Almanya siyaseti ve basını hakkında: Yorumsuz!

Almanya siyaseti ve basını hakkında: Yorumsuz!

Son yazımda “Bir yerde haksızlık varsa, ona karşı durmak hepimizin görevi” demiş ve tekrar etmiştim: Almanyalı Müslümanlar ve Türkler bu memleketin asli unsurları ve dostlarıdır. Lakin, yaşadığımız ülkenin siyaseti ve basını bizleri huzursuz ediyor. Nasıl mı? Gelin hep beraber son haftalarda basın ve siyasette Müslüman ve Türkler ile ilgili yaşanan tek taraflı tartışmalara göz atalım. Bunların yorumunu size bırakıyorum, ondan dolayı da başlığı “yorumsuz” diye seçtim.

Türklere çifte standart uygulanıyor
Berlin’de 5 Nisan 2012’de silahla vurulan ve ırkçı cinayete kurban gittiği iddia edilen Burak Bektaş için Neukölln’de dikilen anıta kimliği belirsiz kişiler tarafından saldırı düzenlendi. Berlin Emniyet Müdürlüğü’nden yapılan açıklamada, Burak için dikilen anıtın üzerine sıvı döküldüğüne ilişkin ihbar alındığını, olayla ilgili mala zarar verme şüphesiyle soruşturma başlatıldığı kaydedildi. (sabah.de)
PKK’nın Almanya’daki siyasi kolu gibi hareket eden Sol Parti’nin Hamburg Eyalet Meclisi üyesi Cansu Özdemir, Türk derneklerini hedef gösterdi. PKK’lı derneklerin uyuşturucu, silah kaçakçılığı, gasp ve cinayet gibi her türlü organize suçlarını görmezden gelip, vahşi örgüt PKK aleyhinde tek bir soru önergesi vermeyen Özdemir, Hamburg Senatosu’na, “Erdoğan’ı destekleyen Türk derneklerini” sordu. (sabah.de)
Almanya’da algı oluşturma konusunda basın ile daima kol kola hareket eden Alman siyasiler, sanki Almanya’da var olan Yahudi düşmanlığını bir Müslüman problemiymiş gibi lanse etmeye çalışıyor. Siyasetci Özdemir, bütün Müslümanları Yahudiler’in yanında yer almaya davet ederken, diğer partiler de bu görüşe destek çıktı. CDU Meclis Grup Baskanı Kauder, “Ülkemizde Yahudi düşmanlığına yer yok” dedi. 2017 yılının ilk yarısında meydana gelen 339 Yahudi düşmanı eylemin 312’si Almanlar tarafından gerçekleştirildi. (sabah.de)

Çavuşoğlu’nun Solingen kurbanları anma törenine katılması engellenmek istendi
T.C. Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu’nun, Solingen kurbanlarını anma töreninde konuşacak olmasını siyasi malzeme haline getirdi. Bundan 25 yıl önce meydana gelen ırkçı kundaklamanın kurbanlarının anılacağı törende Çavuşoğlu’nun konuşmasını istemeyen basın ve siyasiler kampanya başlattı. Diplomatik kaynaklar, Çavuşoğlu’nun, kara propagandaya rağmen programını değiştirmeyeceğini ve 29 Mayıs’ta düzenlenecek 25’inci yıl anmasına katılacağını bildirdi. Almanya’da ise Türkiye karşıtı siyasiler ve basın, NRW Eyalet Hükümeti’ni baskı altına alarak, Çavuşoğlu’nun mecliste konuşma yapmasını engellediler. Maalesef yaşananların sadece Almanya ile sınırlı olmadığını şu haber kanıtlıyor: İsveç’in Stokholm kentindeki programı iptal edilen milletvekili Miroğlu, “Almanya ve Hollanda başta olmak üzere bazı Avrupa ülkeleri, 24 Haziran’da seçime gidecek olan Türkiye’den, milletvekillerinin Avrupa’da yapacakları toplantıların propaganda amaçlı olacağını ve bunu istemediklerini açıkladılar. Avrupa’yı Erdoğan ve Türkiye korkusu sardı. Avusturya Başbakanı Kurz, Erdoğan için yapılacak kampanyaları engellemede kararlı olduklarını açıkladı. Almanya’dan gelen açıklama da bu yönde. CDU genel sekreteri Kramp- Karrenbauer, “Kentlerimizde birlikte yaşamayı zora sokan Türkiye içi tartışmalar istemiyoruz” dedi. (sabah.de)

Güzel şeylerde oluyor: cami yapımına arsa tahsisi
Sıradaki haberin benzerlerinin çoğalması dileğiyle bir sonraki yazıma kadar hoşçakalın: Monheim Belediye Başkanı Zimmermann, 850 bin euro değerindeki arsayı Osman Gazi Camisi’ne tahsis etti. Cami aleyhine ırkçılar afişler dağıtınca, ilk tepkiyi veren kişi de yine Zimmermann oldu ve “Müslümanlarla 30 yıldır şehirde birlikte yaşıyoruz” dedi. Almanya’da din özgürlüğü bulunduğunu ve ayrımcılık yasağı olduğunu da hatırlatan Zimmermann, konunun takipçisi olacağını bildirdi ve ırkçılara ve aşırı sağcılara karşı hiç bir zaman taviz vermeyeceğinin de altını çizdi. (hurriyet.de)

Yaşar Mert