor taraftarı olan Sinan Yılmaz; kolbastı ile hem dünyaya tanındı, hemde kolbastıyı tanıttı.
1978 yılında Trabzon’un Maçka ilçesinde doğan Sinan Yılmaz, 6 yaşında Adapazarı’na Lise ikinci sınıftaykende ailesiyle beraber 15 yaşında Almanya’ ya göç ederek müzik eğitimi aldı.
Sanatçı bir aileden gelen Sinan Yılmaz, ağabeyi Adnan Yılmaz’ ın desteğiyle müzik eğitimi alarak kendini geliştirmiş, Almanya’ da kurduğu grupla; eğlencelerde, düğünlerde, şenliklerde sahne almıştır. 1989 yılında Sevgi Dünyası isimli ilk kasetini çıkartarak müzik piyasasına giren Yılmaz, ardından 1992 yılında Gurur isimli ikinci kasetini, 1996 yılında Kralını tanımam adlı üçüncü kasetini çıkartmıştır. Daha sonra müzik piyasasına ara veren Yılmaz, 2004 yılında çıkardığı Sende Kaldı adlı albümle müzik piyasasına bomba gibi düşmüştür. Bu albümünde bulunan Kolbastı parçası Karadeniz ve Türk gençliği tarafından Kolbastının yeniden keşfedilmesini sağlamış ve bu gün Trabzonspor’ un maçlardan sonra oynaması ile gündemde kalmaya devam etmiştir.
Muhabirimiz Ertan Pehlivan’a yaptığı samimi açıklamalarda şunları söyledi:
Bir miskette, bir fidayda da, bir Samsun’un evlerinde isimli parçada, bas bas paraları Leyla da bile kolbastı oynuyorum. İnsanların çok hoşuna gitmeye başladığını fark ettim. Baktım bizim parçalar diskoteklerde dj’ler tarafından çalınmaya başlandı ve kolbastının büyük ilgi gördüğünü gözlemledik. Tabii ki sonuçta müzik halk için yapılıyor ve bizde onların istediği gibi yapalım dedik. Gencinden yaşlısına, kadınından erkeğine, çocuklarına kadar herkes bu şarkıda oynamaya başlayınca artık kolbastı kaçınılmaz oldu. Bizde bu şarkının Gümüşhane’nin Karaca Mağarası’nda klibini çektik. Torul Belediyesi bize bu konuda her türlü desteği verdi.
Almanya‘da orkestra anlamında Türk müziği çok güzel yerlere gidiyor. Gençlerimiz, Türk Halk müziğine dönmeye başladı. Avrupa‘daki gençler her yörenin oyunlarını biliyor. Yeni dostluklar kuruluyor. Türkiye’den farklı olarak iller arası evliliklerin artması bunda en önemli etken. Düğünlerde her yörenin müziğini seslendiriyoruz.
15 Temmuz bir milad oldu
15 Temmuz sonrası insanımız Avrupa’da birbirine daha çok sahip çıkmaya başladı. Sanki üzerindeki kabuğu atmış. Birbirimize, kültürümüze daha çok sarılmaya başladık. Türk müziği Avrupa‘da güzel yerlerde, her yerde dinleniyor.
Karadenizin hırçın çoğu diyorlar. Sahnede hoplamadan şarkı söyleyemem. Avrupa‘nın bizlere ihtiyacı var. Sahnede iki gömlek değiştirmeyeceksem kendime ve dinleyenlerime haksızlık ederim. Hafta içi Türkiye‘de TV programları, hafta sonunda Avrupa’da aksiyon müziği yapıyoruz. Sahnede durarak şarkı söyleyemiyorum. Allah bana bu gücü verdi. Sadece Karadeniz müziği değil, her yöreye hitap ediyorum.
Grubumla, insanlarımızı; anlık ağlatmak, eğlendirmek, geçmişe getirmek, neşelendirmek kısaca anı bırakmak istiyorum.
Ailede müzisyen geni var.
Çok küçük yaşta müziğe başladım . Babam rahmetli ( Necmettin Yılmaz) Avrupa’ya kemençe kültürünü taşıyan ilk insandır. Abilerim, Adnan Yılmaz ve Kenan Yılmaz yine Karadeniz müziğine yön vermiş sanatçılar. Ailede müzik geni var. Ben onlardan; saygıyı, sevgiyi ve sanatı öğrendim. Çalışarak üzerine koydum.
Büyüklerimin sözünü hep dinlemişimdir. Hatta hayat felsefemdir. Başarımın arkasında; saygı, sevgi, büyük sözü dinlemek, çalışmak ve alt yapı yatıyor. Asla dik kafalı, önyargılı değilim. Hatalar olur, hatasız kul olmaz. Başarının en güzel basamağı sevgi ve saygıdır. Saygısız insandan nefret ederim. Bulunduğum mekanda ben den yaşlı bir insan varsa asla ayak üzerine ayağımı atmam. İnsanlara saygı göstermeyi kendime hoby yaptım.
15 yaşında Almanya’ya geldim. Müzik aşkı ve buradaki imkanlar çok iyi olduğu için müziği daha çok ilerletebildim. Avrupa ve Türkiye arasında mekik dokuyorum.
Avrupa’da orkestra büyük endüstri
Orkestracılık Avrupa’da büyük bir endüstri. Kurulu çok müzik grubu var. Kimi para, kimi müziğe aşkı, kime de tutarsa diye bu işe girişti. Çok iyi gruplar var. Ama bazan bakıyorum insanların ömrümde birkez yapmış olduğu düğünleri karartan gruplar var. Halkımız bu konuya dikkat etmsi lazım. Düğün sahipleri cihazları, kişileri ve yapılmış düğünleri araştırsın
Düğün salonları iyi hizmet vermiyor
Bilende bilmeyende düğün salonu açtı. Avrupa‘da bu işi yapanların yarısı; bu işin A’sını, B‘sini bilmiyor . Düğün salonları kasaphane olarak kullanılıyor. Yapın düğünü, takı takılsın olay bitsin, herkes eve gitsin. Sadece para kazanmak istiyorlar. Düğün salonu deyince akla müzik gelir. Müzik grubu gelir. Salonda orkestraya yer yok, alan yok, hareket alanı yok.. Mescid ve giyinme alanı bir kullanılıyor. Halkın arasından sahneye çıkılıyor. Her yapılan düğünü kendi evladının düğünü olarak yapacaksın . Ben öyle sahne alıyorum. İyileri yok mu? Var. Yakında Avrupa televizyonlarında program yapacağım öyle bir proje var. Bunları isimleriyle vereceğim. Düğün salonunu kiraya verirsin, güler yüzlü personel alırsın, hizmet yaparsın paranı alırsın. Morali bozuk orkestradan iyi müzik bekleyemezsin. Müşteri her zaman haklıdır. Salonlarda yandan ticaret başladı. Hoş değil. İnşallah salonlarda oturacak, iyi olacak.
Eğitim şart
Avrupa’da Türk gençliği gümbür gümbür geliyor. Eğitimli gençler iyi yerlerde makam sahibi işveren olmuş. Var olan imkanları değerlendirmek gerekiyor ve burda da ailelere büyük görevler düşüyor diyen başarılı sanatçı Sinan Yılmaz, önemli uyarılarda bulundu.

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen