SON DAKİKA

Ahlâk Tanımı

Bu haber 07 März 2018 - 10:46 'de eklendi ve 21 views kez görüntülendi.
İssa

Değerli Okuyucularım, bu günlerde her yerde ahlâkî değerler tartışılıyor. Ahlâk anlayışının, değişik toplumlarda farklı algılanması insani bir gerçek olabilir mi, yoksa ahlâk kavramının bir ortak ölçüsü, bir ortak terimi var mıdır? Gelin, bugün bu soruları birlikte inceleyelim.

Haberleri izledikçe üzüldüğümüz malesef bir gerçek. Kendi ülkemizde yaşanmış olan iğrenç çocuk istismarlarının haberleri, diğer ülkelerde aşırı sağ görüşlü siyasilerin Türk toplumunu hedef alan edepsizce konuşmaları, güncel hayatın farklı alanlarında, kiliselerde ve yetimhanelerde ortaya çıkarılan son derece itici cinsel taciz vakaları, hemen her ülkede darp edilen, öldürülen kız ve kadınların haberleri gündemden düşmüyor. Sanki bir anda tüm ahlâkî değerlerinin çökmüş olduğu algısı oluşuverdi.

Ahlâk, geçmişten günümüze kadar sabit kalan bir değer midir? Zamanla değişti mi? İnsanlık tarihi boyunca farklı filozoflar bu sorulara cevaplar aramışlar. Zamanın büyük düşünürlerinden sayılan İngiliz filozof John Stuart Mill evrensel ahlâk yasasının varlığını kabul ederek, bunu mutluluk gibi öznel bir ilkeye dayandırmış. Aynı zamanda hukukçu da olan filozof Jeremy Bentham ise ahlâklı insanların sadece kendi hazzını ya da mutluluğunu değil, birlikte yaşadığı diğer insanların da yararını ve mutluluğunu düşünmesi gerektiğini, ahlâkın bireysel değil, herkes için faydalı olan bir yasa niteliğinde kabul edilmesini savunmuş. Çağdaş hukuk ilkeleri de bu fikirleri temel almıştır. Ahlâk, anlayışı tek bir yapıya bağlı kalmak zorunda değildir. İş ve aile ortamında, siyasette ve hatta yaşamın tüm alanlarında ahlâktan söz ediyoruz. Türkçemizde ahlâk teriminin açıklaması; bir toplum içinde kişilerin uymak zorunda oldukları davranış biçimleri ve kuralları anlamına gelen bir kavramdır. Genel anlamda ise toplum içinde oluşan geleneklerin, değerlerin ve kuralların oluşturduğu; herhangi bir bireyin, herhangi bir grubun ya da bütün toplumun doğru veya yanlış, iyi veya kötü davranışlarını belirleyen, yönlendiren ve şekillendiren sistemsel bir yapıdır. Yöresel etkenler, ahlâk anlayışımızı da etkileyebilir. Mühim olan; bu etkinin hukuk çerçevesinde yasal kalabilmesi ve eşitlik kurallarını muhafaza etmesidir. Toplumlarda özel korunması gereken çocuklar, gençler ve azınlıklar için özel yasalar bu kaideyi bozmaz. Hatta toplumsal beraberliğin etik yapısını pekinleştirir.

Ahlâk sözcüğü Türkçemize Arapçadan geçmiş olan bir deyimdir. Ancak; sözcüğün, dilimize Arapçadan alınmış olması, bizim ahlâk anlayışımızın da Arap anlayışına uymak zorunluluğunu beraberinde getirmez. Dünya hakimiyeti rüyalarına dalmış olan diğer toplumların da ahlâk anlayışını benimseme zorunluluğumuz yoktur. Güçlü ve ahlâkî değerler üzerine kurulmuş bir anayasaya sahip olan Türkiye Cumhuriyeti herhangi yobazların fetvalarıyla veya kendi inanç ve ahlâk anlayışını bize dikte etmeye çalışan yabancı toplumların değil, kendi güçlü anayasa ilkelerine bağlı olduğu hukuk sistemi çerçevesinde hareket etmelidir. Bu çerçevenin hangi felsefi kaynaklara dayandığını yukarıda net ve açık olarak belirledik. Biz, kendi düşünürlerinin ilkelerini hukuk anlayışlarında savunamayan, kendi dinlerinin şartlarını yerine getiremeyen toplumlara uymak zorunda değiliz. Biz ahlâklı, insanî değerlere saygılı, hür ve onurlu bir toplumun bireyleriyiz. Ahlâk anlayışımıza uymayan vakaların cezasını, sahip olduğumuz güçlü ve çağdaş hukuk sistemimiz çerçevesinde aramalıyız.
Sevgiler ve Selamlar
Nejdet Niflioğlu

HABER HAKKINDA GÖRÜŞ BELİRT

Yorum Yok

Bu yazı yorumlara kapatılmıştır.

error: Content is protected !!
Kilim Gazetesi

Kostenfrei
Ansehen